Sağlık Aile & Çocuk

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ


Sezer Aygün 2 Mart 17:26

Eren çok akıllı her şeyi anlayabilecek kapasitede bir çocuktu. Hatta parlak derecede zekası olduğu bile söylenebilirdi. Kendisine kalsa zamanını gayet güzel şeyler yaparak geçirebilirdi. Fakat beşinci sınıfa geldiği halde hala okuyamıyordu. Hele matematik onun için abecesi bile olmayan bir konuydu. Babasının ölmeden önce yataktan kalkamayacak kadar hasta halini izlerken üzerine birinci sınıfta onun ümitsiz vaka olduğunu söyleyen bir öğretmene denk gelmişti. Sonraki her yıl öğretmeni değişmiş ama onun için değişen bir şey yoktu. Arkadaşları tarafından dışlanmasının yanında aralarına girmek için yaptığı her deneme başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bana geldiğinde çevresi tarafından kendisinin bir ucube olduğuna ikna edildiğini ve artık bunu değiştirmek istemediğini söylemişti. Çocuk yaşında bayağı yıpranmış bir halde benlik algısı yerle yeksandı. Tam da ihtiyacım olan Garry Landreth’in dediği gibi; çocukla iletişim kurmanın en işlevsel doğal ortamı oyun ve etkinliktir. Bu yazıda diğer yaklaşımlardan biraz daha farklı olan çocuk merkezli oyun terapisinden bahsedeceğim.

     

2008’in 17 Şubat’ında New York Times dergisi hafta sonu ekinin kapağına oyun oynayan çocukların resimlerini koydu ve altına oyun oynamak ile ilgili şunu yazdı:

"Cinsiyetten daha derin. Ciddi anlamda ama tehlikeli derecede eğlenceli."

Benlik algısı

1940’larda Virginia Axline tarafından geliştirilen çocuk merkezli oyun terapisi birçok bilimsel çalışma yapılmasının üzerine ilkeleri belirlenmiş ve uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Bu yöntem terapist ile çocuğun arasındaki ilişkinin birincil iyileştirici faktör olduğu temeliyle diğer tekniklerden ayrılır. Çocuk merkezli oyun terapisi (ÇMOT) birey merkezli kurama dayanır. Yani bu kuramın yaklaşımının temelinde belirli bir türde kurulmuş ilişki sayesinde, gelişmek ve değişmek için, kişinin bu ilişkiyi kullanarak kapasitesini keşfetmesi ve kişisel gelişimini gerçekleştirmesi yatar. Burada söylemek istediğim kısaca; olumlu bir ilişki, kişilik değişiminin gerçekleştirilmesinde yardımcı olur.

Bu konuya biraz daha açmak gerekir. Bir çocuğun benlik algısı, gelişim süresince hayatındaki önemli kişilerle etkileşimi sayesinde olur. Bu etkileşimlerle çevrenin beklentisine ve kabulüne bağlı olarak öz saygı çocuğun benliğine entegre edilir. Benlik yapısı oluştuktan sonra içselleştirdiği deneyimlerle bağlantılı olarak birey gelişmeye devam eder. Bununla beraber yaşamda daha sonra gelen deneyimler çocuğun ne kadar değerli olduğunun sembolleri olarak karşısına çıkar. İnsan değerli ve saygın olma tecrübelerinin işaretlerini nasıl aldıysa ideal olgunlaşmasına o derece katkı sağlamış olur.

Çocukken hissedilen değersizlik duygusu ömür boyu yük olur

Çocuk kendini değersiz ve dışlanmış hissederse kendini kabul etmesi de zorlaşır. Dolayısıyla bu algılanan tüm değerlendirmeler benlik gelişimine eklemlenmiş olur. Çocuk bu birikimleri benliği ile uyumlu olarak birleştirdiğinde, kendine iyi gelecek deneyimlerle karşılaşsa dahi bunları tehdit olarak algılar ve reddeder. Tehdit içermeyen bir çevre sağlandığında birey, önyargısız bir şekilde deneyimlerini kurcalayıp sorgular. İşte bu yeni deneyimler kendinin ne olduğuna dair yeni izler oluşturur. Bununla beraber sembol diliyle sürekli hatırlanarak gelişmeye açık ve işlevsel bir hale dönüşür. Çocuk merkezli oyun terapisi de benlik algısının gelişimini ve çocuklardaki değişim sürecini destekler.  Burada oyun çocuğa özgü bir dil haline gelir.     

ÇMOT soruna değil çocuğa odaklanır. Destekleyici bir çevre sunulduğunda çocuk, doğal olarak kendini geliştirmeye odaklanacaktır. Bu nedenle terapist, çocuğun değişimleri esnasında onu destekleyecek şekilde hazırdır. ÇMOT’inde terapist çocuğa hiçbir yönlendirme yapmaz. Danışan oyun odasında nasıl istiyorsa öyle davranmaya izinlidir. Bu yargılanmadan yönlendirilmeden değişimlere karar verecek tek kişinin kendisinin olduğuna dair çok net bir deneyimdir. Terapist sadece bir iki kural dışında danışana müdahale etmez. Ama aynalama yapar.

Nobel ödülü kazananların, yenilikçi girişimcilerin, sanatçıların ve oyuncuların, uyumlu çocukların, mutlu çiftlerin, ailelerin ve başarılı şekilde adapte olmuş memelilerin çoğunda ortak olan nedir? Onlar hayatları boyunca hevesle oyun oynarlar.

STUART BROWN (2008)

Aynalama nedir?

Temeli nöropsikolojideki nöronların karşılıklılık temeline dayanır. Yani danışanla terapistin nöronlarının eşleşmesi sonucu çocukta oluşan uyum ve regülasyon. Neden aynalama yapıyoruz? İnsanın korteks işlemlerinin sürdürüldüğü (sebep-sonuç ilişkisi) mantık beyni gelişimini 27 yaşında bütünüyle tamamlar. Fakat 12 yaşına kadar çocuk doğal olarak duyusal-duygusal beyin ile temasa geçer. Yani ilkel beyni ile... Stres anında beyindeki amigdala tehlikeye karşı savaş-kaç-don tepkileri verdirir.  Kriz anında kendisi alarm halindeyken bir yetişkinin onun duygusal durumuna eşlik ediyor olma hali çocuğu sakinleştirir.  Sinir sistemini regüle eder. Mesela; çok kızgınsın çünkü sabahtan beri yaptığın oyunu kardeşin geldi ve bozdu. Her zaman bu durumla uğraşmak hiç kolay değil. Sen de onun oyuncaklarını fırlatarak öfkeni gösteriyorsun. Çok haklısın.

Odası oyuncaklarla dolu bir çocuk tatminsiz bir birey olmaya adaydır. Keyif almanın bir şeylere bağlı olduğu inancıyla veya başka bir oyuncağın kendininkinden daha olabileceğini deneyimleyerek büyümüş olur.

Biliyor musunuz çocuklar samimiyetle kurulan bağları diğerlerinden kolaylıkla ayırt eder. Burada amaç duygunun anlaşıldığını göstermek, onunla oyun içinde bağ kurmak. Terapistin işlevi ilerde kendini tek başına regüle edeceği hale gelene kadar yanında ona destek olmak. Eren'i merak ettiniz değil mi? 18 hafta sonunda zor durumlara karşı nasıl yaklaşacağını keşfetti. Donanımlarının farkına vardı. Annesi de sürecin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda öğretmeniyle işbirliği geliştirdi. Her çocuk kendini rahatlıkla ifade etmesine imkan tanıyan hoşgörülü bir ortamı hakeder.

Bu yazıyı kargala!
1 Yorum
Ayla ASLIHAN
Ayla ASLIHAN
23:24 @ 02.03.2022
Günümüz meseleleri çocukları da olumsuz yönde etkiliyor. Yazarın oyun terapisi çalışmaları, gelecek nesillerin sağlıklı bireyler olmalarında önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Bu yazıyla oyun terapisinin çocuklar için önemini anlıyorum. Bu konuda farkındalık sağlıyor. Ufuk açıyor. Teşekkürler
1 yanıt
14:28 @ 14.04.2022
ben teşekkür ederm:))