Sinema & TV

Atiye İnceleme: Zaman Bütünlüğünü Değiştiren Kadın


Onur Ömer Düzgün 6 Temmuz 07:59
Netflix'in ülkemizdeki orijinal yapımı olan Atiye final sezonu ile platformda yerini aldı. İlk sezonu büyük beğeni alan dizi ikinci sezonu ile biraz beklenti altı kalmıştı. Peki üçüncü ve son sezonunda bizi tatmin etti mi? O zaman karavan ile doğu ve güneydoğu turu yapalım. Tura her şey dahil, kemerlerinizi bağlayın yeter. Sirius yıldızını görürseniz dilek tutun. Normalde ilk iki sezonu beraber çekilen "Gift"in -yani Atiye'nin- ilk sezonundan sonra uzun bir ara verilmişti. İzleyiciler "Dizi madem hazır neden bu kadar ara veriliyor?" serzenişi ile yeni sezonu bekler olmuşlardı. Ülkemizde fantastik kategoride fazla yapım olmadığı için hem konusu hem oyuncuları ile izleyicileri etkilemeyi başarmıştı. Tüm bunlar birleşince ikinci sezondan beklenti yükselmişti. Özellikle Sirius yıldızı merak uyandırmıştı. İkinci sezonu izleyenler bu sefer "İlk sezonun tadı yok." düşüncesiyle üçüncü sezondan büyük beklentilere girmediler. Bence yerinde davrandılar.

İlk sezonda Atiye'de neler olmuştu?

Ressam olan Atiye devamlı aynı sembol ile sanat eserleri üretmektedir. Hatta bu sembole takıntılıdır. Yine bir gün çalışırken sembolü'ün Göbeklitepe görüldüğü ile ilgili bir haber görür. Atiye merakla soluğu Göbeklitepe'de alır ve arkeolog Erhan ile tanışır. Atiye yolculuğu ve yolculuğundan önce sürekli gaipten sesler duyar, hayaller görür. Neredeyse delirme noktasına gelir. Zamanla, Göbeklitepe ve Sirius hakkındaki gizemlerin onun bu yolculuğunun anahtarı olduğunu anlar. Bu noktada kendisine anneannesi yardımcı olur. "Kendini bul kızım." tavsiyesine uyar ve kendini bulma arayışlarına girer.
Ebedi, her şeyi kapsayan, değişmeyen, kıpırdamaz benlik sonsuza dek aynıdır... Joseph Campbell
Yolun Sonundaki Okyanus kitabı yazımda "Kahramanın Sonsuz Yolculuğu" kitabını şiddetle okumanızı tavsiye etmiştim. Yazar veya yönetmen olmak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu da belirtmiştim. Kitabın izlerini dizide çokça görüyoruz. Atiye benliğini bulmak için kitaptaki tüm basamakları geçiyor. Başlıklara bakın ve diziyi gözlerinizde canlandırın. Ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Atiye
Kısaca ilk sezonda Atiye kendisinin nesilden nesile aktarılan güçlerinin farkına varıp geçmiş ile gelecek arasında geçitleri açtı. Bu yüzden zaman bütünlüğünü bozdu. Ölen kişilerin gerçekte yaşadığını, kötü olan insanların ise iyi olduğunu gördük.

İkinci sezon nasıl devam etti?

Atiye'nin ikinci sezonunda ise birinci sezonda ölen karakterlerin yaşamlarına değiniyor. Hepsinin yaşamları ile etkileşime giriyoruz. Detaylarını görüyoruz. Lakin detay göremediğimiz nokta "Serdar'ı kullanan grubun" kim olduğu ve ne olduğu. Ayrıca Atiye'nin açtığı bu gerçeklikte çocuklar doğmuyor, doğum yapan kadınlar da ne yapılırsa yapılsın ölüyor. Atiye burada kendi sorunlarını kenara bırakıp ilk önce bu soruna yoğunlaşıyor. İlk iki sezonda çok fazla mantık hatası var. Ben bu hataları görmezden geliyorum. Mesela "Atiye seyahat yaparken parasız olmasına rağmen otobüse biniyor, taksi tutuyor." diyorlar. "Para kazanmak için işte mi çalışsın; devamlı üzerinde mücevher taşıyıp onu mu bozdursun?" sorusu soruyorum onlara. Tamam haklılık payları var ama unutulmasın ki Atiye, Şengül Boybaş'ın yazdığı "Dünya'nın Uyanışı" kitabından uyarlama. Bu yüzden en küçük detaylara yer vermek imkansız. Diğer yandan "en küçük bir sorunla karşılaşınca tesadüfler anahtarının" devreye girmesi, çok fazla kullanıldığı için kabak tadı verebiliyor.

Üçüncü sezonda ne oluyor? Sürpriz bozana dikkat!

Atiye 3. sezonu ikinci sezon finalinden 8 yıl sonrasına dayanıyor. Erhan ve Atiye buruk bir mutlulukta yaşıyorlar. Beraber oldukları için ve hayatları normal oldukları için mutlular ama kızları olmadığı için buruklar. 8 yıldır bir umut diyerek yaşıyorlar. Bu süre içerisinde Erhan, gizlice Serdar ile buluşuyor. Yani Erhan ve Serdar beraber çalışıyor. Atiye bu sefer kızını rüyalarında görüyor ve sesini işitiyor. Ama rastlantı sonucu kızını -yani Aden'i-, Ozan'ın evinde Cansu görüyor. Ozan'ın, kızı -dizi bitmesine rağmen öğrenemediğimiz- "Gizli Örgüt" için kaçırdığını ve büyüttüğünü öğreniyoruz. Örgütün amacı da Dünyaya kıyameti getirmek. Amaçlarına ulaşmak için ise bu sefer Serdar'ın eşi, Ozan'ın annesi Melek'i kullanıyorlar. Yaşanan olaylar sonucunda -elbette- örgüt Melek önderliğinde amaçlarına ulaşamıyor. Final sahnesinde Atiye, Erhan ve Aden'i, mutlu aile tablosunda görüyoruz.

Beren Saat'e "ruhsuz" mu desem "bezmiş" mi?

Birinci sezondan itibaren Atiye karakterini canlandıran Beren Saat'in oyunculuğu çok tartışılıyordu. Olaylar karşısında veremediği tepkiler, giremediği reaksiyonlar şaşırttı. Hatta otomotiv yazarımız Tuna Tanyolaç'ın deyimiyle "hep bir Polyanna modunda oynadı." Çok haklı; çünkü akıl hastanesine koydular tepki vermedi, çocuğu çalındı tepki vermedi, sevdiği adam öldü tepki vermedi. Hadi bunlar bir yana; Göbeklitepe kayboldu tepki vermedi. Erhan karakterini canlandıran Mehmet Günsür ise üzerine yapışan rolü oynadığı için rahattı. Bence Atiye genel olarak başarılı. Yukarıda da belirttiğim gibi "fantastik" türde ülkemizde edebiyat, dizi ve film konusunda eksiklik var. Örnekler çoğaldıkça daha başarılı ürünler görmemiz muhtemel olacak. Dizide kullanılan simya sembolüne de değinelim. Çok güzel ve özenle hazırlanmış. Ayrıca Sirius yıldızı hakkındaki vurgular ve görseller de başarılı. Aşağıdaki görsel, sembollerin ne anlama geldiği gösteriyor.Atiye üçüncü sezonu ile final yaptı. Yani devamı yok. Benim aklım hala gizli örgütte. Kimlerdi? Nerede yaşıyorlardı? Hangi dili konuşuyorlardı? Soruların cevabını alamayacağız. O zaman Şems-i Tebrizi'ye ait ve dizinin çok kez atıf yaptığı güzel söz ile veda edelim.
'Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? Şems-i Tebrizi
Dizinin karavan puanı,
???
https://youtu.be/qXE7MkPXicM
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum