Sinema & TV

Alchemy of Souls İncelemesi: Fantastik Komedi Sevenlere


Alchemy of Souls k-drama sevenlerin çok hoşuna giden bir Netflix dizisi. Bu hafta karavanda hem fantastik öğeler içeren dizinin konusuna hem bir süre sonra sıkma nedenlerine değineceğiz. Öncelikle belirtmekte fayda var ki Alchemy of Souls dizisinin konusunu çok güzel. Açıklamayı okuduğunuz zaman izlemeye başlıyorsunuz.

Alchemy of Souls gerçekte var olmayan, kurgusal bir ulus olan Daeho'da geçiyor. Daeho'da büyücülük, ruhlar ile igilenme ve şamanlık gayet normal karşılanıyor. Hatta büyülerin savaş sanatı ile harmanlandığı büyücülük okulları ve orada büyü ustaları mevcut. Durum böyle olunca ölüler canlanabiliyor, insanların ruhları bedenlerde yer değiştirebiliyor. Zaten dizinin ismi Alchemy of Souls -yani Ruhların Kimyası- beden değiştirme büyüsünün ismi.

Alchemy of Souls izlerken bu büyüyü bolca görüyoruz. Zaten dizinin ana konusu da ruhların kimyası, büyüsü üzerine kurulu. Mesele öncelikle esas oğlan Jang Uk'un dünyaya gelişi. Sonra esas kız Naksu'nun Mu-deok olması.

Ruhlar farklı bedenlerde

Jang Uk'un babası, onun büyücü olmasını engellemek ister. Bu yüzden Jang Uk'un enerji noktalarını kapatır. Jang Uk ise büyücü olmak için her şeyi yapar. En sonunda yolu Mu-deok ile kesişir. Mu-deok hizmetçi bedenine girmiş azılı bir suikastçı olan Naksu'dur. Jang Uk, Naksu'dan ustası olmasını teklif eder. Naksu, güçsüz bir bedene girdiği için güçlerini kaybetmiştir. Jang Uk'un sırrını da bildiği için gücünü toplayana kadar onun ustası olmasını kabul eder.

Alchemy of Souls dizisnde karşımıza birçok fantastik eşya da çıkıyor. Sadece sahibinin kınından çıkarıp kullanabildiği kılıçlar, gizemli aynalar, kötü ruhları anlayan tılsımlar ve buz taşı... Özellikle buz taşı önemli çünkü sahip olana muazzam bir güç veriyor.

Alchemy of Souls

Kısaca bir taraftan Jang Uk'un ustalaşmasını izlerken diğer taraftan Mu-deok'un eski gücüne sahip olmasını izliyoruz. Bunların yanı sıra Jang Uk'un sırrını sorguluyor, sinsi Park Jin'in gizli planlarını anlamaya çalışıyoruz. Daha değinmediğim bir sürü yan konu var. Buraya kadar her şey mükemmel. Fantastik bir dizide aradığınız tüm öğelerin yanı sıra gizem, entrika mevcut. Ama...

Güzel dizi ama...

"Ama"ların ilki, dizinin bir bölümünün çok uzun süre olması. Yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Ülkemizdeki diziler ile yarışıyor bu konuda. Süre uzayınca konunun dağılması, gereksiz sahneler ve diyaloglar kaçınılmaz oluyor. Mesela senaristler süreyi uzatmak için "o zaman biraz aşk üçgeni ekleyelim, ormanlık alanlarda bolca ama yavaş yavaş konuşturalım" düşüncesine kaçıyor.

Bir başka "ama" unsuru zorlama komedi sahneleri. Diğer yazılarımda da belirttiğim gibi her dizide komedi unsuru olmak zorunda değil. Sonuçta fantastik bir dizi ilerken gülmeyi beklemezsiniz veya komedi unsuru yok diye hayıflanmazsınız. Alchemy of Souls izlerken -bence- gereksiz böyle bir sürü sahne mevcut.

Dizi Hong kız kardeşlerin kaleminden çıkmış. Hong Jung Eun ve Hong Mi Ran ikilisi, Güney Kore'de fantastik dizi denilince akla gelen isimler. Oyuncu kadrosunda da gençler tarafından çok sevilen Jae-Wook Lee, Jung So-Min ve Hwang-Min Hyun üç isim dahil edilmiş. Jae-Wook Lee, Jang Uk'u canlandırıyor. Jung So-Min'i Mu-deok olarak, Hwang-Min Hyun'u da Seo Yul olarak görüyoruz. Ben üçünü de bu dizi ile tanıdım. Sempatik, enerjileri yüksek ve yetenekliler.

Alchemy of Souls ikinci sezonun onayını almış durumda. 8.7 IMDb puanı olan dizinin tüm bölümleri Netflix'de mevcut. Kısaca fantastik kurguyu komedi ve romantizm ile harmanlanmış bir yapım arıyorsanız bu k-drama tam size göre.

Dizinin karavan puanı,

????
https://youtu.be/D4XAhpYe32M
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum