Aktüel Sinema & TV

Don't Look Up İncelemesi: Siyasi Göndermeli Bilim Kurgu


Yılbaşı gecesini Don't Look Up/Yukarıya Bakma izleyerek geçirdim. Filmi izleyenlerin farklı yorumları, filmden ne beklemem gerektiğini konusunda kafamı karıştırmıştı. Kimisi "Bir çocuğa versen bundan daha iyi bir senaryo yazar." derken kimisi "Son zamanlarda izlediğim en iyi filmdi." demiş. Nedenini filmi izleyince anladım. Don't Look Up doktora öğrencisi olan Kate Dibiasky'nin kuyruklu yıldız keşfi ile başlıyor. Bu keşfi anında hocası Dr. Randall Mindy ile paylaşıyor. İkili, yaptıkları hesaplama sonucunda kuyruklu yıldızın büyüklüğü, hızı ve yörüngesi sonucunda onun bir "gezegen katili" olduğunu anlıyor. Bu sefer katili olacağı gezegen ise dünyamız. Altı aydan biraz daha fazla zaman içerisinde dünya çarpacak bu yıldız hakkında gerekli mercileri uyarmak için çalışmalara başlıyorlar. Bir şekilde durumu A.B.D başkanına anlatıyorlar. Önce beklenmedik bir cevap alıyorlar. "Biraz düşünelim" deniliyor kendilerine. Durumun ciddiyetini basın yolu ile insanlara aktarmak istiyorlar ama kimseye durumun vehametini aktaramıyorlar.
Don't Look Up

Kara mizah ve bilim kurgu birleşimi

Film buraya kadar bilim kurgu gibi duruyor. Olan olaylara verilen cevaplara ve gelişmelere bakınca aslında filmin kara mizah ile harmanlandığını görüyoruz. Anlaşılan sevmeyen kesim siyasi hicivden ve kara mizahtan pek hoşlanmayan kesim. Filme başlarken kati bilim kurgu beklentisi içerisinde olduklarından pek beğenmemiş olmalılar. Don't Look Up filminin baş rollerinde Dr. Randall Mindy karakterinde Leonardo DiCaprio ve Kate Dibiasky karakterinde Jennifer Lawrence var. İkisi de sevdiğim oyuncular. Bunlara bir de Meryl Streep ve Cate Blanchett eklenince filmden beklentim yükseldi. Yazının bundan sonraki kısımlarında Don't Look Up için sürpriz bozan içerebilir. Çünkü olaylar üzerinden örnekleme yapacağım. Filmi izlemeden önce Serkan Karaismailoğlu'nun "Post-truth Çağda Limbiğe Dokunan Bilim" videosunu izlemenizi öneriyorum. Video 3 yıl öncesine dayanıyor. 30. saniyedeki veri akış sayılarına bir bakar mısınız? Aklınızdan geçeni okuyabiliyorum. Bence de o sayılar şu ana kadar katlanarak artmıştır. O zamandan bu ana kadar neyin değeri artmadı sonuçta değil mi? Bunun film ile alakası şu ki bilim insanlarımız Amerika Hükümeti tarafından ciddiye alınmayınca Gezegen Savunma Koordinasyon Ofisi Müdürü -ki NASA'nın gerçekten böyle bir ofisi varmış- onların sesini medyada duyurması için çalışmalar yapar. Ne kadar tanıdık değil mi? Üstü örtülen konulara halk ancak sosyal medya üzerinden ulaşabiliyor.

Post truth siyaset

Amerika Hükümeti'nin olaya "Hakikat Sonrası Siyaset" anlayışı güderek yaklaşmaya çalıştığını görüyoruz. Filmde Amerika Hükümeti olmasına rağmen siz bu kısmı içselleştirebilirsiniz. Kuyruklu yıldızı bir metafor olarak algılayın. Örneğin salgına bakış açısı, ekonomik kriz, ülke durumu olabilir. Amerika Başkanı'nın olaylara bakış açısını da diğer devlet insanlarının bakışları ile özdeşleştirebilirsiniz bu durumda. Don't Look Up filminde konu aslında bu. Siyasi hırs yüzünden alınan yanlış kararların, sosyal medya sayesinde topluma kabul ettirilmesi anlatılıyor.
Don't Look Up
Zaten "hakikat sonrası" kelime anlamı olarak "Ortada bir durum varsa duygusal ve kişisel kanaatler, nesnel hakikatlerden daha etkilidir." der. Bir durum topluma kabul ettirilmek isteniyorsa öncelikle duygulara işlemesi gerekliliği anlatıyor. Eğer bunu başarabilirseniz toplum size nesnel gerçeği sormayacaktır bile. Ta ki o gerçek ile yüzleşene kadar... Don't Look Up filminde ise buna; bilim insanlarının "yukarıya bakın" uyarısına, hükümet "yukarıya bakma" politikası güderken şahit oluyoruz. Tepede kuyruklu yıldız varken "Siz yukarıya bakmayın, önünüze bakın, yukarıyla işiniz ne? Onlar bizim ilerlememizi istemiyor." söylemlerine şahit oluyorsunuz. Garip olan kuyruklu yıldızın çarpma anına kadar halkın buna inanması. Aklınıza gelenleri tahmin edebiliyorum. Onları bana özel iletişim kanalından yazarsınız.

Teknoloji patronları ve ülke yönetimi

Don't Look Up da bir diğer dikkat çekici unsur ise teknoloji patronlarının devletler üzerindeki etkisi. Filmden örnek verecek olursak hükumetin kuyruklu yıldızı yörüngesinden saptırmak için yaptığı planı filmdeki teknoloji patronu son anda iptal ettiriyor. Yıldızı bir şekilde küçük parçalara ayırıp dünyaya düşmesinin ekonomik değerinden bahsediyor. İşin ucunda para olunca Amerika başkanı olaya balıklama atlıyor. Durum böyle olunca insan bir düşünüyor. Günümüzde de teknoloji patronları gerçekten devlet üzerinde bu kadar etkili mi? Keza filmde "Sizden yıllardır verilerinizi topluyoruz. Nasıl öleceğiniz dahil her şey algoritmalarımızda var." deniliyor. Acaba bu algoritmaları kimler, nasıl kullanıyor? Anlayacağınız Don't Look Up, safi bilim kurgu içermiyor. Kuyruklu yıldızı bir metafor olarak düşünün ve ülkelerin krizler karşısında takındığı tavırları düşünün. Ülkelerin politikalarını sorgulayarak filmi izleyin. Emin olun film o zaman anlam kazanacak. Filmin karavan puanı,
????
https://youtu.be/1oUfDr2R54Y
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum