Aile & Çocuk

Çocuklara Ölümü Anlatırken Dikkat


Mehtap Temur 30 Mart 18:08

Her çocuğun ruhsal gelişimi birbirinden farklıdır her çocuğa kendi ihtiyacı kadar anlatmak uygundur. Kayıp durumlarında çocuğa karşı dürüst ve iletişim halinde olunmalıdır. İletişim halindeyken çocuğun gelişim seviyesi göz önünde tutulmalıdır. Çocuğun en güvendiği kişi önceden planlandığı şekilde çocuğa açıklama yapmalıdır.  Terapistten, bir akrabadan, konuşmalardan çocuğun bu haberi alması uygun değildir. Ölüm çocuğa aniden söylenmemelidir. Bu durum çocuğu şoka sokabilir. Adım adım söylenmelidir. Artık yaşamıyor ifadesi net kullanmak gerekiyor. Sessiz sakin bir ortamda hazırlayıcı bir konuşma ile başlanabilir: "Sana .... hakkında üzücü bir haber vermek istiyorum."

Yas sürecindeki çocuk sorularının dinlenmesine ihtiyaç duyar. Bazen oldukça cevaplanması zor sorular sorabilirler. Örneğin; 9 yaşındaki çocuk babasına “neden annem gibi iyi insanlar genç yaşta ölüyor?” sorusunu sorabilir. Bu gibi durumlarda:  “Bu soruya cevap vermek benim için oldukça zor, annen ölmek için çok gençti. Biz yetişkinler de bu gibi sorular sorarız ve bazen biz de cevabını bulamayız.” şeklinde bir cevap verebilirler. Ölen kişi ile ilgili açıklama yapılırken çocuğun soru sormasını ve konuşmasına izin verilmelidir. Çocuklar aynı soruyu birçok defa soracaktır. Bu yüzden sabırla yaklaşıp her sefer de aynı açıklama yapılmalıdır. Çocuğa net bir açıklama yapılmadığında çocuk kandırılmış hissedebilir. Çocuğa  “Aaa! Ayıp. Ölenle ilgili bu tarz sorular sorulmaz.” gibi yargılayıcı tepkiler verilmemelidir.

Göçüp mü gitti? Hakkın rahmetine mi kavuştu?

Bazı anne babalar ölümü açıklamada zorlandıkları için çocuğa ölen kişinin aslında uyuduğunu veya uzağa gittiğini söylerler. Bu durumda çocuğun ölen kişinin geri gelmeyeceğini kavraması güçleşir. Kafa karışıklığına neden olacak soyut açıklamalardan uzak durulmalı ve ölüm bir seyahat olarak açıklanmamalıdır. Göçüp gitti, vefat etti, cennete gitti, hakkın rahmetine kavuştu gibi belirsiz ifadelerden kaçınmak çok önemlidir. Ölen kişi hakkında “öldü” kelimesini kullanmaktan kaçınmamak gerekir.

Fotoğraflardan anı kutusu oluşturmak

Çocuklarla beraber fotoğraf albümlerine bakılabilir ve ölen kişinin fotoğrafları ya da onu hatırlatan nesneler kaldırılmamalıdır çünkü sevdikleri biri ölen çocuklar, hem olanlarla ilgili uzun süre düşünmeye, hem de kaybettikleri kişiyi hatırlamaya ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle, istediklerinde onlara ölen kişinin fotoğraflarının gösterilmesi, ölen kişiyle ilgili anıların ona anlatılması faydalı olacaktır. Bütün bunlar, çocuğun olanları olduğu gibi hatırlayıp, hayaller yerine gerçekte olanlarla ilgili düşünebilmesine ve ölen kişiyle ilgili olumlu anılarını canlı tutabilmesine yardımcı olur. Yas sürecindeki çocuk kaybettiği anne veya babasını unutmaktan korkar. Bu korkuyu kabullenmek çocuk için oldukça zordur. Bu korku ile baş etmesini sağlamak için fotoğraflardan bir köşe yapmak, anılardan hatıra kitabı oluşturmak, hayatta kalan ebeveynin anılarını paylaşması, ölmüş olsa dahi hala hayatının bir parçası olmaya devam edeceğini belirtmesi çocuklara yardımcı olmada önemlidir.

Hayatta kalabilecek miyim?

 Ölen kişi ile ilgili duygular çocuklardan gizlememelidir. Duyguyu normalleştirmek önemlidir. Çocuklar üzülmesin diye çaba göstermek yerine üzüntüsü paylaşılmalıdır. Kayıp sonrası çocuğun düzeni değiştirilmemeli ve günlük ihtiyaçları aksatılmamalıdır. Kayıptan sonra çocuk etrafında güvene ve düzene ihtiyaç duyar. Güven ve düzenin yeniden gelişmesi ise çocuğa bakan yetişkinler tarafından eski düzenin yeniden başlatılması yolu ile gerçekleştirilir. Bu çocuğun kendini güvende hissetmesine yardımcı olur. Olanlar nedeniyle dünya çocuk için güvenli olmayan bir yer haline gelir ama hayatındaki birçok şeyin değişmediğini görmek onu rahatlatacaktır. Ebeveynlerinden birini kaybeden çocuğun en temel kaygısı; "ebeveynim olmadan hayatta kalabilecek miyim?” cümlesidir. Çocuklar dile getirmemiş olsalar bile kendileriyle kimin ilgileneceği yetişkinler tarafından anlatılmalıdır.

Yas sürecindeki çocuğun güvende olduğunu ve birinin ona bakacağını bilmeye ihtiyacı vardır. Hayatta kalan ebeveynini kaybetmekten korkacağı için hayatta kalan ebeveynin çocuklarını başka yere yatılı göndermemesi, ulaşılabilir olması, nereye gittiğini ne zaman geleceğini söylemesi, çocuğun güvenip bağ kurduğu biriyle kalmasını sağlaması önerilir. Küçük çocuklar genellikle olanlarla ilgili tepkilerini ve düşüncelerini oyunlarla ifade ederler. Oyunlarında geçmişle yaşadıkları an arasında bağlantı kurarlar ve olanları, oyunlarıyla tekrarlayarak daha iyi anlamaya çalışırlar. Oynadıkları oyunlarla çok farklı duygularını da ortaya koyma imkanları olur. Örneğin; evde veya okulda, ölümlerini canlandırıp daha sonra cenaze töreni ve yeniden canlanmayı oyunlarına katabilirler. Yetişkinler, bu oyunların fazla bir değişiklik göstermeden her seferinde kendini tekrarlayan oyunlar haline geldiklerini gözleyebilirler. Bunun nedeni, çocuğun ölümle ilgili hep aynı soruları soruyor olması ve hep benzer şeyleri anlamaya çalışıyor olmasıdır.

Bu yazı dizisini bitirdik. Umarım ki kafanızdaki bir çok soruya bu konuyla alakalı yanıt bulmuş oldunuz.  Bir sonraki yazıma kadar ''karga.la'' da kalın.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum