Spor

Alperen Şengün: NBA'de Bir Yıldız Yükseliyor


Konuk Yazar 23 Ağustos 10:57

Hepimiz hayaller kurarız. Uçsuz bucaksız hayaller... En iyisini isteriz. Sonrasında biz büyüdükçe hayallerimiz küçülür. Doğrular, bir bir önümüze dökülür. Gerçeklerin idrakı başladıkça kurulan hayallerin utanlığı sarar bizi. Kendi hayallerimizin altında boğulur gideriz. Çok çok az bir kesim, kurduğu hayallere sımsıkı sarılır. İnat eder ve sonunda yeterince çalışınca aslında her hayalin gerçekleşebileceğini tüm dünyaya gösterir. İşte Alperen Şengün de onlardan biri. Giresun gibi nispeten çok daha kısıtlı imkanların olduğu şehirde basketbola başladı. Hayallerine o kadar tutkuyla bağlandı ki Alperen, en son Giresun Yeşili takım elbisesiyle draft olurken izledik onu.

16. sıradan draft edildi. Yani düz bir mantıkla bu yıl NBA’e giren en iyi 16. oyuncu oldu. Hatta Oklohoma’da olan 16. sırayı almak için iki draft hakkı verdi Houston. Yani ileride alabileceği iki oyuncudan vazgeçerek Alperen’i takıma kattılar. Ne gördüler Alperen’de? Alperen’i değerli kılan özellikleri neler? Potansiyeli neler vadediyor? NBA’de ne seviyede bir role sahip olacak? Bu “Yeşil Yol”, bu dev adam için nereye kadar uzanıyor?

Tavan çok yüksek

Bir oyuncunun potansiyelinin tavanını belirleyen, her şeyden önce yetenektir. Yani siz basketbol topunu, çalışmaktan çatlatsanız da yetenekli ve yeterli fiziğe sahip değilseniz bir seviyede hep tıkanırsınız. Fakat Alperen onlardan biri değil. Yeteneği tümüyle baki. Bunun yanında en beğenilen özelliği saha içindeki konsantrasyon ve odağı. Alperen, basketbol oynarken bir an bile dalıp gitmiyor. Oyun içinde kaybolmuyor. Bu konsantrasyon ve tavır ise onun tabanını bir hayli yükseltiyor. NBA gibi basketbolun en büyük arenasında yer almak istiyorsanız oyunda olduğunuz her an uyanık olmalısınız. 19 yaşında genç bir oyuncu olarak ligi kasıp kavuran bu çocuk, her zaman tetikte. Forse ettiği hücum ribauntları da bunun en büyük göstergesi. Bu kadar konsantrasyonu yüksek oyuncuyu sahada bir an bile gözden kaçırırsanız cezasını çekersiniz. Zaten tüm takımlarımız o cezaları geçtiğimiz sezon bolca çekti. Kısacası Alperen’i savunurken uyursanız “ölürsünüz”.

Gelelim yetenek setine. Avrupalı bir uzun olarak NBA’e adımını atan Alperen’in, ilk anıldığı isim başka bir Avrupalı uzun Nikola Jokic oldu. Son sezon MVP’si ile anılmak elbette çok güzel. Bu anımsama da boşuna değil tabii. Onlarca avrupalı uzun var NBA’de. Özellikle Alperen’in benzetilme nedeni, saha görüşü ve pas yeteneği. Burada Nikola Jokic’e bir parantez açmak lazım. Alperen ve tüm Avrupalı uzunlar için artık bambaşka bir kapı açmış durumda. Daha önce görülmemiş derecede bir saha görüşü, oyun okuma yeteneği, NBA’in gördüğü en iyi pasör uzun, ilk defa tüm takımı yönlendiren ve oynatan bir pivot. Adı pivot ama kendi guard. Alperen de, bu Allah vergisi yeteneğe muktedir oyunculardan biri. Saha görüşü ve asist yeteneği sayesinde oyuna boyut katıyor ve derinlik sağlıyor. Yani Nikola Jokic’in açtığı yolda pekala ilerler.

Çok yönlü bir oyuncu

Yetenekleri bununla sınırlı değil Alperen’in. Çok iyi de bir post oyuncusu. Postta top alıp ayak hareketleriyle sayıya gidebiliyor. Bu özelliğiyle de rakiplerini, çok fazla faul problemine sokuyor. Elbette diyebilirsiniz ki "NBA’de post oynamak diye bir şey mi kaldı canım." Kalmadı; evet. Artık NBA'de, uzunlara post oynayacak ne alan ne de zaman veriyorlar. Fakat eğer bu konuda bir yeteneğiniz varsa da kimse sizi engelleyemiyor. Eğer siz yaptığınız şeyi çok iyi yapıyorsanız etkisi gittikçe azalsa da oradan da bir fayda sağlayabiliyorsunuz. Alperen de bu faydayı bolca sağlayacaktır.

Zaten Alperen, -kesinlikle- post oyununa mecbur olan bir uzun değil. Bence yetenekleri arasında en değerlisi olan da bu. Alperen yüzü dönük bire bir de oynayabiliyor. Şutunun olması sebebiyle uzunlar onu üçlük çizgisine kadar çıkarak savunmak zorunda. Bu da Alperen’in yüzü dönük potaya uzayarak gitmesini ve çok daha tahrip edici bir oyunu olmasını sağlıyor. Gelmezseniz şutu atıyor, üstüne gelirseniz sizi delip geçemese de fundamental özellikleriyle ekarte ediyor. Yani Alperen NBA arenasında -basketbolun zirvesinde de-, o basketlerini bulur ve sayısını üretir. O yetenek setine sahip. Hem de yelpazenin her renginden bir yeteneğe sahip.

Geliştirmesi gereken yönleri

Görüyoruz ki yetenekler saymakla bitmiyor. Uzun süredir her şeyi bu kadar yapabilen bir oyuncu yetiştirmedik. Bizi bir hayli heyecanlandırıyor. Fakat geliştirmesi ya da keskinleştirmesi gereken bazı yönleri de söyleyelim. İlk olarak şut... NBA’de şut her şey. Hele bir uzun olarak fizik olarak çok absürt ölçüleriniz yoksa o şutu sokmak zorundasınız. Kısalara o alanı açıp "spacing"i sağlamak zorundasınız; aksi halde barınmanız çok zor. Yani Alperen, şutunu biraz daha keskinleştirmeli. Bir diğer konu ise savunma. Zaten Alperen iyi bir savunmacı. Uzunlara karşı çok fazla sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Ama kısalar!.. NBA’de özellikle play-off döneminde, her şeyin swicth edildiği zaman kısaların önünde kalması gerekecek. Oradaki kısaların önünde kalmaksa ölüm diyebilirim. Çok hızlı ve çevikler. Alperen’in de, onlara cevap verebilecek bir ayak çabukluğuna erişmesi gerekiyor. Çünkü Gobert gibi, pota bekçisi olabilen bir fiziğe de sahip değil. Potaya bekçilik edemiyorsanız kısaya geçilmemelisiniz.

Şunu da belirtmeliyim ki Alperen henüz bu zafiyetlerini gün yüzüne çıkaracak bir seyide olmayacak. Yani gittiği takım hasebiyle ne play-off hedefleri ne de şampiyonluk şansları var. Tamamen sıfırdan yapılanmaya karar vermiş bir takıma gitti. Bunun da avantajları kadar dezavantajları da var. Baskı ya da kısa vadede başarı isteği olmadığından ilk yıllarında, kendini geliştirmeye ve kabul ettirmeye konsantre olur. Fakat aynı şekilde Houston’da yer alan diğer oyuncular da bu kafa yapısında olacağından, top paylaşımı konusunda sıkıntı yaşanacağı da kesin. Özellikle Porter Jr. gibi potansiyelli ama sadece kendi skoruna odaklanmış oyuncular, Alperen için pek de iyi olmaz. Burada kritik oyuncunun John Wall olacağı kesin. Hem asist özelliğinin olması hem de uzunları oynatması açısından önemli bir rol oynayacaktır. Alperen için de en iyi partner Wall.

Alperen ve Milli Takım

Sözün özü çok yetenekli ve potansiyelli bir oyuncu Alperen. Aynı zamanda çalışkan ve aklı başında bir çocuk. İngilizce'sini de basketbolu kadar hızlı geliştirirse çok daha üst seviyede bir oyuncu olur. Belirli bir rol oyuncusundan ziyade oyuna yön veren oyunculardan olma potansiyeline sahip. Hem NBA arenasında hem de milli takımımızda temel bir parça olmasını bekliyorum. Özellikle milli takımımız için çok büyük bir öneme sahip. Yeni jenerasyon milli takımımızı taşıyacak lokomotiflerden olacağı kesin. Ama bir şerh düşmek lazım ki Alperen'in yanına bu seviyelerde kısa bir-iki oyuncu daha eklememiz gerekir. Burada da özellikle Şehmuz Azer ismi öne çıkıyor. Bence Şehmuz'un milli takım ve kendisi açısından iyi olan, NBA'de bir rol oyuncusu olmasındansa Avrupa'da karar veren elit kısalardan biri olmasıdır. Umarım milli takım bünyesinde de daha fazla oyuncu yetiştirir ve tekrar özlediğimiz günlere en kısa sürede döneriz.

Alperen Şengün yaz ligi performansı...

https://www.youtube.com/watch?v=yLpD8nfJNAQ
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum