Aktüel

Destekle Ölmek İsteyen Jacqueline Jencquel'in İlginç Hikayesi


Sezer Aygün 7 Eylül 13:36

Fransızcada bir kaç kelime dışında pek bir bilgim yoktur. "Comment allez-vous?", "Nasılsın?" demek. Ben size sorsam Comment allez-vous? Nasıl cevap verirsiniz? Ortalama herkesin "iyiyim, değilim veya muhteşem hissediyorum" skalası arasında kısa veya uzun birçok seçeneği var. Fakat Fransa'da yaşayan 74 yaşındaki Jacqueline Jencquel bu soruya "destekle ölmek istiyorum" cevabı veriyordu. Hem de 10 senedir... Sonsuzluk için doğal yollardan ve intihardan farklı bir yöntem hayal ediyor. Evet; bu onun hayali.

"Hepimiz ölümlüyüz. Eğer ölümle yaşam arasında bir seçim yapmam gerekirse ölümü seçerim."

Ölüm neden bir tabu?

Jacqueline Jencquel, 1943 yılında varlıklı bir ailede Fransız avukat baba ve Rus bir annenin kızı olarak dünyaya gelir. 6 dili çok akıcı konuşabiliyor. Yamaç paraşütü yapmayı seven, doğa yürüyüşlerine katılan, günlük ağırlık kaldırmayı düzenli biçimde yapan bir profili var. Sanatla ilgileniyor. İki evliliğinden üç oğlu var. Fakat halihazırda eşiyle bir ilişkisi yok, oğulları büyümüş, onlarla da herhangi ortak bir alanı paylaşmıyorlar. Kendi yaşıtlarına aşık olmanın onun hayatında bir yeri yok. Ölmeyi planlamasından 4 sene önce oğlu yaşındaki spor hocasına aşık olduğunu ve bu aşkın karşılıksız olması nedeniyle bazı şeyleri gördüğünden bahsediyor. Cinselliğin olmaması ise asıl farkı yaratan sebep.

Bastan çıkarma gücüm yoksa bende yokum demektir. Ben narsistim. Kim değil ki?

"Ölüm hakkı" için bir kampanya yürütüyor ve bir blogta bu konuyla ilgili yazılar yazıyor. Destekle ölmek, yasal olsun diye çalışmalar yapıyor. Dikkatleri de bir röportaj sonrasında üzerine çekmiş. Röportajda, yapacak bir işinin olmadığını ve ölüm kararının kimseyi üzmeyeceğinden bahsediyor. Yaş ilerledikçe hastalıkların artması konfor alanından çıkması demek. Parası olanlar kendisine bir bakıcı tutuyor ama diğerleri, çocukları yanında sığıntı oluyorlar. Buna karşılık yaşlı bakım evleri ise tamamen depresif. Ona neden intihar etmediğini ve bu yolu tercih ettiğinin sorulması üzerine; "Bu çok vahşice. Şiddet içeriyor. Kimse benim yere saçılmış bağırsaklarımı görmek zorunda değil. Bir trenin altına atlamakta zor değil fakat insanlara benim ölümümle zahmet vermek istemiyorum." diye cevap verir.

Evde sessizce ölüm kararı ise daha trajik. Sevdiklerimde kendi istediğim şekilde ve tarihte onlarla vedalaşarak ayrılmamdan mutlu olur.

İntihar, ötenazi ve destekle ölüm

İntihar, bildiğimiz gibi yaşama herhangi bir sebeple son vermek. Ötenazi de tedavi gerektiren bir süreci reddederek kendini ölmeye bırakmak. Doktorun yaşama acısız biçimde son vermesi... Destekle ölmek ise yaşamı sonlandırmak için yardım almak. Bu konu genel olarak cinayet sayılsa da bazı ülkelerde suç değil.

Ölüm tarihini erteleme

Jacqueline yazdığı blokta ve verdiği röportajlarda ölüm tarihini Ocak 2020 olarak belirlediğini duyurur. Fakat bu tarihi hem pandemi hem de yeni gelecek torunu sebebiyle birkaç kez ertelemek zorunda kalır. Bu sebepten ünlü bir medya figürü olarak ardarda gelen ertelemeler onu alay konusu yapar. Ama yine de şekli ve nasıl olduğu konusunda çok bilgi içermese de 31 Mart 2022'de malum son sadece iki tweet atılarak duyurulur.

Ben kimseye örnek değilim. Sadece ölüm anını seçen bir hedonistim.

Tam olarak istediği şey, eşini ve üç oğlunu bir akşam yemeğinde toplamak. Onlarla sohbet edip güzel vakit geçirdikten sonra bir doktorunda yardımıyla acısız biçimde hayalini kurduğu yolculuğa çıkmak.

Gördüğüm, okuduğum ve anladığım kadarıyla Jacqueline'nin anne mirası oldukça melankolik. 38 yaşında kanser olan ve ağrı kesici bulamaması nedeniyle acılar içinde ölmek isteyen bir anneanne tecrübesi mevcut. Kocasına kendisini öldürmesi için yalvarır. Jacqueline bu hikayenin hayatının kararını almasında oldukça etkili olduğunu söyler. Son zamanların meşhur dizisi Zeytin Ağacı dizisinden yola çıkarak atalarının aktarımları mıdır tüm bunlara neden olan? Yoksa yaptığımız seçimlerden tamamen biz mi sorumluyuz? Kendi hayatımız için almadığımız sorumluluklar için atalar ne yapabilir?

Ben bazen evrenin sahibinin insana ters köşe mesajlar verdiğine inanırım. Dolayısıyla da bu hikaye, içinde kimbilir daha ne gizemler barındırıyor? Bana kalırsa Jacqueline'nin yaşamının tümü pek çok açıdan incelenmesi gerekir. Belki de sebep ve sonuçları yönüyle hayatta her şeyin sadece varolmasıyla bile mesajı olduğuna dair ilginç bir örnek Jacqueline Jencquel. Tüm bunların üzerine son sözü yine Fransızlar söylesin. "Joie de vivre"... Hayata karşı duyulan tutkunun felsefesi... Zor zamanlarda bile hiç bitmeyen umudu anlatıyor. Sanki son nefese kadar ihtiyaç duyulan tam da bu gibi.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum