Aktüel Aile & Çocuk

Dayak Cenneten Çıkma ise Lütfen Önden Buyurun


Sezer Aygün 20 Temmuz 10:49

İnsan eğitime muhtaç bir varlık. Doğduğumuz andan itibaren yaşadığımız dünyaya uyumlanmak için belli şartlara bağlı olarak yönlendirilmeye ihtiyacımız var. Ünlü masalcı Nazlı Çevik Azazi’nin dediği gibi sınırları olan bir bahçede yaşıyoruz. Bahçenin sahibi belli bir düzen ve disiplin üzere yasalar kullanıyor. Dolayısıyla bu düzenden kaçamayan insanoğlu için disiplin, sorunların azaltılmasına yönelik bir prosedür. Disiplin deyince de akla gelen bir çok davranış biçimi var. Fakat fazla talepkar, sabrın sınırlarını zorlayan çocuklar için disiplin yöntemi olarak dayak bazen anne ve babaların kullandığı yöntemlerden biri. İsteyerek veya istemeyerek...

Belki de yüzyıllarca dayak eğitimin doğal bir parçasıydı. Çoğu durumda anne ve babanın çaresizce uyguladığı dayak, işin doğrusu hala popülerliğini koruyor. Bir araştırma; anne babaların yaklaşık %74'ünün 17 yaş altı çocuğuna, %94'ünün ise 3-4 yaş çocuğuna dayak attığını söylüyor. (Straus&Stewart 1999). Sosyolog Murray Starus çocukların dayak yemelerinin uzun vadede hiç bir işe yaramadığını -hatta daha fazla yaramazlık yapacağını- iddia ediyor. (Arciheves of pediatrics& Adoloscent Medicine, 1997)

Çocuğa atılan dayak disiplinin zorlu etaplarından geçmek istemeyen ebeveynin kolay bulduğu bir yol. Bazen sadece bir refleks... Fakat şiddet sebebi her ne olursa olsun yapan kişinin bilinç altı problemi. Yani yetişkinin saldırgan davranışları bir araç olarak kullanması kendisinin de tecrübe ettiği davranışı taklit etmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla bu davranış biçiminin devamlılık göstermesi muhtemel. Eğer çocuk şiddet eylemine sürekli maruz kalırsa çevresinde kendisinden daha aciz gördüğü tüm canlılara vurmayı hak görecektir.

Dayak ve benlik algısı

Şiddete maruz kalan çocukların kendilerine bakış açılarında ciddi bozulmalar görülebilir. Bunun sebebi kısa sürede geçen fiziksel acının yerini uzun süren duygusal acıya bırakması. Hayattaki rolü bir yetişkin olan anne babanın çocuğuna ne sebepten dayak atıyor olması, çocuğun dünyasında bir muamma. Dolayısıyla bulunacak en kısa ve kolay cevap kendisinin kötü bir çocuk olduğudur. Yani anne babayı suçlasa bile onlara duyduğu ve ifade edemediği öfke zamanla kendine yönelecektir. Bu da kendisine olan sevgiyi ve saygıyı zedeleyecektir. Halbuki her insanın kendi varlığını olduğu haliyle kabul etme doğuştan gelen haktır.

Çocuğun kendine benlik algısı azalırken sanmayın ki anne babaya saygı ve sevgi artıyor. Korkuyla anne babadan uzaklaşan çocuğun otorite figürüne karşı gelme ihtimali artar. Aynı zamanda düşük özgüven, depresyon, anksiyete, kilo problemleri olabilir. Hatta bağımlılık geliştiren maddelere yönelim ve ilişki problemlerine yol açması da yüksek ihtimaldir.

Dayağın faydası distopya mı ütopya mı?

Sosyolog Murray Strauss, 14-21 yaş arası çocuğu olan annelerle bir çalışma yapar. Çalışmanın sonucunda da "artık anne babaların çocuklarının yaramazlıklarını dayakla düzeltmeye çalışmalarının geri teptiğini gösterecek durumdayız." diye ifade eder. Fakat ilginç bir biçimde bu çalışmanın güvenilirliğinde bazı başlıklar altında sıkıntılar mevcut. Buna karşılık olarak pediatrist Den Trumbull 18 ay-6 yaş arasındaki çocuklara atılan kontrollü dayağın etkili olduğunu ve gelişime bir zararı olmadığını iddia etmekte. Ek olarak 6-9 yaşındaki çocukların ise şiddetten travmatik biçimde etkileneceğini söylüyor. Trumbull'un dayaktan kastettiği şekil ise popoya bir iki şaplak. O da son çare olarak...

Amerika'nın Nebraska eyaletinde bir araştırma yapılmış. Psikolog Robert Larzelere 35 ayrı araştırmayı inceleyip kontrollü ve zararsız dayağın herhangi bir yıkıcı etkisine rastlamaz. Hatta sevgiyle kurulmuş ilişkide disiplini sağlamak için faydalı bile olabilir. Dolayısıyla dayağı atıp atmamak değil nasıl atıldığı önemli diye de vurguluyor.

Tüm konuyu özetleyecek olursak; araştırmalardaki olumlu gözüken sonuçların yeterince güçlü sonuçlar olmadığını söylemeliyim. Dayağı atan hangi aşamada duracak, dayak atılanda ise sonuçlar ne olacak bunu kestiremeyebilirsiniz. Siz yine de ne olursa olsun anne terliğinin faydalı sonuçlar doğuracağı fikrinden uzak durun.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum