Sinema & TV

Bob Ross: Belki Şurada Bir Ressam Vardır


Onur Ömer Düzgün 13 Kasım 07:06
"İnsanlar vardır yaşarken ruhlarını özgür bırakabilirler bir süre. Sinirlendikleri zaman duydukları küçük tınıları mırıldanarak ortamdan uzaklaşırlar, üzüldükleri zaman kendilerini olmak istedikleri yerde resmedebilirler; siyah beyaz hayatlarına inat en canlı renkleri kullanarak, kaybettiklerini veya hiç sahip olamadıklarını, karşınıza hayran kalacağınız bir formda sunabilirler." diye yazdım henüz basılmamış bir kitabımda. Bob Ross da bu insanlardan birisi. "Resim yaparken sınırsız bir güce sahipsiniz. Dağları hareket ettirebilir, nehirlere istediğiniz gibi yön verebilirsiniz." derdi programlarında. Resim konusunda yeteneğim yoktur ama güzel resimlere bakmayı, sergilere gitmeyi severim. Televizyonda da Bob Ross'u hayranlıkla izlerdim. Gerçi hangimiz hayran olmadık ki? Sonuçta 28 dakikada harika tablolar yapardı. Netflix'in yeni belgeseli ile Bob Ross'un hayatını mercek altına alıyoruz.
Bob Ross

Belki şurada askerlikten bıkan biri vardır

Bob Ross'un aslında A.B.D. Hava Kuvvetleri'nde yirmi yıllık bir asker olduğunu görüyoruz. Yaptığı işten sıkılan Bob Ross, ressam bir arkadaşına resim yapmayı merak ettiğinden bahseder. Arkadaşı "Asla ben onun öğretmeni olmadım. Onun kendi yeteneği vardı ve bu açığa çıktı." diyor. Kendisini keşfederken televizyonda "Yağlı Boyanın Sihirli Dünyası" isimli bir resim programı görüyor. Programı yapan William Aleksander'a ulaşmaya çalışıyor. William Aleksander'dan yağlı boya teknikleri öğreniyor ve onun çatısı altında resim dersleri veriyor. Daha sonra kendi programını yapmak için yolları ayrılıyor. İlk programını Aleksander'a adıyor. Bir nevi onu idol olarak görüyor. Bob Ross ekranlara çıkmaya, yapımcı olan Kowalskiler ile yolu kesişince başlar. Bu kesişme, Bob Ross için "bir armağanlanet mi?" daha sonra değineceğiz. Kısa sürede yaptığı resimler ve izleyenlerine verdiği ilham ile herkes tarafından sevilir. Onun ile tanışanlar "Ekranda gördüğünüz gibi davranıyor size." diyorlar. Çok alçak gönüllü ve insanları seven bir kişiymiş. Günlük hayatta daha gür bir konuşmaya sahip olmasına rağmen programda daha sessiz konuşurmuş. Bunun nedenini, "Beni izleyenlere daha kibar olmak istiyorum" diye açıklarmış.

"Ben dağ ve ağaç adamıyım"

Uzun yıllar Alaska'da yaşadığı için yaptığı resimlerde Alaska'nın manzaralarını çizmiş. Yaptığı gözlemleri ve doğa yürüyüşlerini resimlerine aktarmış. Kendisine çiçek yapmayı öğretmesini isteyenleri, kırmadan bu alanda başarılı ressam arkadaşlarına yönlendirmiş. Onun için para öncelik olmamış. Sevdiklerinin fırça darbelerinde yaşamak daha önemliymiş. Herkesin hayran olduğu o uzun, kıvırcık saçları ise perma. Tabii her güzel şeyin bir sonunun olduğu gibi bu serüvenin de bir sonu var. Bob Ross kanser olur ve malum süreç başlar. Ama kanser olması resme olan aşkının sönmesine engel olmaz. Son zamanına kadar yine ekran önünde, sevdikleri için resim yapmaya devam eder. O güzel kıvırcık saçlar ise yerini peruğa bırakır. Biz bunları Bob Ross'un oğlu ve en iyi arkadaşlarının ağzından dinliyoruz. Bu nedenle konuya tam vakıf değiliz. Ama belgeselde Kowalskiler'in konuşmak istemediği vurgulanıyor. Kowalskiler, Bob Ross isim hakkını bir şekilde (!) alır. Ayrıca dünya üzerinde boyadan tuvale, kupadan battaniyeye yüzlerce Bob Ross markalı ürün satılmaktadır. Ama bunun geliri asla oğluna gitmez. Nasıl bir anlaşma (!) ise faydalanan sadece Kowalskiler'dir. Ayrıca programlarda yaptığı 30.000 tablonun akıbeti ise bilinmemektedir.
Her program bitmesine bir dakika kalmışken "Belki şurada küçük, sevimli bir ağaç vardır" der ve ağaç yapmaya başlarmış. Bu onun için bir çeşit meydan okumaymış. Tabii küçük, sevimli ağaçların yanında minik çalılar da olurmuş. Netflix üzerinden Bob Ross belgeselini izlediğiniz zaman ona hayranlığınız artacaktır. Bir Bob Ross sözü ile kapanışı yapalım.
Bizler hata yapmayız; sadece mutlu, küçük kazalar yaparız. Bob Ross
Belgeselin karavan puanı,
????
https://youtu.be/J6JuA4qNU30
What happened to painter bob ross? betrayed by whom? All in the article.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum