Sinema & TV

1899 İncelemesi ve Platon'un Mağara Alegorisi


Onur Ömer Düzgün 26 Kasım 12:29

1899 Netflix'in merakla beklenen yapımı. Bunda şüphesiz en büyük etken, yapımcılarının Dark'ın yapımcıları olması. Yaratıcı ekip bekleyenlerin beklentisini karşılamış durumda.

1899 konusuna değinmeden şunu belirtmekte fayda var ki Dark sonrası yaratıcı ekip güzel bir iş çıkartmış. Çünkü işleri gerçekten zordu. Herkesin takdirini kazanan, güzel bir final yapan dizi sonrası yine takdir kazanan bir sezona imza attılar. 1899 dizisi de Dark kadar gerilimi yüksek, beyin yakan, esrarengiz ve gizemli olayları barındırıyor. Dark tümevarım şeklinde beynimizi yakarken 1899 tümdengelim şeklinde beynimizi yakıyor.

Dizinin konusu (Sürpriz bozansız)

1899 dizisi, Avrupa'dan New York'a doğru yol alan Kerberos isimli bir gemide başlıyor. Yolcuların çoğu geçmişlerini, karanlık sırlarını, umutsuzluklarını ve mutsuzluklarını geride bırakmayı umut ediyor. Özgürlük heykeline ulaşıp özgür olmak, mutluluğu bulmak, hayata umut ile tutunmak tek gayeleri.

Kerberos, New York'a doğru yol alırken isimsiz bir telgraf alır. Aynı şirkete bağlı Prometheus isimli gemi dört ay önce esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur. Kaptan bu mesajın onlardan geldiğini düşünür ve yardım etmek için dümen kırar. Bu karara yolcular hiç mutlu olmaz. Çünkü kaptan gemiyi bulup yola çıktığı limana geri götürmek ister. Yolcuları geri dönmek ister mi sizce?

1899

1899 dizisinin konusu ana hattı ile böyle. "Gizem nerede? Neresi beyin yakıyor?" kısımlarına da sürpriz bozan vermeden değinelim. Dark her şeyin bir çocuğun kaybolması ile başlıyordu. 1899 dizisinde ise her şey bir çocuğun bulunması ile başlıyor. Bu çocuk öyle bir şekilde ve öyle bir yerde bulunuyor ki bulanlar anlamlandıramıyor. Elbette bir de çocuğun bulunuşu sonrası başlayan olaylar var.

Önceki yazılarımdan birinde "İnsan beyni insanın hem en iyi dostu hem de en sinsi düşmanıdır." demiştim. 1899 izlerken ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Platon'un Mağara Alegorisi

1899 izlerken Platon'un Mağara Alegorisi ile karşılaşıyoruz. Bu alegori mağaraya zincirlenen, sağa sola dönemeyen üç kişiden bahseder. Üç kişi doğuştan beri mağaradadır ve sadece birbirlerini görebilmektedir. Gördükleri dışardan mağara içerisine düşen gölgeler, duydukları ise yankı yapan seslerdir. İçlerinden birisi bir gün zincirlerinden kurtulup kaçar. Mağaradan çıktığı zaman güneşten dolayı gözleri kamaşır ve geçici körlük yaşar. Gözleri ışığa alışınca gerçekleri algılamaya başlar. En sonunda bir su kenarına gider. Orada yankıyı ve sudaki kendi yansımasını görünce her şeye vakıf olur. Mağaraya dönüp diğer arkadaşlarına durumu anlatır. Amacı onları da kurtarmaktır ama arkadaşları kurtarılmak istemez. Onlara göre kaçan arkadaşları delirmiştir ve kurtulmak istemez. Yaşamlarına orada devam ederler.

Bu alegoride mağara toplumu, mağaradaki zincirlenmiş üç kişi toplumun parçası olan kişileri, zincir ise insanları kısıtlayan kuralları temsil eder. Alegorideki kavramlara devam edecek olursak geçici körlük şaşma, bocalama anını, gölgeler ve yankılar toplum olarak kabul edilen davranışları ve zincirini kıran insan ise aydınlanan, kurallara karşı çıkmayı başaran kişiyi anlatır.

1899 dizisinin ana felsefesi bu alegori üzerine kurulu. Platon'un Mağara Alegorisi'ne özellikle filmlerden çok aşinayız. Çünkü çok sevdiğimiz ve hasılat rekorları kıran bir çok filme konu olmuş. İlk örnek Matrix! "Morpheus mavi hap mı kırmızı hap mı?" diyerek Neo'nun uyanmasını sağlıyor. Diğer bir örneğimiz ise Truman Şov. Şovun yönetmeni kuklacı olup gölgeleri ve yankıları hep kendisi belirliyor. Bir başka örnek olarak Inception'ı verebiliriz. Nolan bu filmde gölgeler yerine rüyaları kullanmış sadece. Pan'ın Labirenti, Köy ve Dövüş Kulübü ise alegoriyi barındıran diğer film örnekleri olarak verilebilir.

Körü körüne inananlar

1899 bir sahnesinde dindar bir kadın "Tanrı ölmemi istiyorsa öleceğim. O yüzden buradan bir yere girmiyorum." diyor. Bilenler bilir bir fıkra vardır. Batmak üzere olan gemide bir rahip vardır. Yolcuların çoğu filika ile gemiden gider. Rahip filikaya binmeyi reddeder. "Tanrı beni kurtaracak," der. Bir süre sonra başka bir gemi batan gemiye yaklaşır. Rahip o gemiye binmeyi de "Tanrı beni kurtaracak," diyerek reddeder. En sonunda bir helikopter gelir. Yalnız rahip o helikopteri de aynı gerekçe ile reddeder. Sonuçta rahip ölür. Sorgu anında "Ben senin beni kurtaracağına inanmıştım," der tanrıya. Tanrı ise "Seni kurtarmak için daha ne yapmamı bekliyordun. Gemi ve helikopter gönderdim kabul etmedin." der. Hem dizide hem gerçek hayatta fıkra benzeri olaylara çokça rastlıyoruz.

1899 izlerken Kate Chopin'in Uyanış isimli kitabını görüyoruz. Evli ve iki çocuklu bir annenin gittiği tatilde kazandığı yeni ufukları anlatıyor. Kendini keşfetmeyi amaçlayan kahramanımız bu süreçte annelik, kadınlık kavramları ile toplum normlarını kıyaslıyor. Kitap ayrıca ilk feminist öykülerden biri.

Dizi oyuncuları

1899 geniş bir oyuncu kadrosuna sahip. Maura Frankin rolünde Emily Beecham'ı görüyoruz. Emily Beecham beyninin dost mu düşman mı olduğu konusunda yaşadığı çelişkiyi bize güzel aktarıyor. Onunla birlikte bizde o boşluğa düşüyoruz. Dunkirk'ten hatırlayacağımız Aneurin Barnard ise Daniel Solace rolünde. Bir şeyleri düzeltmek isteyen ama devamlı telaşlı, oradan oraya koşturan bir aşık olarak görüyoruz. Ben Elite izlemedim ama izleyenler Miguel Bernardeau'yu oradan tanıyacaklardır. Şımarık, her istediğini elde etmeyi bilen Angel olarak izliyoruz onu da. Dark'ın StrangerAndreas Pietschmann da 1899 dizisinde, ana rollerden biri olan Kaptan Eyk rolünde. Sorulara cevap bulmak için sorumluluk almaktan çekinmiyor.

Dizinin sonlarına doğru "Duygular insanların zayıflıklarıdır." diyor. Sizce haklılık payı var mı? Duygular olmasa insanlar daha mı iyi yaşardı? Mesela en yakınını kaybettiği zaman üzülmezdi. "Evlat acısı" diye bir kavram ortaya çıkmazdı veya kimse birbirine sinirlenmezdi. Aşk olmayacağı için aşk acısı da olmazdı. İnsan bir düşünmüyor değil.

Özetle 1899, Dark sevenlerin mutlaka izlemesi gereken bir dizi. Sekiz bölümüne Netflix üzerinden ulaşabileceğiniz dizi ilginizi çekerse daha önce karavan ile konuk olduğumuz The Devil's Hour, Outer Range önereceğim diğer diziler. Ascension da ilginizi çekebilecek ama tek sezonunun ardından devamı gelmeyen benim çok beğendiğim bir başka dizi.

Dizinin karavan puanı,

?????
https://youtu.be/p7OUQ9U2qIw

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum