Kitap & Edebiyat Sinema & TV

Çıplak Lady Godiva Ve Efsanevi Hikayesi


"Godiva" denildiğinde akla ilk olarak o nefis çikolata gelse de, aslında at üzerindeki çıplak kadın resmini bir yerlerde görmüşsünüzdür. Peeping Tom söylemi de zihnimizin derinlerinden bizi selamlar. Tam olarak bu isimle anımsamasak bile, röntgenci terimine aşinayızdır illa ki. Her ne kadar bu çağrışımları yapıyor olsa bile, Lady Godiva hikayesi kolektif bir bilincin parçası değildir. Şimdi gelin hep birlikte Lady Godiva'nın efsanevi hikayesini inceleyelim. Lady Godiva gerçek bir insan mıydı, yoksa sadece birinin tuhaf hayal gücünün ürünü müydü? İngiltere'de Coventry sokaklarında gerçekten çıplak mı gezdi? Eğer öyleyse de neden? İşte Godiva efsanesi hakkında bilmemiz gerekenler... Öncelikle ilk sorumuzu cevaplayalım. Evet, Lady Godiva gerçek bir insandı. Tarihi kayıtlara göre 11. yüzyıl İngiltere'sinde yaşadı. Mercia ve Coventry'i yöneten Leofric adında güçlü bir kontla evliydi. Ancak yerel tarihçiler neredeyse ondan hiç söz etmedi. Ne olursa olsun bu onun tesirli bir kadın olduğu gerçeğini değiştirmez. Sadece yaptığı şeylerin çoğunu kimse yazmadı. Bu yüzden asla tam olarak bilemeyeceğiz.

Anlatılan Lady Godiva hikayesi

Godiva, kocasının yönetimi altındaki insanlardan aldığı ezici vergilerden rahatsızdı. Halkın yükünü hafifletmesi için ona defalarca yalvardı. Sert bir adam olan kocası, Godiva'nın isteğine aldırış etmedi. Yine de Godiva bunu dile getirmekten hiçbir zaman vazgeçmedi. Ta ki çileden çıkan adamın, onu şehir pazarında çıplak dolaşmasına karşılık vergileri kaldıracağını söyleyene kadar. Bunun dindar bir kadın için ne kadar zor olduğunu söylememe gerek var mı? Kocası da tam olarak öyle düşünüyordu zaten. O yüzden bu pervasız teklifte bulunmaktan hiç rahatsızlık duymadı. Peki ya Lady Godiva ne yaptı dersiniz? Evet, dediğini yaptı. Gizlenecek yerlerini örtecek kadar uzun saçları vardı. Atına bindi ve şehri dolaşmaya başladı. Godiva'nın halk için yaptığı bu fedakarlığa karşı vatandaşlar saygı gereği evlerinde kaldılar ve o geçerken dışarı bakmadılar. Sadece bir adam, -evet bir adam- bu kuralı bozdu. Merakına yenik düştü ve perdenin arasından Godiva'nın bedenini izledi. ''Gözetleyici Tom''... Tabii sonra kör oldu ya da öldürüldü. Godiva'nın dönüşü üzerine Leofric söz verdiği gibi vergileri kaldırdı ve Coventry vatandaşları ona sonsuza dek minnettar kaldı. Peki, bu birçok yazın sayfasında anlatılan efsanevi Lady Godiva hikayesi gerçek miydi? Sizi hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm ama hayır! Bu hikaye Lady Godiva'nın ölümünden birkaç yüzyıl sonra ortaya çıktı. Britanya ekspresine göre hikaye ilk olarak St. Albans Manastırı'nda bir keşiş olan Roger Wendover'ın kayıtlarında geçiyor. Bu kaynağın tarihsel bir doğruluk içerdiği tam olarak bilinmiyor ve kaynak olarak gösterilen materyal de biraz şüpheli. Hikayeyi çürüten başka bir argüman, sokakları ve pazar yeri olan bir kasabayı tanımlaması ve 11. yüzyıl Coventry şehrinin bu tanımların hiç birine sahip olmaması.

Peeping Tom

Bu tanım Lady Godiva'nın ölümünden yüzyıllar sonra görüldü. Yani Lady Godiva hikayesinin doğruluğundan emin olmadığımız kadar, bu hikaye de doğru değil. Çünkü Harvard kayıtlarına göre hikaye, 17. yüzyıla kadar bilinmiyordu bile. Tom'un efsanedeki görünümü; kasaba halkının yararına özverili bir fedakarlık yapan soylu bir kadının hikayesinden şehvetin kötülükleri ve iffetin nimetleri hakkında bir hikayeye dönüştü. Hatta efsanenin edebi tarihinde İngiliz ve Amerikan edebiyatı ve dili profesörü Daniel Donoghue bunu şöyle dile getirdi: ''Zamanla Tom günah keçisi olacak ve insanların bu çıplak kadına bakma arzusunun sembolik suçluluğunu üstlenecekti''. Dediği gibi de oldu. Birilerini izinsizce izlemek olarak kullanılan ''röntgenci'' terimi ortaya çıktı. Godiva'ya baktıktan sonra Tom'a ne olduğu meselesini de Lord Alfred Tennyson ''Godiva'' adlı şiirinde şöyle anlatır: ''Tom'un gözleri kafasının içinde karanlığa büzülür ve önüne düşer.'' Bu da bir tür ilahi cezayı ima eder.

Hikayenin kökeni

Noel ve diğer Hristiyan bayramları hakkında biraz bilginiz varsa, Godiva hikayesinin Britanya, Almanya ve İskandinavya'nın bazı bölgelerinde var olan çok eski bir geleneğin uyarlaması olabileceğini duymak sizi şaşırtmayacaktır. İngiliz tarihine göre, bir kasaba ya da köyde ata binen çıplak kadın eski bir doğurganlık ayininde doğurganlık tanrıçasının temsilidir. Hikayenin ''gözetleyen Tom'' bölümünün de bu eski gelenekten gelmesi olasıdır. Çünkü bu ayinlerin bazılarında hep bir erkek kurban vardır. Bu pagan ritüelleri ve ayinleri insanlar üzerinde o kadar güçlü bir etkiye sahipti ki, kilise onları silmek yerine Hristiyan değerleriyle uyumlu bir hale dönüştürdü. Bu nedenle hikayenin daha sonra onu yazan keşişler tarafından ortaklaşa yazılmış olması mümkün.

Peki ya vergiler?

Gerçek Lady Godiva zamanında vergiler efsanenin onları tarif ettiği gibi çalışmıyordu. Bazı etkili kaynaklara göre Godiva Leofric ile evlenmeden önce Coventry'ye sahipti. Bu da onun iznini almak zorunda kalmadan vergileri düşürme gücüne sahip olacağı anlamına geliyor. Ayrıca 11. yüzyılda Coventry muhtemelen vergilendirilemeyecek kadar küçük bir tarım arazisiydi. Aslında I.Edward zamanında yapılan bir araştırma, o zamanlar şehirde atlara uygulanan vergi dışında hiçbir verginin ödenmediğini destekliyor. Üstelik soylu bir kadının gerçekten inandığı bir amaç için böyle bir şeye maruz kalması pek olası da değildir.

Çatışmalarla dolu bir hikaye

Bazı kaynaklar hikayenin küçük bir temeli olabileceğini söylüyor. İçerik muhtemelen politik motivasyonlara da sahip. Belki de Coventry manastırının hayırseverleri bir dindarlık ve fedakarlık hikayesiyle yüceltildi. Bazı tarihçiler hikayenin gerçek çıplaklığa atıfta bulunup bulunmadığını da merak ediyor. Eğer bu hikayeyi beğendiyseniz ve doğru olmasını istiyorsanız tutunabileceğiniz birkaç dal var açıkçası. Bana kalırsa bu hikaye büyük oranda etik ikilemlere sahip. Büyük çelişkilerle dolu. Kocasının halktan aldığı baskıcı vergilere karşı çıkan bir hanımefendi. Aynı zamanda itaatkar bir kadın. Bir de sokaklarda çıplak gezen dindar bir Lady. Sıradan insanları önemseyen asil bir kadın. Lady Godiva bir kahramanın tüm özelliklerine sahip. Yozlaşma ile erdem arasındaki o ince çizgide yürüyebilen ve her zaman erdemden yana olan bir kadın. Godiva bir bakıma imkansız bir standart belirliyor. Herkesin arzu edebileceği ama muhtemelen ulaşamayacağı bir tasvir. Arkeolojik kanıtlar bu hikayenin uzun saç kısmını destekliyor. Garip bir şekilde Lady Godiva'nın görünüşü hakkındaki gerçek, kasabadaki çıplak gezintisiyle ilgili efsaneye uyuyor. Hikayenin birçok versiyonu uzun ve altın rengi saçları olduğunu söylüyor ve kanıtlar bunun gerçekten doğru olduğunu destekler nitelikte.

Son söz

Sizi hangisi ikna eder, bilmiyorum ama Coventry yerel kahramanını çok seviyor. Bu efsanenin gerçek ya da kurgu olması onlar için fark etmiyor. 1968 yılından bu yana her sene kahramanımızın adıyla festival düzenleniyor. Festivalin bugünkü hali üç gün boyunca devam ediyor ve her yıl 150.000'e yakın insanın katılımıyla kutlanıyor. Ah Lady Godiva!.. Eğer gerçeksen, gerçekten harikasın!
https://www.youtube.com/watch?v=iSPBmsLCnyc
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum