Kitap & Edebiyat

Başyapıt Yüzüklerin Efendisi Kitabı Ne Anlatıyor?


Onur Ömer Düzgün 8 Nisan 13:02

Okuduğunuz zaman hayatınızı etkileyen bir kitap var mı? Etkilenmek demedim. Çoğu kitap bizi etkiler ama hayatımızı pek az kitap etkileyebilir. Soruya benim cevabım Tolkien tarafından kaleme alınan Yüzüklerin Efendisi olur.

Fahrenheit 451, Hayvan Çiftliği, Koku, Melekler ve Şeytanlar gibi çoğu kitaptan etkilenmeme rağmen, hayatıma yön veren tek kitap vardır.

Türkçe öğretmenimin hediyesi ile tanışmış oldum seri ile. Ama ne tanışma oldu benim için. Elimden bırakamadığım kadar, aklımdan da çıkaramıyordum. Rüyamda dahi kitap ile ilgiliydim. Hatta deneme sınavlarında arkadaşlarımı ayartıp hepsinin ismini kitap karakterleri ile değiştirtmeyi başarmıştım.

“Alt tarafı bir kitap, hayatını nasıl değiştirdi? Abartma!” diyebilirsiniz ama durum öyle değil. Bu kitabı okuyana kadar okuma alışkanlığı olan ve okumayı seven bir öğrenci değildim. Bu kitap sayesinde ufkum açıldı ve okumayı sevdim. Daha fazla kitap okudum. Üniversiteyi kazanmam, yazar olmam hep bu kitap sayesinde gerçekleşti. Çünkü kitap okumayanlar kitap yazamazlar. Hayatta da başarılı olmazlar.

Yüzüklerin Efendisi ne anlatıyor?

Kitap epik fantezi tarzında yazılmış. Bir büyücünün dünyaya hükmetmesi için ürettiği bir yüzüğü tekrar ele geçirme arzusunu anlatıyor ama bu o kadar kolay gerçekleşecek bir durum değil. Çünkü yüzük yıllardır farklı ellerde. Hem hiç umulmadık ellerde. Ne zaman yüzük eski sahibini hissetmeye başlıyor ve ona gitmeye çalışıyor. İşte o zaman macera başlıyor. Bir taraf yüzüğü ele geçirmek istiyor, diğer taraf onu yok etmek. Bu süreçte Hobbit, Elf, Cüce, Ent, Nazgul gibi farklı canlılar karşınıza çıkıyor. Hep beraber tek amaç için birleşiyorlar. Tolkien’ in tasvirleri o kadar muazzam ki size nereyi anlatıyorsa kendinizi orada hissediyorsunuz. Bazen Shire’ in yeşilliklerinde kendinizi buluyorsunuz bazen ise Mordor’ un karanlık dağlarında.

Kitap bitene kadar arkadaşlık bağlarının güçlenmesini mi ararsınız, tüyler ürpertecek savaş anları mi yoksa beklenilmeyen kayıplar mı? Ne ararsanız fazlasıyla karşınıza çıkacak.

Kitap sadece konusu ile efsane olmamış. Çünkü konudan çok öte unsurlar var. Sadece kitap için oluşturulmuş diller, bu dillerde yazılan şiirler, şarkılar bunlardan biri. Çocuk kitabı ile başlayıp, bambaşka bir evrene dönüşmesi ise başka bir unsur.

Tolkien, Hobbit ile başlattığı macerayı Yüzüklerin Efendisi ile devam ettirmiş. Silmarillion da ise o dünya nasıl ortaya çıkmış, yaratılmış ona şahit oluyorsunuz. Yüzükler nasıl olmuş, kılıçları kim dövmüş, ismi nereden gelmiş anlıyorsunuz. Bir kılıcın dahi kendine has bir hikâyesi var gerisini siz düşünün. Hayal gücünüz örümcek ağı bağlasa bile bu kitap sizi içine çekiyor.

Tolkien yazılı kağıtlarını okurken bir öğrencisinin kağıda hiçbir şey yazmadığını görüyor. Kendisini karalamaya başlıyor ve “Topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı” yazıyor. Böylece kitabın gerisi geliyor. Bir Tolkienist olarak o öğrenciye sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

Kitap okuduktan sonra film beni tatmin etti mi?

Ben kitabı okurken hayalimde filmini çekmiştim. Peter Jackson filmi çektiği zaman küçük kısımlar dışında hayalimi yıkmadı. Diğer okuyucular da benimle aynı görüşte olacak ki beyaz perdede Yüzüklerin Efendisi üçlemesini çok sevdim. Ne yazık ki Hobbit için aynı durum geçerli değil. Filmi detaylıca sonra inceleyeceğiz.

Tolkien ise bu kitabın ilhamını savaşlardan ve okuduğu “Tılsımlı Yüzük” kitabından almış. Şu an elimde de bu kitap var. Üstadın gittiği yol yolumdur.

Bu kitap hakkında sayfalarca konuşabilirim sizinle ama öyle olursa bolca sürpriz bozan çıkar karşınıza. O yüzden daha fazla konuşmak isteyenler ile ayrıca konuşalım.

Eğer eser Tolkien’ in eseri ise dünya ikiye bölünmüştür denir. Okuyanlar ve okuyacak olanlar. Siz hangisisiniz? Güzel bir alıntı bırakayım ama şunu bilin ben sizi çok tanımak istiyorum ve sizin düşündüğünüzden çok seviyorum.

“İçinizden en az yarısını, arzuladığımın yarısı kadar bile tanımıyorum ve yarınızdan azını hak ettiğinizin ancak yarısı kadar sevebiliyorum.”

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum