Aktüel

BİR ÖĞRETMEN GÖZÜYLE DOĞU ANADOLU


Umut Akmermer 19 Kasım 14:00

Öğretmenlik herhangi bir karşılık beklemeden yapılan mesleklerin başında gelir. Öğretmen, sırtında olan binbir derde rağmen güler yüzle sınıfa girmesi gereken kişidir. Hatta Atatürk'ün de dediği gibi "üzerinde imzası olmayan yegâne sanatçı öğretmendir".

Herkes gibi 4 yıllık eğitimin ardından görev aşkıyla, ilk görev yerimizin neresi olacağını bekledik. Neticesinde ilk görev yerim Doğu Anadolu'nun bir köyü Oltu. Göreve yeni başlayan bir öğretmen olarak görev yerine gitmek için sabırsızlanıyordum. İnsan, koşulların derslerde öğretildiği gibi olacağını sanıyor. Gerçeklerle yüzleşmek ve buna adapte olmak için ise fazla zamanınız olmuyor.

İmkanlar ve adaptasyon

Köye adımınızı attığınızda içinizdeki duygular birden bire farklılık göstermeye başlıyor. Hatta geldiğiniz yerin konumuna bağlı olarak çok değişken bir ortamın içine giriyorsunuz. Baba evinde sobadan anlamayan insanlar soba yakmayı öğrenmenin yollarını arıyor. Yardımına ya internet ya da omuz omuza verdiği meslektaşları yetişiyor.

Bir köy öğretmeni için olmazsa olmaz şey tezek ve gevendir. Ancak çok merkezi bir yerde yaşamıyor olmama rağmen tezeğin varlığından, kokusunun olup olmadığından habersiz gitmiştik görev yerimize. Tezeğin ve gevenin bizim için vazgeçilmez bir unsur olduğundan habersiz bir şekilde.

Sonuçta köyde sobalı bir okulda ve kış şartlarında çalışıyorsanız eğer birinci önceliğiniz ısınmak oluyor haliyle. Bunun sonucunda da o sobanın yanması ile mutluluk katsayınız arasında bir paralellik oluyor. Sonrasında ısınan sobanın etrafında öğrencileriniz ile yaptığınız muhabbet ise cabası...

Bir gülüşün ardındakiler

Öğretmenlik karşınızdaki çocuğun gülüşüyle dertlerinizi unuttuğunuz bir meslek. Onun gözünden akan yaşla hüzünlendiğiniz bir meslek. Öğretmenlik her çocuk için bir fırsattır aslında. Özellikle köy çocukları açısından baktığımızda öğretmen onlar için her şeydir. Hem öğretmeni hem sırdaşı hem de oyun arkadaşıdır öğretmen. Köyde öğretmen olmak sınırları zorlamaktır. Elimizden gelenin fazlasını karşımızdaki masum insanlara verme çabasıdır. Sınıfa girdiğiniz anda bir şeyler öğrenmek için gözünüzün içine bakan onlarca çocuk... Bundan dolayı "daha neler yapabilirim?" derdine düşüyorsunuz.

Günün sonuna geldiğimizde...

Akademik olarak bazen başarılar elde ediyoruz. Bazen beklediğimiz başarıyı, gayreti göremediğimiz için üzülüyoruz. Ama gün sonunda size gülümseyen bir çift göz... İyi dileklerle söylenen uğurlama sözleri... Bunlar o zor şartları unutturan güzel anılar olarak kalıyor.

Önceki yazılarımı okumak için buraya tıklayın.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum