Aile & Çocuk

Çocuklarda Özgüven Gelişimi Üzerine


Mehtap Temur 18 Temmuz 10:17

Özgüven, bireyin kendisine yönelik pozitif duygular benimsemesi ve kendine olan inancı anlamına gelir. Doğumla gelişmeye başlar. Hayat boyu gelişmeyle devam eden bir olgudur ve sürekli ve düzenli bir şekilde beslenmelidir. Ayrıca kişiden kişiye farklılık gösteren karmaşık bir süreçtir. Bazılarında iç özgüven daha çok gelişirken, bazılarında dış özgüven fazla gelişir. Çocuğun da kendi yetenek ve becerilerine güvenmesi, kendini sevmesi özgüvenli olduğunu gösterir. Bir çocuğun özgüveninin oluşması için öncelikle kendini değerli hissetmeli ve herhangi bir koşula bağlı olmadan sevildiğini fark etmelidir. Yaşına göre verilen görevleri yerine getirip bunları da başarınca kendini yeterli hissetmesi de özgüvenin oluşmasında çok önemlidir. 3 kademesi vardır: Aşırı özgüven,  yetersiz özgüven ve sağlıklı özgüven...

Aşırı özgüven 

Aşırı özgüven sahibi olan çocuk kendisini farklı bir kişiymiş gibi, olduğundan daha üstün bir kişiymiş gibi göstermeye çalışır. Bu durum genelde iki tutum nedeniyle olur. Birincisi yüksek motivasyondur.  Anne babanın çocuktan beklentisinin yüksek olmasıdır. Ebeveyn çocuğun yapamayacağı şeyleri ifade ederse çocuk ailesini memnun etmek için farklı görünmeye çalışır, rol yapmaya başlar. İkinci tutum hatası ise övgünün yanlış kullanılmasıdır. Yanlış kullanılan övgü abartılı özgüvene, fazla bir ego kabarmasına yol açar. Bunun için çocuğun kişiliğinin değil çabalarının, becerilerinin övülmesi gerekir. 

Yetersiz özgüven 

Böyle çocuklar; görevden, denemeden kaçınır. Bu tepki başarısızlık kaygısı ve güçsüzlük belirtisidir. Bir oyuna veya ödeve başladıktan kısa bir süre sonra bırakır. En ufak bir hayal kırıklığında yaptığı işten vazgeçer. Bir oyunu kaybedeceğine veya başarısız olacağına inandığında yalan söyler. Başkalarını suçlayarak veya dış etkenleri ileri sürerek mazeretler bulur. Okuldaki notları düşer veya alışılagelmiş tüm etkinliklere karşı ilgisini kaybeder. Sosyal olarak geri çekilir, arkadaşlarıyla olan ilişkisini kaybeder ya da azaltır. Övgü veya eleştirileri kabul etmekte güçlük yaşar. Diğer insanların kendisi hakkındaki düşüncelerinden ve olumsuz akran davranışlarından aşırı derecede etkilenir. 

Sağlıklı özgüven 

Çocuğun kendini olduğu gibi kabul etmesi, kendisi ile barışık olması, kendini değerli hissetmesidir. Çocuk dünyaya geldiği andan itibaren anne-çocuk arasındaki ilişki ve bağ ile çocuğun benlik algısı gelişmeye başlar. Sağlıklı özgüvenin temeli oluşmaya başlar. İhtiyaçları zamanında karşılanan, sevgi gören, dokunulan, konuşulan bebek kendilik değerini olumlu algılar ve olumlu benlik algısı (ben değerliyim, seviliyorum) geliştirir. Bu sağlıklı özgüven temeli çocuğun yakın çevre ile kurduğu sağlıklı ilişkilerle gelişir.  Sevildiğini ve değerli olduğunu hisseden çocuk kendine saygı duyar. 

Ailenin rolü nedir?

İlk yıllarda ailenin çocuğa verdiği mesajlar doğrultusunda gelişen özgüven, çocuğun okula başlamasıyla ailenin yanı sıra öğretmen ve arkadaşları gibi diğer kaynaklardan beslenir. Aslında her çocuk kendine hastır. Biz ebeveynler, çocuğumuzun atılgan, sosyal, insan ilişkileri iyi bir birey olmasını isteriz. Lakin bazı çocuklar sessizdirler, kendi başlarına olmayı severler. Eğer çocuk böyle olmayı tercih ediyorsa buna saygı duymak ve çocuğu olduğu gibi kabul etmek gerekir. Yaşamın ilk üç veya dört yılında ebeveynlerin çocuk yetiştirme şeklinin, çocuğun sahip olduğu özgüveni belirlediğini göstermiştir. Okula gelene kadar kendine bir benlik saptamış olacaktır. Bu benlik öğretmenleri ve akranlarıyla yasayacağı deneyimlerden de etkilenecektir. 

Hangi dili kullanmalıyız?

İletişimde özgüvene dayalı bir dil kullanmak önemlidir. Tepkisel bir ifade tarzı, çoğu kez tepkisel davranışları beraberinde getirir. Ayrıca "sen bunu her zaman yaparsın" gibi aşırı genellemeler ya da yanlış yaptığı zaman çocukla konuşmayarak, hatta ona hiç bakmayarak çocuğa dışlanmış olduğu duygusunu veren sessiz kalma belirsiz ya da şiddetli tehditler de özgüveni zayıflatıcı ifade şekilleridir.  Bu gibi ifade tarzlarından çocuklar ebeveynlerin veya çevresindeki yetişkinlerin kızgın, kendilerinin ise kötü olduğundan başka hiçbir şey öğrenemezler. Bir sonraki yazıda bu konuda ebeveynlere bazı önerilerim olacak.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum