Gezi & Seyahat Kitap & Edebiyat

BESTEKAR’DA BİR ÖĞLE VAKTİ VE SEVGİ SOYSAL


Emine Aydın Albayrak 21 Temmuz 10:01

Bestekar Sokak, sabah saatlerinde her zamankinden tatlı olur. Bir de ‘değerler’ konuştuğunuz bir terapi seansından çıktıysanız karmaşık ama huzurlu zihniniz, kısa bir yürüyüşe eşlik eder. Yeni açılan mekanları izlerken sekseninci yaş gününüzü düşünürsünüz mesela. En sevdiklerinizin sizin için neler söyleyeceğini hayal edersiniz. O güzel Ankara havasını içinize çeker, elinizde kitabınızla gözünüze Gaga Manjero’yu kestirirsiniz. ‘Yenişehir’de Bir Öğle Vakti’ okumak için mükemmel bir gün; çünkü Sevgi Soysal satırlarının akışına kendinizi bırakmak için kaybedecek bir dakikanızın bile olmadığını fark edersiniz.

Kabul ve kararlılık terapisinde (ACT) bir çeşit egzersiz, sekseninci yaş gününüzü düşünmek. Kendinizi hayatın akışından kurtarıp "an"da kalmayı başardığınız bir anda deneyimlemenizi tavsiye ederim. O gün sizin için neler söylenebileceğini düşünüp değerlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Belki kendinizi daha çok seversiniz kim bilir.

Gaga Manjero, bir şubesi de Filistin Caddesi’nde olan bir restoran. Bestekar’da 84 numarada bulabilirsiniz. "Sangria"ları efsanedir. Çalışanları güler yüzlü, ortamı keyiflidir. Sabah saatleri haricinde bu mekanda kitap okumak sizi oldukça zorlar ama benim gibi açılışla beraber adımınızı atarsanız mekanın sahibi gibi takılabilirsiniz. Menüde olmayan kahvaltı tabağını size ikram edebilirler, mutlu olursunuz. Kasetlerle dekore ettikleri duvarın önüne oturursanız sanatsal fotoğraflar da çekinebilirsiniz.

Sevgi Soysal ve Yenişehri

Yenişehir’de Bir Öğle Vakti’ tam da bu ortamın kitabı oldu. Çok sevdiğim gazeteci Burak Tatari, Sevgi Soysal için "Peçeteye karalama yapsa okunur" demişti. O gündelik dili sizi alıp istediği yere götürüyor ve siz asla gittiğiniz yerden dönmek istemiyorsunuz. Yaşadığı dönemin sorunlarını, toplumsal yapısını, siyasi durumunu öyle güzel anlatıp, eleştirilmesi gereken her noktaya öyle anlaşılır bir dille dokunuyor ki karşılıklı sohbet ediyor hissi peşinizi bırakmıyor. Kitabı elinizden bırakamıyor, hiç bitmesin istiyorsunuz. Ankara Yenişehir’de geçen bir öğle vaktini birbirine temas eden karakterleriyle tam 298 sayfada anlatıyor. Bendeki basım Bilgi Yayınevi’nin Aralık 1996’da çıkan 8. basımı.  Bu baskı bana yakın bir arkadaşımın hediyesiydi. Nostalji kokan sarı sayfalarda nostaljik Yenişehir hikayeleri.

…Hep acelesi vardı Hatice hanımın, çünkü hep yapacak önemli bir işi vardı; bulaşığın bir an önce yıkanıp kalkması gibi. Bu yüzden evde herkesin kahvaltısını boğazına dizdirir, çay bardaklarını boşalmadan ev halkının önünden kaldırıverirdi. Ev, bir an önce temizlenmeliydi, çünkü sokağa çıkıp pazardan en iyi portakalları en ucuza almalıydı herkesten önce…

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum