Sağlık

ÇOCUĞUM OYUNLA İYİLEŞİYOR: OYUN TERAPİSİ


Sezer Aygün 23 Şubat 19:55

Orta çağ Avrupasında bazı yetişkinler için çocuğu basket topu gibi kundaklayıp bir pencereden diğerine atmak eğlenceli bir oyundu. Beyin kıvrımları olmayan bu homo erectuslara göre çocuğu yalnız bırakmak dahi sakıncalı değildi. Üstelik başına bir şey gelirse kötü ruhlar ya da şanssızlık sonucu oluyordu. Çocuğun huysuzluğu da çocukta kötü bir ruhun varlığına işaretti. Belki o gün birisi çıkıp “çocukların doğduğu andan itibaren anlaşılmaya ihtiyacı vardır. Eğer gereksinimleri karşılanırsa güvenmeyi öğrenir” deseydi “ben var anlamamak” şeklinde bir karşılık alabilirdi.

İnsan ilk nefes aldığı andan itibaren bir yetişkin gibi varolan duygulara sahip bir şekilde dünyaya gelir. Örneğin; bir çocuğa özgüven aşılamak diye bir durum söz konusu değildir. Zira bir çocukta özgüven olmasaydı nasıl kalkıp adım atmaya cesaret edebilirdi? Buna karşılık belli bir yaşa gelene kadar derdini anlatmak için alet çantası da çok dolu değil tahmin edersiniz. Şükürler olsun ki bu dünyaya bir Sigmund Freud geldi de; 5 yaşındaki Küçük Hans ile çalışmalar yapıp oyunla çalışma fikrini psikoterapi pratiğine dahil etti. (1909) Daha önce oyunun gücünden bahsetmiştim. Bugünden itibaren kargala.com'da oyunun profesyonel manada nasıl kullanıldığını ve oyunun iyileştirici gücünü bir seri şeklinde okuyacaksınız.

Her çocuk hayatında en az bir kere “sakın buna cesaret edeyim deme” lafını işitmeden içindekileri tamamen dışarı dökme şansını yakalamalı.

7 yaşındaki Jerry, Virginia Axline’nın danışanı.

Oyun terapisi nedir?

Oyun terapisinin tanımı Charles E. Schaefer’in Oyun Terapisinin Temellerinin anlatıldığı kitabında şöyle yazar. Eğitimli oyun terapistleri, danışanların psikososyal sorunları engellemelerine ya da çözümlemelerine yardımcı olur. Bununla beraber, terapistler çocuğun ideal büyüme ve gelişimi gerçekleştirmelerine destek verir. Bu amaçla oyunun terapötik gücünden yararlandıkları kişilerarası bir süreç tesis ederler. Dolayısıyla süreç bu kuramsal modelin sistemli biçimde kullanılmasıdır. Terapi çocuğa sekiz kategoride iyileştirme sunar. Bunlar, çocuğun iletişimi, duygusal düzenlemesi, ilişki geliştirmesi, ahlaki yargı oluşturması, stresle başa çıkması, egosunu güçlendirmesi, hayata hazırlanmaya ve son olarak kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır. Profesyonelce hazırlanmış oyun odasında çocuk kendi hislerini ve düşüncelerini deneyimler. İfade etmesi ve/veya keşfetmesi için terapistle kurduğu güvenli ilişkisini kullanır.

İnsanın içinde kendini iyileştirme gücü vardır.  Oyun terapisi ile çocuğun içindeki güç ortaya çıkar. İyileştiren biz değiliz.

V. Axline

Oyun terapisi hangi durumlarda kullanılır?

  • Endişe
  • Korku
  • Takıntı
  • Düşük özgüven
  • Çekingenlik
  • Dürtüsellik
  • Saldırganlık
  • Topluma, okula uyum sağlama davranış problemleri
  • Uyku, yeme, tuvalet sorunları.
  • Cinsel davranışlarla aşırı meşgul olma
  • Fiziksel nedeni olmayan mide bulantıları
  • Baş ağrıları içe dönüklük
  • Arkadaş edinmekte güçlük çekme
  • Akran zorbalığı
  • Kardeş kıskançlığı
  • İstismar, taciz

Her çocuğun içinde saklı bir güç vardır

Oyun Terapisinde Pratik Tekniklerin anlatıldığı aynı zamanda öğrencisi olduğum Sultanberk Halmatov kitabında oyundan şöyle bahseder. Oyun tarihi insanlık tarihi kadar eski ve evrensel. Fakat anlaşılması da bir o kadar karmaşık ve zor. Çünkü bir gereksinim. Dolayısyla ciddi bir iştir. Bir çocuğun yaşadığı her türlü olumsuzluğu bu şekilde bertaraf etme gücü var. Örneğin; 11 eylül saldırılarından sonra blok kule oyuncakların satışında ciddi artış olmuş. Aynı zamanda bu oyuncakları alan çocuklar bloklarla kule inşa edip oyuncak uçaklarla bunlara çaptığı gözlemlenmiştir. Oyunun güvenli ortamı içinde çocuklar, sosyal acıdan serbest kalabilir ve kabul edilebilir davranışlar gerçek hayatın provasıdır. Hayali oyunlardaki roller kendi gerçek benliklerinin yansıması olur.

Defalarca tekrar edilen oyunların bir anlamı muhakkak vardır. Bastırılmış anılar bilince getirilerek uygun bir şekilde serbest kalır. Dolayısıyla çocuklar oyun esnasında kendilerini güçlü ve kontrol sahibi hissederler. Oyunun içinde bağımsız birey olarak, kendisi için düşünerek, kendi kararlarını vererek, kendini ve içindeki saklı gücü keşfederek benlik algısını oluşturur. Bireysel seanslarda bu özgürlüğü yaşayan çocukla terapistin ittifakı iyileşmenin temelini oluşturur.

Çocuk öğrenmeye veya yeni oyuna hakim olmaya çalışırken azmi öğrenir. Bu özellik sağlıklı bir yetişkinlik için gereklidir azim ve şiddet nadiren bir aradadır.

Oyun terapisi süreci

3-11 yaş arası kullanılan oyun terapisinde çocuk, oyunun güvenli alanı içinde sonuçlarından korkmadan özgürce sosyal problemlerini çözer. Yaratıcı çözümler bulur. Kendini ifade edebildiği, yeteneklerini ve yaratıcı potansiyelini fark edip kullandığı, zihin, sosyal, duygusal ve motor becerilerini geliştirebileceği önemli bir fırsattır. Gerçek yaşamda ifade edemediği dürtüleri fantezi aracılığıyla çıkış yolu bulur. Kelimelerin kullanılmak zorunda olmadığı bu sürecin en önemli materyali oyuncaklardır. Mesela bir gemiye anne anlamı yüklenirken, ambulansın yardıma ihtiyacım var gibi işareti olabilir. Evrensel bir dili vardır.

Buna ek olarak uyum ve güven aşamasının kurulduğu ilk aşamadan sonra derinlemesine çalışma basamağı gelir. İkinci aşama en uzun süreçtir. Çocuğun içsel dünyası bu evrede görünür olur. Eğer bilişsel davranışçı oyunlar oynanmıyorsa, zaman kişiden kişiye değişir. Yani belli bir süresi yoktur. Sürecin son aşaması ise sonlandırmadır ama birden bitirilmez. Bu dönem ailenin ve çocuğun gelişimleri sahiplenmesi ve onları bekleyen değişimler için yine terapistin eşliğinde hazırlık yapıldığı dönemdir.

İlgili, koşulsuz kabul konusunda deneyimli ve çocuğun kendi sorunlarını çözme kapasitesinin olduğuna içtenlikle inanan bir oyun terapistinin sadece birkaç sınırı vardır. Bu sınırları ihtiyaç halinde nasıl kullanacağını bilen terapist çocuğa doğal bir şekilde güvenlik duygusu yaratır. Empati ve sıcaklık içinde durumlara öncülük eder.  Son olarak oyun terapisi duygusal sorunlar yaşayan ve/veya çeşitli şekillerde istismara maruz kalmış çocuklarda kullanılabilecek güçlü bir yaklaşımdır. Hiçbir çocuğun bu yöntemleri deneyimlemeden neşeyle oyun oynadığı zamanlarda yaşamak dileğiyle.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum