Gündem Sağlık

DELİYE HER GÜN ŞAKA


Onur Nurdoğan 9 Nisan 10:54

Bugün göğüs dekoltemde şaka var.

“Ertem Abi rolleri dağıttı. ‘Sen bunu yap, sen bunu’ dedi. Sıra Kemal’e geldi, roller bitti. ‘Sen de gül’ dedi. Kemal güldü, Türkiye güldü...”

Bilmem kaçıncı sene-i devriyesiydi geçtiğimiz günlerde 1 Nisan Şaka Günü’nün. Şaka günü olmasının gerekçesi hakkında çeşitli rivayetler söz konusu.


Yüzyıllar evvel Fransa, Rumi takvimden Miladi takvime geçme kararı almış. Rumi takvimde de yılbaşı, gündüz ve gecenin eşit olduğu bahar ekinoksunda kutlandığından şaka günü 1 Nisan’a yakın tarihlerde gerçekleşiyormuş. Yeni takvimle birlikte yılbaşının 1 Ocak olduğunu unutanlar, hala Mart sonu-1 Nisan gibi yılbaşını kutlayanlar hiç de az değilmiş. Bu kişilere Nisan aptalları, Nisan balıkları deniyormuş. Fransa’da Poisson d’Avril, İngiltere’de April Fools’ Day (Nisan Aptallar Günü) diye geçmekte. 1 Nisan’ın tarihçesi ile ilgili çeşitli söylentiler içerisinden bana en mantıklı gelenini sizinle paylaşmak istedim.

1 Nisan günü Türkiye’deki vaka sayısı 40 bini aştı. Şaka değildi! Şimdilerde ise 50 bini geçtik, 60 bine ramak kaldı. Birkaç ay evvel böyle değildi malum. Brezilya’da sadece Mart ayında 2 milyondan fazla vaka çıktı. 66 bin 573 insan hayatını kaybetti. İşin daha da kötüsü, “en kötüsü daha gelmedi” fikrinin baskın olması.

En iyisi geldi ama!

Türkiye’de 2021 yılı Mart ayında satılan otomobil ve hafif ticari araçlarla, sektörde tarihin en iyi Mart ve ilk çeyrek sonuçlarını elde ettik. Mart özelinde 96.428 adet, ilk çeyrekte ise 198.660 adet araç satışı gerçekleşti! Başlıca sebeplerden biri enflasyonist etki ve buna bağlı olarak otomobil ve ticari araçların yatırım aracı olması gerçeği.

Neyse gerçekleri bir kenara bırakıp The Guardian gazetesinin 1 Nisan tarihli bir haberine gidelim. Haberde, Ever Given adlı geminin karaya oturarak Süveyş Kanalı’nı kapatmasının ardından Mısır-İsrail sınırında ikinci bir kanal açılmasının görüşüldüğü ve Birleşmiş Milletler’in bir komitesinin bu konuyla ilgilendiği yazıyor. Haberdeki absürt olan birkaç şeye şöyle bir göz gezdirirsek;


-Mo Sez adında “su bölünmesi yönetimi” konusunda uzman bir kişinin söylediklerine yer verilmesi.

-Görüşüne yer verilen bir diğer uzmanın soyadının “Shovel”, yani kürek anlamına geliyor olması.

-Alternatif kanal hayata geçtiği takdirde Nil Nehri’ndeki olası su seviyesi düşüklüğü halinde “deve kervanlarının” hazırda bekletilebileceği yazıyor olması.

Açıkçası haberi yapan The Guardian olunca habere inanmamak güç. Hatta bu alternatif kanal hakkında geçmiş yıllarda konuşulmamış da değil; yani gerçekten de gündem olmuş. Hal böyle olunca “zaytung” diyebileceğimiz bu habere düşenler olmuş. Pek yadırgadığımı da söyleyemem. Ülkemizde yazılı ve görsel basında ise hemen “havuz medyası bu habere atladı” minvalinde haberler gördük. Oysa ki bu habere atlayanlar arasında Hürriyet, Yeni Şafak’ın yanısıra BBC Türkçe, Birgün de vardı. Fikrimi sorarsanız, haberi okuyup da tongaya düşmeyenlerin farkındalığı haberin başında yazan “April fools” ibaresini okuduklarından olsa gerek. 

Bakmadan göremeyiz fakat görmek için de bakmak kafi değil.

Günlük 30-40 bin küsür vaka da kafi gelmemiş olacaktı ki hala bazı siyasi partiler kongrelere, bazı insanlar gizli kapaklı yemekli eğlencelere, bazı akıl fukaraları da olası polis baskınında dahiyane gizlenme ünitesi buzdolabına malik kapalı ortamlarda kumar oynamaya devam ediyordu. Devam ediyorlar hâlâ!

Şaka maka yok burada efendiler. Günlük 50-60 bin vaka var! “Çok kısa ve basitçe izah edeyim de anlamayan kalmasın” şeklinde kuracağım cümleyi keşke inanarak yazabilseydim lakin yine de çok kısa ve basitçe izah edeyim. Günlük test sayısını vs. bir kenara bırakın, boş verin! Yaklaşık nüfusumuz 80.000.000 ve günde 50.000 vaka çıkıyorsa 80.000.000 / 50.000 = 1.600 yapar. Yani? Her gün her 1.600 kişiden 1 kişi pozitif çıkıyor. Şu sığ matematik ferasetine erişebilsek çok yol alacağız yeminle.

Huzur içinde uyusun; Halit Akçatepe’nin de Türk Sineması’nda önemli yer edinmesine vesile olmuştu Ertem Abi (Eğilmez). Akçatepe, 2017 yılının 31 Mart’ında değil de 1 gün sonra vefat etse inandırabilir miydik bizim milleti? İmkansız değil ama vakit alırdı. Tıpkı vakte muhtaç enflasyon beklentimiz gibi...

“Enflasyonu %16’lardan %5’lere düşürecek, konusunda deneyimsiz istatistikçi aranıyor” şeklinde TÜİK gazeteye ilan verse şaka mı zannederdik?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum