Gezi & Seyahat

Çayın Başkenti: En Kapsamlı Rize Doğa Turu


Züleyha Kork Salantur 17 Temmuz 08:14
Havaların iyice ısındığı şu günlerde, insan serin bir yerlere kaçmak istiyor. Hem serin, hem yeşil, hem de deniz olsa mesela… O zaman rotanızda varış noktanız belli: Rize! Doğu'da doğanın adresi... "Rize mi? İyi de Rize'de çok nem var" dediğinizi duyar gibiyim. Zaten ben de Rize derken merkezinden bahsetmiyorum. Dağlar, bayırlar, yaylalar, soğuk sular… Evet, merkezde nem çok -hele de yaz aylarında- ama dağlara çıktıkça soğuktan tir tir titreyebilirsiniz. Günü gününü tutmayan hava şartlarıyla bir gün denizde yanarken bir gün fırtınada kalabilirsiniz. O yüzden valizinizi hazırlarken mutlaka bu değişken hava durumunu göz önünde bulundurun. Dağları, bayırları elbette gezeceğiz ama gelmişken merkezi de gezmek lazım. O yüzden bu yazımda, sizlere önce merkezden başlayarak detaylı bir Rize turu yaptıracağım. Hadi o zaman "maviyle yeşilin memleketinde" turumuza başlayalım.

Rize’ye ne zaman gidilir?

Aslında "Rize için doğru zaman yoktur" desem yeridir. Çünkü kışı ayrı, baharı ayrı, yazı ayrı güzel. "Nispeten sıcak olsun" diyorsanız yaz mevsimini tercih edebilirsiniz ama yukarda da belirttiğim gibi Rize’de hava durumunun da garantisi yok. Burada her an yağmur yağabilir, her an fırtına kopabilir. Bu yüzden hangi mevsimde gelirseniz gelin, yanınıza mutlaka yağmurluk, şemsiye ve yağmur botunuzu alın. Yağmurdan da korkmayın zaten. Bana sorarsanız Rize’de yağmur da bir başka güzel…

Rize’ye nasıl gidilir?

Tercihiniz havayolu ise, Trabzon’a uçakla gelip oradan HAVAŞ'la ya da diğer otobüsler ve minibüslerle Rize’ye geçebilirsiniz. Rize – Trabzon arası yaklaşık 1 saat sürüyor. Havayolunu tercih ettiyseniz araba kiralamanızı şiddetle öneriyorum. Bunun için de tatil planınızdan birkaç hafta önce aracınızı ayarlayın. Çünkü özellikle yaz sezonunda kiralamak için araba bulmak da oldukça zor. Eğer kendi aracınızla gelecekseniz –ki tavsiye ediyorum- birincisi aracınızın altı yüksek olsun. Çünkü dağlara, yaylalara baya zorlu yollardan çıkılıyor. Altı alçak arabalarla, görülmesi gereken bazı yaylalara çıkmak imkansız. Ama tabi arabanızın çıkamadığı yerlere turlarla da gidebilirsiniz. Bu da bir seçenek. Bir de şunu eklemekte fayda var: şoförlüğünüze güvenmiyorsanız araba tercih etmeyin. Çünkü deneyimsiz biri için yollar gerçekten ürkütücü olabilir.

Rize Merkez turu

Kaf Dağı Konak
Aslında burası bir "restoran otel" ama konumu o kadar güzel ki eğer vaktiniz varsa Rize’ye girmeden buraya da uğramanızı şiddetle tavsiye ederim. Mimarisiyle, deniz ve dağ manzarasıyla sizi büyüleyeceğine eminim. Ayrıca konaklamak için de güzel bir seçenek.
Rize Kalesi
13. yüzyılda inşa edilmiş olan bu kale şehri tepeden izlemek için mükemmel bir yer. Ayrıca içerisinde çay bahçesi de olması sebebiyle dinlenmek için güzel bir tercih olacaktır.
Ziraat Botanik Çay Bahçesi
Burası şehrin biraz yukarısında doğayla iç içe güzel bir çay bahçesi. Şöyle bir şehir turu yaptıktan sonra burada çay molası vermek keyifli olacaktır.
Dağbaşı
Denizi ayaklarınızın altına seren, panoramik şehir ve dağ manzarası izlemek için harika bir konum. Dağbaşında ayrıca bir çok mekan var; yöresel yemekler de yiyebilirsiniz.
Rize Sahili
Sahilde yürüyüş yapabilir, denizin tadını çıkarabilirsiniz. Çocuklar için lunapark gibi çeşitli aktiviteler de var. Aynı zamanda sahil boyu kafeler de mevcut.
Kıble Dağı
Burası da gerçekten muazzam bir yer. Bulutların üstünde dağın tam tepesinde olan olan Kıble Dağı Camiini görmenizi çok isterim. Özellikle de hava güzelse manzara karşısında büyüleneceksiniz. Ama hava kötüyse hiç boşuna yorulmayın! Sisten dolayı muhtemelen bir metre ötenizi göremeyeceksiniz ve hiçbir anlamı olmaz.
Deniz
Eğer kumsal aramazsanız, Rize’de denize de girebilirsiniz. Tabii Karadeniz’in hemen derinleştiğini unutmayalım. Bu yüzden özellikle çocuklarınızı denize salacaksanız mutlaka gözetiminizde olsun. Ayrıca yüzme konusunda çok iyi değilseniz çok açılmamakta fayda var. Özel plajlar olduğu gibi halk plajlarında da denize girilebilirsiniz.

Rize’de ne yenir?

Gelmişken yöresel lezzetlerin tadına bakmadan olmaz. Bu yüzden muhlama, lahana sarması, turşu kavurması, mısır ekmeği, hamsikoli yemeden dönmeyin. Bunların yanında Çayeli’nde Lale Lokantasında özellikle kuru fasülye ve Rize kavurması yemelisiniz. Ayrıca tatlı olarak da Laz böreği, pepeçura, sütlaç ve mısır unu helvasını denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Bir de elbette balık... Malum, mevsimine göre birçok balık çeşidini en taze haliyle tadabilirsiniz Rize'nin balık restoranlarında. Kış aylarında gelirseniz hamsi tava yemek için Gündoğdu'daki balık restoranlarını ziyaret edebilirsiniz.

Şelaleler

Açıkça belirtmeliyim ki burada her yer şelale aslında ama mutlaka görmeniz gereken birkaç şelaleyi gezi turumuza eklemeliyiz. Ama yağmurlu günlerde gitmemenizi öneriyorum. Çünkü aşırı yağmurda bu şelaleler devasa bir hal alıyor ve tehlike sınırlarını zorluyor.
Ağaran Şelalesi
Çayeli ilçesindeki bu devasa şelaleye mutlaka uğrayın, hemen aktığı noktada kocaman bir göl de var, o göle kendinizi atıp serinleyebilir, şelalenin yanından patika yollarla daha yukarılarına çıkabilir ve manzaranın tadına varabilirsiniz.
Tar (Bulut) Şelalesi
Ayder’e giderken solda kalan bu şelaleye ulaşmak için Tar deresinin eşlik ettiği masalsı bir patika yolda yaklaşık 30 dakika yürümeniz gerekiyor. Özellikle sonbaharda giderseniz, sosyal medya fotoğrafları da çekmek için muhteşem renkler yakalayabilirsiniz.
Palovit Şelalesi
Rize’ye geldiyseniz Fırtına vadisine mutlaka gideceksiniz. Bu şelale de  fırtına vadisinde ve gerçekten görülmeye değer.
Gelintülü Şelalesi
Ayder’de bulunan bu şelalenin fotoğraflarını muhtemelen görmüşsünüzdür çünkü en çok fotoğrafı çekilen şelalenin Gelintülü olduğuna yemin edebilirim (ama ispatlayamam).
Arapdüzü Şelalesi
Bu şelaleye Arapdüzü Piknik alanından, kesme taşlı ve ahşap asma köprülü yollardan yaklaşık 15 dakika yürüyerek ulaşabilirsiniz. Belki piknik yapmak için de vaktiniz varsa hem pikniğinizi yapıp hem de doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

"Gel çıkalum dağlara"

Geldik Rize’de asıl gezilmesi gereken yerlere. Yani dağlar ve yaylalar!.. Tabii "Bütün yaylalara çıkalım" dersek ömür yetmez o yüzden belli başlı, popüler yaylaları yazacağım. Uyarılarımı tekrarlayayım: Rize’de yaylalara giderseniz yanınızda kalın giysileriniz, yağmura çamura dayanıklı üst başınız mutlaka olsun. Eğer arabanızla gezecekseniz de arabanız, mutlaka altı yüksek olsun. Ama altı alçak bir arabanız varsa da ulaşabileceğiniz popüler yaylalar mevcut. Yazarken bu detaydan da bahsedeceğim.
Ayder Yaylası
Ayder'deki yapılaşma
Son zamanlarda fazlasıyla betonlaşması nedeniyle eski heyecanı yok ama gelmişken Ayder’i görmeden de olmuyor. Gene de kısıtlı zamanınız varsa Ayder’den önce görülesi, daha güzel yaylalar var; onu belirteyim. Kısaca listenizde Ayder öncelikli olmasın ama vaktiniz varsa görmeden de dönmeyin. Yolları da güzel olduğundan arabanızın altı alçaksa gidilebilecek güzel bir yayla. Ayrıca Ayder’de çok güzel kaplıcalar olduğunu da eklemeliyim.
Huser Yaylası
Ayder’e gitmişken günü Huser’de batırın mutlaka! "Sis denizi manzarası" karşısında büyüleneceksiniz. Yolları en son gittiğimde yapılıyordu; artık muhtemelen bitmiştir ve altı alçak arabaların da çıkabileceği duruma gelmiştir.
Pokut Yaylası
Pokut'ta sis denizi
Eğer vaktiniz yoksa ve tek yayla hakkınız varsa o hakkınızı mutlaka Pokut’tan yana kullanın. Özellikle de hava güzelse... Şunu söyleyeyim ki yolları fena! Eğer yüksek bir arabaya sahip değilseniz sakın ola Pokut yoluna düşmeyin. Arabanızın altı alçaksa Pokut – Sal turlarına katılabilirsiniz. Pokut ile ilgili bir diğer tavsiyem de -mekanlar fazla pahalı olduğundan- yanınızda termosunuz olsun ki o harika manzara karşısında, çayınızı cebiniz yanmadan yudumlayabilin.
Sal Yaylası
Pokut’a gittiyseniz çamların içinden geçen patika yoldan, 15 dakikacık keyifli bir yürüyüşle Sal yaylasına geçin. Yürüyüş yolunu şiddetle tavsiye ediyorum. Sal yaylasında Pilunç Çay Evi’nde mutlaka sucuk ekmek yiyin; aşırı lezzetli. ""Ne alaka sucuk?" diyebilirsiniz ama çok tatlı bir mekan ve kendi yaptıkları sucuklarla harika bir işe imza atmışlar. Mutlaka denemelisiniz! Hatta üstüne bir de sütlaç patlatın.
Gito Yaylası
Gito Badara
Buraya da gene Fırtına Vadisi'nden ulaşılıyor ve yolları çok kötü. O yüzden araba seçiminizi buna göre yapmalısınız. Ama buraya da gene turlarla ulaşım sağlayabilirsiniz. Görülmeye değer yayla.
Elevit Yaylası
Hem arabanızın altı alçak ise hem de masal gibi bir yaylaya gitmek istiyorsanız bu yayla kesinlikle Elevit olmalı. Yolları güzel; yayla ise şahanenin de ötesinde. Tüm bunların dışında daha çok güzel yaylalar da var tabii ki… Aşağı/Yukarı Kavrun, Palovit, Badara, Ovit… Vaktiniz genişse bu yaylaları da rotanıza ekleyebilirsiniz.

Diğer tavsiyeler

  • Sakın ola rafting yapmadan dönmeyin!
  • Son günlerde pek meşhur olan Çeçeva çaylık. Eğer güzel bir çaylık fotoğrafı istiyorsanız Çayeli’nde bulunan bu çaylığa mutlaka uğrayın.
  • Fırtına vadisinde, Zil Kale zaten yolunuzun üstü ve şahane ötesi bir kale. "Kaledir, neticede ne olabilir ki?" diye düşünüp asla es geçmeyin. Hayatınızda görüp görebileceğiniz en güzel manzaralı kale bu olabilir.
  • Çat vadisi de gene Fırtına’dan yukarı görülmeye değer bir vadi.
  • Şimşir Ormanlarına da büyüleyici fotoğraflar çekmek için uğrayabilirsiniz.
  • Şenyuva da yolunuzun üstünde görülesi yerlerden.
  • Her yerde karşınıza çıkacak olan taş köprülerde mutlaka fotoğrafınız olsun.
  • Fırtına vadisi boyunca bir çok yerde karşınıza çıkacak olan "zipline"ı deneyimleyin.
  • Çoğu yaylada bulunan devasa salıncaklarda sallanın.
Umuyor ve sanıyorum ki atladığım bir yer yok. Ayrıca eğer Rizeli bir arkadaşınız varsa sizi yerel yaylalara, asıl sahiplerinin yaylacılar olduğu el değmemiş yaylalara çıkarmasını mutlaka isteyin. Bozulmamış, turist girmemiş ormanlar asıl oralarda. Tüm bunların dışında; yeşilin, doğanın, huzurun, yağmurun ve muhlamanın tadını mutlaka çıkarın. Az kalsın unutuyordum; tulumsuz Rize olmaz. Mutlaka tulum eğlencesi olan bir mekanda bir akşam geçirin, tadına doyamayacaksınız.

Bonus

Bir Rizeli olarak size çok daha özel -henüz pek keşfedilmemiş- harika bir yayla önerip yazımı bitireceğim. Şerinçor... Eğer vaktiniz varsa "Çayeli’nde Senoz vadisini takip ederek ulaşabileceğiniz bu yaylayı da rotanıza ekleyin" derim. Hem vadi sizi büyüleyecek hem de gerçek bir el değmemiş Rize yaylası görmüş olacaksınız. Yollarına gelirsek; çok kötü olmamakla birlikte altı aşırı alçak bir arabaya da uygun değil. Son olarak tüm bu yerlerin haritada konumunu alta ekledim. Şimdiden iyi yolculuklar.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum