Sağlık

Bağırsaklarımızdaki Misafirler: Probiyotikler Nedir?


Konuk Yazar 24 Şubat 10:20

Sağlık için gerekli koşullardan biri de sağlıklı bir sindirim sistemidir. Sindirim sistemimizin sağlıklı çalışmasını ise bağırsaklarımızda yaşayan ve neredeyse bir organımız diyebileceğimiz büyüklükte olan mikrofloramız sağlar. Bu florada probiyotikler, prebiyotikler ve simbiyotikler mevcuttur. Probiyotikler, prebiyotikler ve simbiyotikler birbirinden ayrı üç kavramdır. Sırasıyla bunlara açıklık getirmemiz gerekirse probiyotikler, bağırsaklarda yaşayan ve sindirimi olumlu etkileri olan mikroorganizmalardır. Prebiyotikler sindirilmeyen karbonhidratlardır. Bunlar probiyotik bakterilerin sayısını ve aktivitesini arttırırlar. Simbiyotikler ise prebiyotik ve probiyotiklerin bir arada bulunduran besin maddeleridir.

Sağlıklı bir insanın vücudundaki toplam bakteri sayısı 100 trilyondan fazladır. Gerçekten akıl almaz bir rakam. Bu yararlı bakterilerin yüzden fazla çeşit olduğu bilinmektedir. Bu çeşitlerin her birinin kendine özgü farklı özellikleri vardır ve yokluğunda değişik hastalıklar gelişmektedir. L. Rhamnus adındaki bakteri suşunun ateroskleroz ve koroner kalp hastalıklarının görülme olasılığını azalttığı bilinmektedir. L. Kefiri ise mide ülseri sebebi olan Helycobacter pylori adlı bakterinin midede üremesini engeller.

Normal doğum flora için önemli

Bebekler anne karnında amniyon sıvısının içindeyken tamamen steril bir ortamdadır. Bebeğin ilk florası doğum esnasında annenin doğum kanalından geçerken oluşur. Normal doğumun sağlıklı görülmesi ve tavsiye edilmesinin en başta gelen sebeplerinden birisi ise budur. Çünkü sezaryen ile doğan bebekler doğum kanalından geçmeden direk havayla temas etmişlerdir. Yeni doğan bir bebeğin anne karnındaki bu floraya ihtiyacı vardır. İşte gerek sindirim gerekse solunum için ilk savunma mekanizması bu floradaki bakterilerle oluşur.

Tabii anneden alınan bu floranın da sağlıklı bir flora olması lazım. Nitekim florası bozuk olan annelerden doğan çocukların otizme olan eğiliminin yüksek olduğu bilinmektedir. Emziren annelerde beşinci gününden itibaren flora bakterilerinden biri olan bir filo bakteriler sütte görülmeye başlar. Böylece bebeğin bağırsaklarında yerleşim oluştururlar. Bebeğin bağışıklık sistemi de aktive olmaya başlar. Ayrıca bağırsak florası anne sütünden sonra normal beslenmeye geçilerek alınan gıdalara bağlı olarak 3-4 yaşına kadar çeşitlenir ve yerleşir.

Yoğurt bu dönemde çok önemlidir. Taze yoğurt, kefir, turşu, sirke ve fermente gıdalar tüketilmesi çocukluk çağlarında sağlıklı bir floranın devam ettirilmesini sağlar.

Peki probiyotiklerin vücudumuza yararları neler?

  • Bağırsak hareketlerini arttıran probiyotikler, kabızlığı önlerler.
  • Probiyotikler bağırsakların iç yüzeyini kaplayan mukus katman içine yerleşirler ve burada zararlı bakterileri ve amipleri parçalarlar. Patojenlerin bağırsaklarımızda yerleşmesini engellerler.
  • Probiyotikler aynı zamanda serotonin salgılayan hücrelerin arttırarak günlük hayatımızda daha mutlu olmamızı sağlarlar.
  • Patojen bakteriler ve probiyotikler aynı tür besin maddeleri tükettikleri için probiyotik sayımız arttıkça patojenlerin üremelerinde yetecek miktarda versin kalmayacaktır ve böylece patojen bakteriler ölecektir.
  • Bağırsaklarımızdaki sindirim enzimlerinde aktivitesini arttırırlar. Böylece etkin bir sindirimi olmasını sağlarlar. Aynı zamanda amonyak gibi toksik maddelerin bağırsaklardan emilimini de azaltırlar. Bağırsak sisteminin güçlenmesi sağlarlar. Dolayısıyla yediğimiz gıdalardaki karbonhidrat, protein ve yağlar yapıtaşlarına daha fazla ayrışır ve vücudumuz bunlardan çok daha yüksek oranda yarar sağlar.
  • Çağımızın hastalığı olan geçirgen bağırsak sendromu, çok büyük bir problemdir. Bağırsakları yeğenim bütünlüğünü koruyan probiyotikler, geçirgen bağırsak sendromunu önlerler
  • Probiyotik bakteriler, aynı zamanda bazı vitaminlerin sentezinde rol oynar. Örneğin K2, B1, B2, B3, folik asit ve biotin sentezi yaparlar.

Antibiyotik kullanımına dikkat

Her gün yediğimiz ve içtiğimiz birçok besin aynı zamanda bizi zehirlemektedir. Üzerindeki zirai ilaçlar, toksinler kanserojen maddeler, bakteriler, mantarlar ve ağır metaller; besinlerin yanında. Maalesef bunlara da maruz kalıyoruz. Bağırsaklarımızı üstü mukus kaplı bir taban olarak düşünürsek bunun üzerinde bakteriler bir süzgeç gibi dağılmıştır. İşte bu toksinler ilk önce bu süzgeçlerden süzülüp sonra bağırsaklarımıza ulaşmaktadır. Eğer ki floramız güçlüyse vücudumuz çok daha az toksine maruz kalmaktadır. Süzgeçler toksinleri sürmektedir ve çoğu dışkı ile atılmaktadır.

Bağırsaklarımızdaki probiyotik bakteriler, hassas yapıdadırlar ve kolayca tahrip olurlar. Bu yüzden özellikle antibiyotik kullanımı sonunda floramız ciddi anlamda bozulur. Çünkü zararlı patojen bakterileri öldürürken maalesef ki yararlı bakteriler de ölmektedir. Bu nedenle bağırsak floramızı düzenli olarak desteklemeliyiz. Günlük tükettiğimiz besinler arasında yoğurt, kefir, ev yapımı turşular ve sirkeler muhakkak bulunmalıdır.

Bunun yanında eczanelerimizde, destek haline getirilmiş hazır probiyotik bakteriler ve aynı zamanda simbiyotikler bulunur. Floramızın tam anlamıyla yerleşip oluşabilmesi için 21 gün boyunca düzenli olarak probiyotik destek tüketmeliyiz.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum