Sağlık

D Vitamini Kullanırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?


Konuk Yazar 15 Ocak 17:18

D vitamini kalsiyum ve kemik homeostazında önemli bir düzenleyici role sahiptir. Bunun yanında D vitamini ile enflamatuar hastalıklar, otoimnun hastalıklar, kanser, obezite gibi çeşitli hastalıklar arasında ilişki gösterilmiştir.
Ama tabii ki bu limitsizce kullanmalıyız anlamına gelmemektedir. D vitamini takviyesinin mevcut kılavuzlara uygun kullanılması önem taşır. Akılcı kullanılmaması sonucunda bazı riskler bizi beklemektedir.

D vitaminini 3 yolla alabilirsiniz; ilki cildin vitamini kendisinin üretmesi, ikincisi diyet ve sonuncusu da vitamin takviyesidir. Güneş ışınına maruz kalınca cilt, D vitaminini doğal bir şekilde sentezler, fakat güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmak ciltte yaşlanma ve kansere neden olabileceği için çoğumuz bundan kaçınıyoruz. ( Eksik< 20mg/ml; Yetersiz<20-30mg/ml; Yeterli>30mg/ml; Optimal>50-90mg/ml)

Yaşlandıkça daha çok D vitaminine ihtiyaç duyarız. Toplumda D vitamini eksikliği yaygın olarak görülmektedir. Eksikliği şunlara yol açabilir;

  • Yorgunluk
  • Genel vücut halsizliği
  • Kemik ağrısı
  • Yürümekte kuvvet kaybı
  • Bağışıklık sisteminin görevini yerine getirememesi , bu nedenle enflamatuar sıklığında artış
  • Değişken ruh hali ,depresyon
  • Uykusuzluk
  • Baş ağrısı
  • Saç dökülmesi
  • Çocuklarda eksikliğinde ise raşitizm görülür
  • Gebelik döneminde de ekstra ihtiyaç duyarız

Vücuttaki D vitamini göstergesi 25-hidroksi vitamin D’dir. Dolaşımda en çok bu formda bulunur. D vitamini, vücutta sindirildikten veya VVB ile sentezlendikten sonra yarılanma ömrü 24 saattir. Yani 24 saat sonra yarısı yok olacaktır ve karaciğerden metabolize olur. Bu nedenle günlük dozlarda kullanılması kanda sabit bir düzeyde tutulması açısından önemlidir. Bu sebeple genel kanı günlük dozun en iyisi olduğudur. Dolayısıyla gün aşırı almanın o kadar etkili olmadığı, haftalık dozun daha kötü olduğu, aylık dozun ise etkin olmadığını söylemek mümkün.

D vitamininin, sağlığımız için 70-100 ng/ml düzeyinde bulunması gerekir. Bu düzeye gelebilmek için günlük 400 ıu dozla da takviye edilmesi gerekiyor. Yani 1 damlada 1000 ünite içeren bir damladan kullanmanız gereken miktarları, her 10 kilo başına 1 damla olarak düzenlemek doğru bir yaklaşımdır.

Dikkat etmeniz gereken hususlar

Kullanıyorum ama D vitamini seviyem yükselmiyor diyorsanız şunlara dikkat edebilirsiniz;

  • Düzenli olarak kullanmak önemlidir.
  • Yanlış tahlil yaptırıyor olabilirsiniz. (D vitamini düzeyi için 25(OH)tahlili yaptırmalıdır.)
  • Hedeflediğiniz düzey yanlış olabilir. En az 50 ng/ml düzeyinin üzerine çıkmak hedefimiz olmalıdır.
  • Sık aralıklarla tahlil yaptırmak önemlidir.
  • Takviyeden en az 8 hafta sonra baktırmak gerekir.
  • Takviye alınırken aynı zamanda yemek düzeninize de yağ içeren besinleri eklememelisiniz. Çünkü yağda çözünen bir vitamindir. Salata soslarınıza da D vitamini ampulü kırıp eklemenizi öneririm.
  • Kullandığınız takviye doğru olmayabilir yeterli kalitede vitamin içermiyor ya da üretim koşulları yeterli düzeyde olmayabilir.
  • Takviyenin devamlı ve düzenli bir seviyede kullanılması gerek. Yani iniş çıkışlardan kaçınmalısınız.
  • Takviye kullanırken yağ oranınızı da hesaba katmalısınız. Yağ oranınız ne kadar yüksekse D vitamini düzeyiniz o kadar düşük olur. Kilolu insanların daha yüksek dozda takviyeler almasının nedeni budur.
  • Sadece D vitamini almak yerine arkadaşları ile almak o vücudun yararlanımını arttırabilir. Mesela D3 ile birlikte K2 almak... K vitamini kalsiyumun gereken yerlere -kemikler ve dişlere- yönelmesinde görevlidir. Magnezyum ise 25 (OH) taşıyıcı proteine bağlanmasında görev alarak taşınmasını sağlar ve aktif forma dönüşümünü sağlar. Bu yüzden magnezyum oranı düşük insanlarda D vitamini oranı da düşüktür.
  • K2, için bir nevi D vitamini rehberi diyebiliriz. K2 vitamini bakteriler tarafından sentezlenir. Mayalanmış gıdalarda yüksek oranlarda bulunur. Fazla kalsiyum, damarlarda kireçlenme veya böbreklerde taşına sebep olur. İşte K2 vitamini kalsiyumu kemiklere ve dişlere yönlendirip bu riski ortadan kaldırıyor.
  • Bazı enflamatuar hastalıklar da emilimini bozarak oranının düşmesine sebep olur.
  • D vitamini seviyesi yükseldikçe kanser riski azalır, duygu durumumuz düzelir, mutlu hissederiz, bağışıklık sistemimiz güçlenir.

Araştırmacılar D vitaminini toksisitesinin, çok ender gelişen bir durum olduğunu belirtiyor. Koronaya karşı da koruma sağladığı kanıtlanan D vitamininin devamlı ve düzenli olarak hayatımıza katmalıyız

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum