Bilim & Teknoloji Kitap & Edebiyat

Cesur Yeni Dünya: Ütopya Mı? Distopya Mı?


Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley'in 1932 senesinde yayımlanan distopik romanıdır. Bu klasik roman; neredeyse yüzyıl öncesinin korkularının, bugün hala nasıl devam ettiğini çok net bir şekilde anlatıyor. Üstelik distopik bir dünya üzerinden sosyal eleştiri sunan, şaşırtıcı derecede güncel bir roman. Gelecekteki bir toplumun, kabus gibi bir vizyonu desem hiç abartmış sayılmam. Huxley, eserinde teknolojinin toplumu potansiyel olarak ne ölçüde kontrol edebileceğini sorguluyor. Roman Dünya Devleti adı verilen, bilim ve verimlilik etrafında dönen fütürist bir toplumu inceliyor. Aynı zamanda kasvetli bir olasılığın, kaygısız bir resmini de gözler önüne seriyor. Ayrıca Cesur Yeni Dünya kitabını son zamanlarda bol izleyici kitlesi yakalayan popüler dizi You'da da gördük. Kitap kurdumuz Joe Goldenberg bu kitabı acaba eline neden aldı? Bu harika eserin detaylı incelemesine geçmeden evvel, yazarımızı kısaca tanıyalım.

Aldous Huxley kimdir?

Cesur Yeni Dünya kitabının yazarı Aldous Huxley, 1894 senesinde İngiltere'de doğdu. Tanınmış yazarlar, bilim insanları ve eğitimcilerden oluşan büyük bir ailede büyüdü. Aile, Victoria İngiltere'sinde, edebi ve felsefi ilgiyi yöneten bir statüde olacak kadar başarılıydı. Huxley'in büyük babası biyolog TH Huxley, 19. yüzyılda Charles Darwin'in evrim teorisini geniş bir kitleye tanıtan ve ''agnostik'' kelimesini kullanan yazardır. Huxley, henüz on altı yaşında yaşadığı bir göz rahatsızlığı nedeniyle, ömür boyu kalıcı görme bozukluğuna maruz kaldı. Büyüteç yardımıyla okuma yapabiliyor olmasına rağmen, gittiği tüm okullardan da en iyi dereceyle mezun oldu. 1915 senesinde aldığı, İngiliz Edebiyat birincilik ödüllerinin yanı sıra pek çok ödülü bulunmaktadır. Roman yazarı Virginia Woolf, ekonomist John Maynard Keynes ile iyi dostluklar kurdu. Ayrıca roman türünün en önemli yazar ve düşünürlerinden bazıları olan eleştirmenler; Bertrand Russell ve Clive Bell ile de yakın ilişkileri oldu. Bu kişiler onun dünya görüşlerini ve yazılarını derinden etkilediler. Oxford'dan sonra akademisyenlik yaptığı başka bir okulda, öğrencileri arasında, daha sonra 1984 ve Hayvan Çiftliği gibi klasikleri George Orwell takma adıyla yazacak olan Eric Blair de vardı. Huxley ayrıca; Jane Eyre, Gurur ve Önyargı, Alice Harikalar Diyarında gibi kurgusal klasiklerin film versiyonları için senaryolar da yazdı. 1962 senesinde yazdığı son romanı ''Ada'' ile Cesur Yeni Dünya'da unutulmaz bir şekilde kurguladığı geleceğin temasına geri dönüş yapmayı hedefledi. Bu sefer geleceğe dair olumlu bir vizyon yaratmaya çalıştı. Ancak roman, maalesef beklentileri karşılayamadı. Huxley 22 Kasım 1963 senesinde, Kaliforniya'da kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti.
CESUR YENİ DÜNYA

Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni dünya, kurgusuyla totalitarizm etrafında döner. Bilim ile zevkin bir araya gelmesiyle, oldukça feodal bir toplum oluşturulduğu fütürist bir dünyada gerçekleşir. Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sı ''topluluk, kimlik ve istikrar'' başlıklarına odaklanır. Ayrıca vurguyu doğruluk ve güzellikten, rahatlık ve mutluluğa kaydırmayı seçen bir dünyayı anlatır. Huxley, önceki romanları gibi Cesur Yeni Dünya'da da, keşfetmek istediği temaları merkeze alır. Bu şekilde eserini aksiyonu ve karakterizasyonu belirlediği bir "fikirler romanına" dönüştürür. Huxley, eserine Henry Ford'un Model T'yi tanıtmasıyla başlar. Londra'nın merkezinden, toplumun bilimsel ve bölümlere ayrılmış doğasını ayrıntılı bir şekilde açıklayarak giriş yapar. Kurgu, Ford'dan sonra (AF) adlı bir çağda geçiyor. 632 AF tarafından, küresel uygarlık, aşırı nüfus, jeopolitik şiddet, işsizlik ve sınıf çatışması gibi sorunları ele alıyor. Model T'nin yaratılmasından yaklaşık 632 sene sonra geçen bir Dünya Devleti bu. Kişisel düşünceyi ve bireysel yaratıcılığı ortadan kaldırma niyetiyle toplumu kontrol etmeyi hedefliyor.
Bu toplumda, duygular ve bireysellik çocuklara genç yaşta koşullandırılır ve kalıcı ilişkiler yoktur. Çünkü ''herkes bir diğerine aittir''. Ortak bir Dünya Devleti özdeyişi - Aldous Huxley

Kitabın içeriği

Dünya Devleti, Devlet için çalışmak üzere büyüyecek, binlerce ve neredeyse birbirinin aynı embriyo üretmek için, Henry Ford'un montaj hattı fikrini kullanır. Bu sisteme de Bokanovsky süreci adını verir. Nüfusu artırmak için çocukların rahim dışında yaratılıp klonlandığı, kuluçka ve şartlandırma merkezleri vardır. Tüplerde ve kuluçka makinelerinde bulunan embriyolara, farklı miktarlarda kimyasal ve hormonlar uygulanır. Daha yüksek sınıflara yönelik embriyolar, onları hem fiziksel hem de zihinsel olarak mükemmelleştirmek için kimyasallar alırken, alt sınıftakilerinki kalitesizdir. Tüm embriyolar beş kasttan birinde olmak üzere sınıflandırılmışlardır. Cesur Yeni Dünya kast sınıfları, en yüksekten düşüğe sıralanarak: Alfa, Beta, Gamma, Delta ve Epsilon'lardır. Alfalar lider olmak için, Epsilon'lar ise sıradan birer serf olarak yetiştirilirler. Anlaşıldığı üzere, bu totalitarizm fikri tüp bebek ve hipnotizma yoluyla elde edilir. Herkes için önceden belirlenmiş bir rol var. Üstelik bu rolde herkes mutlu. Mutluluktan uzaklaştıklarında ise, öfkelerini yatıştırmak, sabırlı ve tahammüllü olmalarını sağlamak için ''soma'' denilen yatıştırıcı -uyuşturucu- bir ilaç alırlar. Sistem ailelerin ve evlilik ilişkilerinin neden olduğu karmaşıklık ve istikrarsızlıklarla uğraşmaz. Bu toplumda ''herkes, herkese ait''. Annen yok, eşin yok! Üstelik güveneceğin bir tanrın da yok. Cesur Yeni Dünya eserinde ''herkes herkesindir'' diye vurgulanan sistem, insanların beyinlerine doğdukları andan itibaren empoze ediliyor.
CESUR YENİ DÜNYA

Fordlular

Bernard Marx, Helmholtz Watson ve John bu ''mükemmel'' toplumda bir şeylerin yanlış olduğuna karar verdiklerinde, Dünya Devletini ifşa etmeyi ve bu kusurlu ütopyayı durdurmayı kendilerine görev edinirler. Sonra annesi tarafından Tanrı'ya dayanan inançlarla yetiştirilen ''Vahşi'' adlı bir adam sistemi bozar. Bu özenle planlanmış dünyayı, tutkunun dikte ettiği hayata maruz bırakır. Fordlu'lar için bu tamamen yabancı bir kavramdır. Ford insanları için her şeye sahip olmanın en iyi yolu; şartları değiştirmek, hedefi kısıtlamak ve yeniden tanımlamaktır. Fordlu'lar daha dar bir bant genişliğiyle yaşarlar. Hayatın uçurumlarından arınmış ama aynı zamanda zirvelerine de yabancıdırlar. Mutluluğu zevkle ve kaliteyi nicelikle değiştirirler. Ford dünyası toplumsal bir gerçekliğe, yaratıcı bir tepkiden başka bir şey değil. Sonuç olarak, Cesur Yeni Dünya eserinde olduğu gibi tüm ciddi kurgular kehanettir. Kitlelere ve insan kalbine, olmakta olduğumuz şey ile olmamız gereken her şeyi uzlaştırmaya yönelik bir çağrıdır.

Son söz

Cesur Yeni Dünya, iki dünya savaşı arasında yazılmıştır. Teknolojinin tehlikelerini ve tüm dünyaya neler yapabileceğini araştıran bu kitapla Huxley, teknolojinin bizi başarılı bir şekilde kurtaracak güce sahip olmadığı fikrini aktarmaya çalışıyor. Bu tema ise romanı tartışmalı kılıyor. Bu nedenle okurların bir çoğu Huxley'in geleceğinin doğasından rahatsız oldu ve çok azı romanın felsefi etkilerini anladı. Geçmiş zamanlarda yasaklı romanlar arasına giren bu eser, bugün de sansürlü kitaplar arasında yer alıyor. Kimi öğretmenler ve ebeveynler, romandaki rastgele cinsel birliktelik, kendine zarar verme ve genel olumsuzluk temalarının çocuklar için uygun olmadığını savunuyorlar. Ancak diğerleri, yine de romanın distopyayı ele almasından etkilenip, bunun da okuyucuyu düşünmeye zorladığı fikrini benimsiyor. Huxley'in sadece dört ayda yazdığı Cesur Yeni Dünya, teknolojinin doğayı aşabileceği sınırların ideallerine meydan okuyor. Üstelik bu kitabın özünde korkunç bir şekilde öjeni fikri var. Ayrıca neredeyse asır öncesinde yazılmasına rağmen, mesajı bugünün nesli için de geçerliliğini koruyor. Yoksulluğun, hastalığın ve mükemmelliğin olmadığı ''mükemmel'' bir dünyada, toplumda ne eksik? Bu soru ve Huxley'in Yeni Dünya'da verdiği cevaplar, romanın hala yankılanmaya devam etmesinin başlıca nedenidir. Son olarak; benim gibi kitapların diğer formlarına bir düşkünlüğünüz varsa, kitabın orijinal adı olan; Brave New World filmini ve dizisini de izleyebilirsiniz..
https://youtu.be/lcVqIfN28fc
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum