Kitap & Edebiyat Sinema & TV

American Gods İncelemesi: Mitolojilerin Harman Olduğu Dizi


Onur Ömer Düzgün 9 Haziran 15:00
“Mitoloji sever misiniz?” sorusunu yöneltmek istedim sayın karavan sakini. Çünkü bu hafta mitolojilerin harman olduğu American Gods dizisine seyahat ediyoruz. Kemerlerinizi sıkı bağlayın. Sarsıntılı bir yolculuk olacak. Mistik Konağın Koruyucuları kitaplarımı yazarken mitoloji konusunda çok araştırma yaptım. Sevdiğim bir konu olduğu için bu alanda fazlasıyla kitap okudum. Ben de kitabımda mitolojiler arası bağlantı kurmaya çalıştım. Bazen “Mitoloji diye bir şey yok, hepsi uydurma.” gibi mesajları alıyorum. Mitolojik öğeler ve olaylar olabilir de olmayabilir de. Her durumda bana eğlenceli geliyor. Bu yüzden American Gods'ın konusunu öğrenince izlemeye başladım.

Çoğu dizi gibi bir kitaptan uyarlama

American Gods dizimizin konusuna değinmeden önce bir kitap uyarlaması olduğunu söyleyelim. Fantastik edebiyatın taçsız kralı Nail Gaiman’ın American Gods isimli kitabından uyarlanmış. Diziyi bitirince mutlaka kitabını da okuyacağım. Yorumlara bakılırsa kitaba sadık bir şekilde çekilmiş. Yazarın “Yolun Sonundaki Okyanus” kitabı da diziye çevrilecek haberini okudum. Bu yüzden okuma sırama Yolun Sonundaki Okyanus’u aldım. American Gods ve Good Omens’den önce davrandım bu sefer. Daha önce incelediğim Good Omenes’i de Nail Gaiman Terry Pratchett ile beraber yazmıştı.

Dizinin konusu ne?

American Gods hakkında konuşmaya başlamadan önce bir uyarı yapmak istiyorum. Dizide fazlasıyla şiddet, kan, argo konuşma, çıplaklık ve cinsellik yer alıyor. İzlemeden önce bilmenizi isterim. Amerika’nın keşfi sonrası Amerika’ya gelen insanlar beraberinde kendi inançlarını da getiriyorlar. Bu inançlar ile genellikle mitolojik olan tanrılar da Amerika’ya geliyor. Geçmişte kendilerine adaklar adanan, kurbanlar sunulan, tapınılan güçlü tanrılar zamanla unutulmaya başlanıyor. O kadar ki günlük hayatta düzenbazlık, lokanta işletmeciliği, gösteri dünyası, hatta hayat kadınlığı gibi işler ile geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar. Hemen bana “Öyle saçma şey olur mu?” demeyin. Size fantastik bir eser olduğunu söylemiştim. Okuyoruz, izliyoruz diye illa inanmamız gerekmiyor. Amerika daha ateist bir hale dönüşüyor ve eski tanrıların yerine Medya, Teknoloji ve Dünya gibi yeni tapınılanlar ortaya çıkıyor. Tabi ki bu durum eski tanrıların canını sıkıyor.
https://www.slideshare.net/onurmerDuzgun/american-gods-249255124

Sürpriz bozan olabilir, dikkat!

American Gods dizisinin ana karakteri ile hapishanede tanışıyoruz. Shadow Moon’un başlarda neden ve ne kadardır hapishanede olduğunu bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey karısının ölümü yüzünden erken tahliye oldu. Karısının cenazesine gitmek için bindiği uçakta Mr. Wednesday ile tanışıyor. Burada sürpriz bozan uyarımı yaptığım için şunu rahatlıkla anlatabilirim. İngilizce de çarşamba anlamına gelen wednesday, Woden’s Day’den yani Woden Günü’nden gelmektedir. Woden; İskandinav Mitolojisi’nde, Odin anlamına gelir. İskandinav Mitolojisi’nin en güçlü tanrısıdır Odin. Aynı şekilde perşembe de yani thursday, Thunor’s Day, kısaca Thor Günü’nden gelir.  Odin’den sonra en güçlü ikinci tanrı. Mr. Wednesday’in yeni tanrılara karşı bir savaş istediğini, bu yüzden de ülkeyi bir uçtan bir uca dolaşıp eski tanrıları kendi safına çekmeyi amaçladığını görüyoruz. Bunları ise uçakta rastgele(!) tanışıp, işe aldığı Shadow Moon ile başarmaya çalışıyor. Bu süreçte tabi ki yeni tanrılar yollarına çıkıyor. Onlar da kendilerine yeni müttefikler buluyor. Shadow’un ölen karısı bir şekilde hatta iki kere diriliyor ve işler karışıyor. Bu seyahatlerde birçok mitolojik karakteri görebiliyorsunuz. Leprikon bir cüce cin, Belkıs, Ostara, Anubis, Anansi ve niceleri... Üçüncü sezonu ile geçen hafta sezon finali yaptı. Çok heyecanlı bir yerde bitti. Ben merakla dördüncü sezonu bekliyorum. Mitolojiye ilgim var, zamanım da var diyorsanız American Gods'ı izleyebilirsiniz. Ama uyarılarımı unutmayın sakın. Sonra kulağım çınlamasın. Dizinin karavan puanı,
????
https://youtu.be/0EbiyiKswA8
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum