Sağlık

Alkaloit Zengini Haşhaş Bitkisi ve İlaçları


Ceren Ceylan 28 Ekim 17:14

Haşhaş (Papaver somniferum L.), Papaveraceae (Haşhaşgiller) familyasının Papaver (Gelincik) cinsine ait bir türdür. Haşhaş, hem yazın hem de kışın ekimi yapılabilen tek yıllık bir bitkidir. Kökleri 30-100 cm kadar uzar, bu nedenle de kazık kök sistemine sahiptir. Hatta yetiştiği yere göre bitkinin boyu 30-170 cm arasında değişkenlik gösterir.

Haşhaşın bitkisinin tohumlarında %40-45 oranında haşhaş yağı vardır. Haşhaş yağı çok kaliteli olmakla birlikte yemeklere lezzet veren kaliteli bir yağdır. Hatta tohumlardan yağ çıkarıldıktan sonra kalan küspe denen kısım hayvan yemi olarak kullanımdadır. Küspe, hayvanlarda süt kalitesini ve yağ oranını da artırır.

Haşhaş meyvesinin içinden çıkan haşhaş tohumunun kalorisi, 10 gramı 53 kcal olarak hesaplanmıştır. Haşhaş tohumu besin değeri ise %20 karbonhidrat, %13 protein, %67 yağ içermesidir.

Afyon ve alkaloitler

Haşhaşın en önemli kullanım alanı ise meyve kabuğundan elde edilen afyondur. Haşhaşın meyve kabuğuna özel bir bıçak yardımıyla ve enine kesik atma suretiyle afyon elde edilir. Afyon (opium); beyaz, yoğun, sıvı bir görünüşe sahip olan lateksin havada kurutulmasıyla oluşur. Aynı zamanda afyonun içinde 20'den fazla alkaloit vardır. Alkaolit kelime anlamı olarak, bazik karakterde maddelerdir. Hatta bu maddeler çok az miktarda bile fazla farmakolojik etki gösterirler. Yani bu demek oluyor ki, alkaloit taşıyan bitkiler daha önce bahsettiğimiz Ginkgo biloba gibi tüketilemez veya çayları yapılıp içilemez. Çünkü böyle durumlarda toksik doz çok düşük olduğundan ciddi zehirlenme vakaları ile karşı karşıya kalınabilir. Aminoasit yapısında olan alkaloitler, biz farkında olmasak da hayatımızda çok geniş bir yere sahiptir.

Haşhaş'dan elde edilen alkaloitlere örnek vermek gerekirse morfin, kodein, narkotin ve papaverin vb. diyebiliriz. Bu isimler çoğumuza çok tanıdık geliyordur. Tıp alanında çokça rastlanan bu terimler, çok güçlü ağrı kesici anlamına gelir. Hatta papaverin haricinde olanlar, aynı zamanda güçlü uyuşturucu etkisine de sahiptir.

Bu uyuşturucu etkisi sebebiyle haşhaş bitkisinin üretiminden satışına kadar her şey kontrole tabi gerçekleşir. Günümüzde Türkiye Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından denetlenen üretimler, çiftçilerimiz tarafından gerçekleşir.

Türkiye'de ve dünyada haşhaş üretimi

Haşhaş üretimi M.Ö. 3000'lere kadar dayanmaktadır. Sümerler'de "afyon" kelimesi benzeri kelimeler kullanıldığı hatta Asurların duvarlara çizdikleri resimlerde afyona benzer simgelerin olduğu görülmüştür.

Günümüzde ise Türkiye ve dünyada haşhaştan tohum ve morfin türevleri üretimi birlikte veya ayrı ayrı yapılıyor. Tohum ve alkaloitlerin kullanım alanları çok farklı olduğu için üretimlerinin de ayrı yapılması doğaldır.

Birleşmiş Milletler; bu konuda Türkiye, Hindistan, Avustralya, Fransa, İspanya ve Macaristan yasal ana üretici ülkeler kabul etmiştir. Özellikle Türkiye ve Hindistan geleneksel haşhaş üreticisi olarak kabul görmüş. Ülkemizde 2016 yılından bu yana dünyadaki haşhaş üretiminin yarısına sahiptir.

Ülkemizde 1993 yılına kadar haşhaş ekimi ve afyon üretimi serbestti. Ancak 1993 yılında haşhaş üretimi 17 il ile sınırlandırıldı. Günümüze kadar artıp azalan bu sayı, şuan 13'tür. Yani şuan 13 ilimizde kontrole tabi bir şekilde haşhaş üretimi ve afyon eldesi yapılmaktadır. Bu illerden en öne çıkanı Afyonkarahisar'dır.

Çiftçiler yılda iki kez izin alarak ekim gerçekleştiriyor. Ancak izin herkese verilmiyor. Toprak Mahsülleri Ofisi tarafından incelenen müracaatlarda yalnızca yasal sakıncası olmayan çiftçiler izin alabiliyor. Ekimler yazın ve kışın olmak üzere iki kez gerçekleşiyor. Kışın verim çok daha yüksek olduğundan çiftçiler, kışın ekim yapmayı daha çok tercih ediyor.

Haşhaş bahsettiğimiz gibi narkotik bitkidir. Ve kapsüllerinin çizilip afyon sakızı elde etme imkanı da bulunduğundan güvenlik gerekçesi ile ve yoğun işçilik gerektirdiğinden tarımı için çoğunlukla yerleşim yerlerine yakın tarlalar tercih ediliyor.

İlk sentezlenen alkaloit: Morfin

Haşhaş bitkisinde en çok bulunan alkaloit (majör alkaloit) morfindir. Alman bir eczacı tarafından 1803 yılında ilk defa izole edilen morfin, afyonun tıp alanındaki önemini ilk kanıtlayan madde olmuştur. Zira Alman eczacı Friedrich Sertürner'in de amacı da afyonun işlevselliğini kanıtlamaktı ve başarılı da oldu.

Morfin, eczacılık tarihine en güçlü analjezik (ağrı kesici) etkili ilaçlardan biri olarak geçti. Klorhidratlı çözeltisi ile cilt altına 10-20mg arasında enjekte edilir ve ağrıyı hemen keser. Ancak morfin, aynı zamanda güçlü bir narkotiktir. Yani ciddi bağımlılık etkisi yaratır ve merkezi sinir sistemini ele geçirir. Ayrıca morfin mide ve bağırsakta tam absorbe olmadığı için de oral yolla kullanılmaz.

Morfin; astım, prostat, epilepsi ve akut karaciğer yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir. Özellikle bağımlılık geçmişi bulunan hastalarda çok mecbur kaldıkça uygulanması çok tehlikelidir. İlacın aniden bırakılması yoksunluğa sebep olur. Pediatrik maksimum dozu çok düşüktür bu yüzden de çocuklarda ciddi hasarlara neden olur.

Haşhaş bitkisinin diğer alkaloitleri

Kodein haşhaş bitkisinden elde edilen bir diğer alkaloittir. Analjezik etkisi morfin kadar çok olmasa da asıl işlevi antitussif yani öksürük giderici olmasıdır. Bu yüzden kodein çoğu öksürük ve soğuk algınlığı ilacında bulunmaktadır. Önceleri bu ilaçlar, eczanelerden reçetesiz satın alınırken şimdi kontrole tabi bir şekilde satışı gerçekleşiyor. Morfine göre narkotiklik derecesi daha düşük olsa da suistimal oranı çok fazla olduğundan satışında kontrol zorunludur. Çünkü morfin ve eroin bulamayan bağımlıların ilk başvurduğu madde kodeindir.

Narkotin veya diğer adıyla noskapin de haşhaştan elde edilen bir alkaloittir. Bağımlılık yapma özelliği olmayan narkotin, analjezik etkisi çok çok az olmasının yanı sıra sedatif yani sakinleştirici etkiye sahiptir. Çizgisiz kas spazmlarını çözmesi amacıyla da kullanılır.

Haşhaştan elde edilen diğer bir alkaloit ise papaverindir. Papaverin, intrakovernöz olarak uygulanabilen bu yüzden fazlaca tercih edilen bir ilaçtır. Bilinen en eski vazodilatör yani damar genişletici ilaç olan papaverin, morfin ve kodein gibi bağımlılık yapmaz. Kalbin iş yükünü ve oksijen gereksinimini artırması açısından tehliheli olabilir. Bütün düz kasları gevşetebilme özelliğine sahip olması açısından da geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ayrıca hepatoksik etkisi nedeniyle özellikle karaciğer hastaları üzerinde çok daha dikkatli kullanılmalıdır.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum