Gezi & Seyahat

Doğanın Sanat Yaptığı Yer: Örümcek Ormanları


Züleyha Kork Salantur 10 Eylül 11:03
Sonbahar güzeldir. Her ne kadar yeşiller sararsa, yapraklar dökülse de... Hatta bazılarımız için hüzün mevsimi olsa da... Romantiktir ve aslında renklidir de. Hatta gezmek için de en sevdiğim mevsimdir. Çünkü yazın bunaltıcı sıcağı gitmiş, kışın içimi ürperten soğuğu da henüz gelmemiştir. Sarının, turuncunun yüzlerce tonunu görebilir, dans edişlerini izleyebiliriz sonbaharda. Bazı yerler de işte tam da bu mevsimde çok güzeldir. Örümcek Ormanları da bunlardan biri. 400 yıllık ladin ve köknar ağaçları, coşkulu şelaleleri, sonu derelere çıkan patika yollarıyla, özellikle sonbaharda tam bir renk cümbüşü yaşatıyor.
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesini hemen geçince soldan devam ediyorsunuz. Bu güzel yollar sizi bu güzel ormana götürüyor. Gökyüzüne ulaşan ağaçlarıyla "canlı ağaç müzesi" olarak adlandırılan Örümcek Ormanları, şehrin gürültüsünden uzaklaşıp gerçek anlamda nefes almak için harika bir seçim olacak! 1998 yılında Tabiat Koruma Alanı statüsüyle yasal olarak da korunan ormanda bulunan ladin ve köknarların dörder tanesi de Tabiat Anıtı olarak ilan edildi. Çünkü hem Avrupa’nın hem Kafkasya’nın en yüksek ladin ve köknar ağaçları bunlar.

Çağlayandibi Şelalesi

Kürtün’den Örümcek Ormanları yoluna ayrıldığımızda ve yavaş yavaş ormanın derinliklerine doğru ilerlemeye başladığımızda karşımıza ilk önce bu şelale çıkıyor. Oldukça güzel bir patika yoldan yürüyüp bu şelaleye ulaşıyoruz. Üstelik patika yol üstünde birkaç tane çardak da mevcut. Bu çardaklarda mola verebilirsiniz. Tabii bir de çok güzel sosyal medya fotoğrafları çıkıyor buradan. O yüzden mutlaka uğrayın!
Çağlayandibi şelalesinden sonra ormanın derinliklerine doğru ilerlemeye devam ediyoruz. Yolda buz gibi sulardan içmeyi de ihmal etmiyoruz tabii! Arabayı herhangi bir yerde park edip patika yollarda doğaçlama yürüyüş yapmak da lazım. Bir tarafta yaprak çıtırtıları, bir tarafta kuş sesleri ve derenin ruhunuzu okşayan müzikaliyle nasıl keyifli bir yürüyüş olabileceğini hayal dahi edemezsiniz. Orman bize öyle güzel yollar sunuyor ki kendimizi sürekli “dur şuraya da girelim”, “acaba bu yol nereye çıkar; hadi bakalım” derken buluyoruz. Azıcık daha gidelim derken orman bizi adeta içine çekiyor. Yani doğaçlama girdiğimiz her yol bizi türlü türlü sürprizlerle karşılıyor. Asla doyamıyoruz ve asla nerde duracağımızı bilemiyoruz. Ya ilerisi daha güzelse? Derken etrafımızı bir anda koyunlar sarıyor. Nasıl bir trafik aman Allah’ım. Çangır çungur seslerle bize bir müddet eşlik ediyorlar ve yanımızdan hızlıca ayrılıyorlar. "Orman sürprizlerle dolu" demiştim! Artık yorulan bünyemiz daha fazla dayanamayınca bir yerde durup piknik masamızı açıyoruz ve ormandan topladığımız eğrelti otuyla masanın üzerine mis gibi bir dekor yapıyoruz. Çünkü sunum her yerde önemli. Sonra bir de fotoğraflar var tabii, güzel olmalı. Hoş Örümcek Ormanları'nda ekstra bir sunuma gerek yok ya; baktığımız her yer harika bir sanatçının elinden çıkmış.

Güvende Yaylası

Eğer erkenciyseniz ve vaktiniz kaldıysa, Örümcek Ormanları yolunu takip edip ormanın bittiği yerden daha yukarılara ilerlediğinizde bu yaylaya ulaşacaksınız ve Örümcek Ormanları manzarasına biraz da yukardan bakabileceksiniz. Biraz şanslıysanız sis denizini seyredebileceğiniz bir gün batımı manzarasına bile denk gelebilirsiniz.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum