Aktüel

ATANAMAMIŞ ÖĞRETMENLER VE SORUNLAR


Konuk Yazar 8 Nisan 12:56

Geçtiğimiz hafta eğitim sisteminin bozulmasındaki temel nedenlere değinmiştik. Bu sorunlardan biri de şüphesiz atama bekleyen öğretmenler. Peki ülkemizde kaç kişi atama bekliyor? Atanmadan umudunu kesen öğretmenlerimizin yönelimleri neler? Atanamadığından dolayı veya kendi isteği ile özel kurumlarda çalışan öğretmenlerimizin sorunları neler? Bu haftaki konumuz atanamamış öğretmenlerimiz ve onların sorunları.

Atanamamış öğretmen sorunu

Her sene yaklaşık olarak 280 bin kişi eğitim fakültelerinden "öğretmen" sıfatı ile mezun oluyor. Fakat emekli olanlar ve yapılan atamalar yaklaşık olarak 20 bin civarında. Durum böyle olunca geri kalan miktar birikimin temel sebebi oluyor. Atamanın az yapılması, mezun sayının çok olması atanamamış öğretmen sorunuyla bizleri karşı karşıya bırakıyor.

Atamadan umudunu kesen öğretmenlerimizin bir bölümü çeşitli iş kollarında çalışıyor. Bazıları inşaat sektöründe, bazıları hizmet sektöründe, kimisi ise özel okullarda...

Özel okullaşma oranı

Atanamayan bunca öğretmenin olması özel sektöre de alan yaratıyor şüphesiz. Gün geçtikçe artan özel okul sayısının devlet okullarına oranı %9 civarında. 2020 itibariyle eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen sayısı 1.120.000 civarındaydı. Bu sayının yaklaşık olarak 175 bini özel okullarda istihdam ediliyordu. Bugün bu sayının 200 bin dolayında olduğu tahmin edilmektedir.

Özel okullarda çalışma sorunları

Şüphesiz özel okul sayının artması toplumdaki ayrışmayı da beraberinde getiriyor. Parasını verenin daha iyi bir eğitim alacağı sistem... Fakat bu sistemin en önemli parçası olan öğretmenlerimiz gerçekten hak ettikleri değeri özel okullarda bulabiliyor mu?

Ne yazık ki hayır! Özel okullarda çalışan öğretmenlerin çoğu asgari ücret düzeyinde maaş almakta. Özel okul ücretlerinin 50-70 bin TL civarında gezindiği okullarda öğretmen maaşlarının düşük olması şüphesiz ki olumsuz karşılandı. Artan hayat pahalılığı ile birlikte öğretmenler de bu duruma tepki olarak çeşitli örgütlenmelere girişerek yapılan haksızlıkları ve taleplerini dile getirmeye başladı.

Çalışma zorlukları ve baskı

Özel okulların çalışanları genellikle haftanın altı günü iş başında. Günün sonunda idareciler tarafından yapılan telkinlerle velilerin tek tek aranması da öğretmenleri zorlayan sebeplerden biri. Hergün nöbete zorlanan öğretmenler gün sonunda eve gitmenin hayalini kurarken saatlerce veli bilgilendirme yaparak yorgunluklarına yorgunluk ekliyor.

Bunca zorluk artık sessiz kalınmayacak duruma geldi. Özellikle sosyal medya üzerinde bu duruma isyan eden öğretmenlerin paylaşımlarını neredeyse hergün görüyoruz. Okullarda angarya işe zorlanan öğretmenlerin isyanları yürekleri sızlatıyor.

Hâl böyle olunca

Durum böyle olunca binbir hayallerle mesleğe atılmak için can atan insanların bütün hayalleri de yıkılıyor. Başarılı ve gelişmiş bir ülkenin temelini oluşturan eğitim sisteminin birer parçası olan öğretmenlere verilmeyen değer, aslında ülkenin gelişmesinin önüne konulan birer engel.

Temel şiar yeni nesillerin öğretmenlerin birer eseri olacağı inancına dayandırılmalı.Yoksa özel okulların sayının fazla olması ya da az olması önemli değil. Önemli olan okulu markalaştıran amblem değil öğretmenin alınteridir.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum