Gündem

ÇAYDA; KOTA, KONTENJAN, DEVLET VE ÖZEL NEDİR?


Onur Nurdoğan 31 Mayıs 12:09

Bugün göğüs dekoltemde çay var. Ancak, kuru değil yaş çay!

Atatürk’ten yaklaşık bir yıl evvel, 1880 yılında Muğla’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini aynı şehirde tamamladıktan sonra İstanbul’a geldi. Halkalı Ziraat Yüksek Okulu’nu bitirdi. Orman müfettişliği de yaptı, Ziraat Mektebi’nde öğretmenlik de, Milli Eğitim’de müdürlük de. Neyse; uzun uzun hayat hikayesini anlatmayacağım.

Zihni Derin, çayı Rize’ye, Doğu Karadeniz'e, Türkiye'ye getiren insan olarak bilinir. Zamanında işsizliğin sorun olduğu -ki hâlâ öyle- Doğu Karadeniz’de amaç, yeni iş olanakları yaratmaktı. Bölgede çay yetiştirmek için 1910’lu yıllarda, hatta 1920'li yılların başında ilk denemeler başarısız oldu ancak pes edilmedi. Nihayetinde 1924 yılında Rize ili ve Borçka kazasında çay yetiştirilmesinin önünü açan kanun çıkarıldı. Sonra da 1940 yılında çay alımına “devlet garantisi” verildi, teşvikler sunuldu. Nitekim, bölge halkı konuya eğildi, rağbet gösterdi.

Son 1 hafta-10 gündür daha ziyade sosyal medyada karşımıza çıktı. Yaş çay alımında kota ve kontenjana dair protestolar söz konusu. Benim gördüğüm Rize’nin Çayeli ve Fındıklı; Artvin’in de Hopa ve Kemalpaşa ilçelerinde insanlar dertlerini yüksek sesle dile getiriyorlar. Peki dert tam olarak nedir?

Kota ve Kontenjan Nedir?

Çay Üreticisi Bu İki Terimle Yeni Mi Tanıştı?

Madde madde anlatmaya gayret edeyim.

1) Diyelim ki 2 dekar (dönüm) çay tarlamız var.

2) Mayıs, Temmuz ve Eylül aylarında olmak üzere senede ortalama 3 çay sürümü olur; yani 3 hasat dönemi.

3) 2 dekar çay tarlası demek, bir hasat döneminde yaklaşık 2 ton yaş çay elde etmek. Dolayısıyla 3 hasat dönemi için 6 ton yaş çay...

4) Tek hasat dönemi üzerinden hesabımızı yaparsak, ''devletin'' -yani Çaykur’un- 2021 yılı Mayıs dönemi için belirlediği çay alım miktarı, dekar başına 600 kg. Buna “kota” deniyor. 2 dekarımız olduğundan 1.200 kg çayımızı Çaykur’a verebiliriz anlamına geliyor. Hasat dönemine göre çayın verimi bir miktar değişebiliyor lâkin o hususu göz ardı ediyorum.

5) Mayıs sürümünde 2.000 kg çayımızı topladığımızda 1.200 kg'ını Çaykur'a verebileceğimizden dolayı, kalan 800 kg'ı bölgede kısaca ''özel'' diye nitelendirilen özel çay firmalarına satmaya çalışacağız. El mahkum…

6) Öncelikle 1.200 kg çayımı Çaykur'a satmaya çalışmakla başlıyorum.

Çaykur'un belirlediği yaş çay alım fiyatı kilo başına 4 TL

7) Çaykur, 17 Mayıs’ta yılın ilk çay alımına başladı ve dekar başına günlük olarak yeşil-beyaz renkli tabloda yer alan miktarlarda çay alacağına dair bilgilendirme yaptı. Dekar başına belirlenen günlük çay alım miktarına da ''kontenjan'' diyoruz. Yalnız belirtmeliyim ki, kontenjanlar bölge bölge, fabrika fabrika ufak tefek değişkenlik gösterebiliyor.

8) Rize'deki kuzenlerimden birine Çaykur'dan gelen kontenjan mesajlarını da paylaşayım. Rize'deki bir çay fabrikası için belirlenen günlük yaş çay alım miktarlarını görüyorsunuz. 17 Mayıs ile 20 Mayıs arasında gelen mesajları silmiş fakat o günlerde kontenjan daha fazla zaten ki yeşil-beyaz renkli tabloda bahse konu fabrikanın duyurduğu kontenjanları gösterdim.

9) İki dönüm çayımız olduğu için kota hakkımız 1.200 kg'dı. Kontenjanın, 6. alım gününden sonra da dekar başına 15 kg olarak devam edeceğini farz edersek 1.200 kg çayımızı Çaykur'a kaç günde satabiliriz?

1.gün = 100 kg x 2 = 200 kg

2.gün = 50 kg x 2 = 100 kg

3.gün = 50 kg x 2 = 100 kg

4.gün = 20 kg x 2 = 40 kg

5. gün = 18 kg x 2 = 36 kg

6. gün = 15 kg x 2 = 30 kg

Topladığımızda 506 kg Ediyor

1.200 kg - 506 kg = 694 kg / 30 kg = yaklaşık 23 gün yapıyor. 6 gün + 23 gün = 29 gün. Çaykur haftanın 4 günü satın alma yapıyor. 29 gün / 4 = 7,25 hafta. Sonuç olarak, 1.200 kg çayımı Çaykur'a yaklaşık 7 haftada satabilirim. Mayıs ortasında başlayan çay satma işlemim Temmuz başında ancak biter. Oysaki, Temmuz ayı ikinci hasat dönemi! Ayrıca toplanan yaş çayın ortalama 1-2 gün içinde kuru çaya çevrilmesi gerekir. Aksi takdirde çayın kalitesi düşer. Bu mantıkla Temmuz'a kadar çay toplayacaksak hasat dönemleri de şüphesiz şaşacaktır.

10) 1.200 kg çayımı Çaykur'a satmaya çalışırken aynı zamanda devletin almadığı 800 kg çayımı da ''özele'' satmam gerekiyor. Özelde fiyat, borsa misali. Çaykur'un kontenjanı artırdığı gün özelde kilo fiyatı 3,20 TL, düşürdüğü gün özelin fiyatı 2,80 TL!

11) Çayın, Mayıs'tan Temmuz'a kadar değil, daha kısa sürede toplanması ve satılması gerekir ki tüketici kaliteli çay içebilsin; yoksa çay dalında büyür, ağaçlaşır. ''2,5 yaprak çay'' terimini duyanlarınız illaki vardır. Çayın en kaliteli hâlidir 2,5 yaprak. İki normal, bir minik çay yaprağından oluşmuş vaziyetidir. Ne var ki, bu kota ve kontenjanlar ile özel sektörün malum fiyat politikasıyla 2,5 yaprak çay rekoltesi gün geçtikçe düşmeye mahkumdur. 2-2,5 haftada toplanması gereken 2 ton çayı, 7 haftada toplarsak market raflarında kaliteli çayın kilosu ile kıymanın kilosu niye aynı olmuş diye birbirimize bakarız tabii.

Velhasıl, üretici devletin kendisine tanıdığı kota kadar çayını devlete veremiyor. Dolayısıyla, veremediği kadarını özele düşük fiyattan vermek zorunda kalıyor. Tepkilerin, yükselen seslerin yegâne sebebi bu! Basitçe izah etmeye çalıştım. Zihni Derin olmaya gerek yok anlamak için. Anlamak için gerek yok olmaya zihni derin.

Üreticinin Talebi Nedir?

Devlet, Çaykur’un yaş çay alım fiyatını belirlerken özel sektör için de bir taban alım fiyatı belirlesin ve günlük olarak değişmesin. Şayet bu yapılamıyorsa Çaykur'un fabrika kapasiteleri artırılsın. Taleplerin oluru var mı sizce?

Özel sektöre müdahale etmek zor iş. Zira serbest piyasa olması ve rekabet ortamı yaratma zaruriyetinden ötürü bu seçenek mümkün görünmüyor. Diğer yandan, Çaykur’un kısa vadede kapasite artırması da namümkün, çünkü son 4 yıldır sürekli zarar açıklıyor.

Bildiğim kadarıyla 3 haneli zararlarını 2017 ve sonrasında yaşayan Çaykur’un, "2017’de Varlık Fonu’na devredilmesiyle bu denli zarar etmesinin bir ilgisi var mı" bilmiyorum; bana sormayınız.

Devletin tepkilere kulak vererek hangi çalışmayı yaptıklarını, yapacaklarını şeffaf bir şekilde üreticiyle paylaşması öncelikli hususutur. Velev ki menfi bir netice çıktı, yine de gerekçelerini üreticiye iletmesi şarttır. Zira akıl akıldan üstündür; çıkan neticenin sebeplerinden hareketle farklı fikirler de ortaya çıkabilir en nihayetinde.

Çaykur'u bitcoin, özelleri altcoin görecek hâlimiz yok. Sonuçta, devlet garantili bir ürün söz konusu. Bu arada mademki çay politikasından bu kadar şikayet ediyoruz o vakit çay arzını artırırken de bilinçli hareket etmeliyiz. Size, 154 hafta önce yani yaklaşık 3 yıl önce köyümden paylaştığım bir Instagram postunu göstermek istiyorum.

Çuvaldızı kendimize de batırdığımıza göre artık devlete seslenebilirim zaar. Günde ilave kaç bardak çay içersek kota ve kontenjanı artırma imkanı olur?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum