Kitap & Edebiyat Gezi & Seyahat

ALMANYA: GELİŞMİŞ BİR ÜLKEDEN NOTLAR


Çevirisini heyecanla beklediğim kitaplardan biri ile yaptım salı rutinimi bu hafta: Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor? İki büyük savaş ve yenilgi görmüş bir millet -Almanya- kitabın baş kahramanı. Almanya'nın bu kadar kısa sürede toparlanması ve pek çok konuda öncü olmasının altında yatan nedenleri araştırıyor John Kampener. Ülkenin en çalkantılı dönemlerinden olan 1989-1990 yıllarında Telegraph’ın Doğu Almanya muhabiri olarak çalışan yazarın araştırmalarına, kendi yaşadıkları ve gözlemleri de eklenince ortaya dopdolu bir kitap çıkmış. Dili anlaşılır ve keyifli. Bunun yanı sıra gerçek bir tez çalışması gibi. Not alarak, altını çizerek, dönüp tekrar tekrar bakarak okumak gerekiyor. “Paran varsa Alman, yoksa alaman(!)” şakasının altındaki gerçeği fazlasıyla sindiriyorsunuz. Bu arada yazarın İngiliz bir gazeteci olduğunu unutmamak gerek. Bu kadar objektif olabilmek yürek ister. En azından bizim ülkemizde öyle.

Çağdaş dünyanın çoğu otoriterliğe yenik düşer ve demokrasi, kontrolden çıkmış bir Amerikan başkanı (Donald Trump), güçlü bir Çin ve intikam dolu bir Rusya tarafından kurban edilirken, bir ülke -Almanya- itidal ve istikrar için bir siper görevi görüyor. İşte bu diğer Almanya. Hikayesini anlatmak istediğim Almanya…

John Kampener

Girişte “Onlar ve Biz” başlığı altında Almanya ve İngiltere kıyaslaması okuyoruz önce. Özellikle pandemi döneminde atılan adımlar, alınan önlemler, halk sağlığı ve ekonomisi için alınan sorumluluklar karşılaştırılıyor. Almanya’nın -savunduğu tüm değerlere aykırı olmasına rağmen- aldığı önlemlerin ne kadar doğru olduğunu hep birlikte izledik. Johnson’ın ise hem besleyip hem beslendiği kaosun üzücü sonuçlarını da... Yazar, Almanya'daki yaşlı nüfusun çok daha fazla olmasına karşın ölüm oranının İngiltere'ye oranla düşük olduğunu belgelerle gösteriyor. Peki Almanya bunu nasıl yapıyor? Aldığı her yarayı nasıl bu kadar hızlı sarabiliyor? Nasıl her sorundan daha da güçlenip çıkıyor?

Biraz disiplin biraz kural

Bir sokak röportajına çıkıp "Alman" denildiğinde akla gelen ilk üç seyi sorsak; muhtemelen disiplin, futbol ve araba cevaplarını duyarız. İyi futbol ve iyi araba kavramlarının oluşmasında da iş disiplinlerinin önemi şüphe götürmez. Sanki "disiplin" bu milletin her bireyine doğuştan yüklenmiş ve düzenli olarak güncellenen bir yetenek gibi. Kitapta Almanya'nın pek çok konuda gördüğümüz su götürmez başarısında da kuralların ve disiplinin ne kadar önemli olduğu anlatılıyor.

Geçmişle yüzleşme

Bir millet düşünün ki dünyaca ünlü bir metal grupları olsun, ülke tarihinin yakın geçmişiyle ironik bir şekilde dalga geçen bir şarkı yapsın. Üstelik şarkıdan daha da etkileyici olan bir klip çeksin. Bunu da tüm dünya ayakta alkışlasın. Sanırım bunu Türkiye'de yaşasak grup üyeleri bir şafak operasyonuyla gözaltına alınırdı. Belki grup üyeleri açlık grevine başlardı. Bu durumu haber yapan gazeteciler tutuklanır, destek veren üniversite öğrencileri fişlenirdi. Ama biz heyecanla Rammstein'dan "Deutschland" şarkısını heyecanla bekledik, keyifle dinledik. İnanılması güç olan Almanların da aynı heyecanla izleyip takdir etmesiydi.

Yazar John Kampfner pek çok gazeteci, akademisyen, politikacı veya sanatçının görüşlerini derleyip üzerine de kendi yorumlarını eklemiş ve şu sonuca varmış: Almanya, geçmişiyle her daim yüzleşmeyi başarmış, geçmişinin sorumluluklarının almış ve bundan duyduğu üzüntüyü her zaman dile getirmiş bir millet. Belki de en büyük şansları övünülecek bir tarihlerinin olmayışı. bu nedenle övünmek yerine hep ileriye bakıyorlar. Hep daha iyi olmak için çalışıyorlar. Öyle görünüyor ki bunu da çok iyi başarıyorlar.

Kemer sıkma politikası

Almanya'nın bir diğer şansının ise kesinlikle soğuk kanlı ve tedbirli bir lider tarafından yönetilmesi olduğunu söylüyor yazarımız. Merkel yeri geldiğinde sakinliğiyle yeri geldiğinde aldığı sert tedbirlerle yönetime damgasını vurmuş bir politikacı. Pandemi dönemi tüm dünyaya gösterdi ki devletler, olağanüstü koşullara ekonomik olarak hazır olmak zorundalar. Merkel sıklıkla eleştirilere maruz kalsa da itibarından tasarruf etti. Bu sayede de günü geldiğinde de 750 milyar euroyu kolaylıkla piyasaya verebildi.

Tüm dünya ülkeleri olarak özellikle ekonomik anlamda zor günler geçiriyoruz. Daha da zorlanacağımız çok belli. Başta da söylediğim gibi bir İngiliz gazeteci tarafından son derece objektif olarak yazılmış bu kitap beni oldukça etkiledi. Geçmişimizle övünmek yerine biraz Almanya'yı örnek alıp önümüze bakmak en iyisi olacak gibi. Bilimin aydınlattığı yoldan çıkmamak yapılacak en doğru tercih.

Çevirmene özel not

Nermin Mollaoğlu sosyal medyadan uzun süredir takip ettiğim bir "edebiyat kadını". "Edebiyat kadını" diyorum çünkü edebiyatın her yerinde. Türk yazarların dünyaya açılmasında önemli bir payı var. Telif hakları ile ilgili danışmanlık veriyor. Çevirmenlik yapıyor. ITEF-İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali'ni organize edip her yıl tüm dünyadan katılımcıları ağırlıyor. Tüm bunların yanında da yeni yazarları elinden geldiğince destekliyor. "İyi ki var" diye tabir edilen insanlardan. "Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor?" kitabını da onun çevirisiyle okuyoruz. Haddim mi bilemiyorum ama kesinlikle övgüyü hak ediyor.

Daphne Coffee Co. Major

Batıkent'e güneş gibi doğmuş mekanlardan Daphne Coffe. Major ve Minor olmak üzere iki şubeleri var. Daha geniş olan Daphe Coffee Co. Major, Gala Batıkent'te. Kahveleri güzel, baristaları sevimli, müzikleri keyifli. El yapımı seramik malzemeler de satıyorlar. Hatta ara sıra seramik workshopları yapıyorlar.

Kalabalık olsa bile sessiz ve huzurlu. Yumuşacık koltuklarında kitap okumak çok güzel. Kesinlikle favori mahalle kahvecilerimden. Bir Batıkent sakini olarak gurur duyuyorum. İyi kahve Batıkentli'nin de hakkı.

Son söz

John Kampfner, üzerine söylenecek pek bir şey bırakmadan Almanya ve Almanlar hakkında müthiş bir kitap yazmış. Nermin Mollaoğlu da aynı başarıyla çevirmiş. Üstelik kitap kapağı ve adıyla da fazlasıyla dikkat çekici bence. Sadece Alman tarihi değil Avrupa ağırlıklı olmak üzere tüm dünyanın son yüzyılına bakmak isterseniz, bu kitabı kesinlikle edinmelisiniz. Benim için Deutschland şarkısını da klibiyle izleyerek dinleyin lütfen. Önce hep birlikte Nazi Almanyası'na lanet okuyalım, sonra Alman gerçekçiliğine saygı duyalım. Belki kendi geçmişimizle yüzleşmeyi de öğreniriz. Çünkü kapanmamış her hesap sırtımızda yük.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum