Bilim & Teknoloji

Dördüncü Sanayi Devrimi: Sıradaki Büyük Şey Nedir?


Uğur İşçeviren 28 Haziran 12:17

Dünya 4.5 milyar yılda çok değişti. "Big Bang" ile başlayan bu toz bulutu, kendini yenileme konusunda son 200 yılda son derece cesur. Diğer gezegenlerdeki durumu bilmesek de Adem ile Havva'dan başlayan hikayeyi biliyoruz. İnsanlar için yaprak ve elmadan ibaret olan "diğerleri", paleolitik dönemle önce yontulup kabası alındı sonra cilalandı. Ardı sıra ateş, tekerlek, kesici aletler derken modern zamanlar... Bu gelişim milyarlarca yıl sürerken modern zamanlarda insanlık, dünyadan daha hızlı döndü. Özellikle ardı ardına gelen sanayi devrimleri ile...

Birinci sanayi devrimi (18. yy.) ile başlayan süreçte el emeğinin yerine mekanik üretim geldi. Doğal olarak iş gücüne olan ihtiyaç azaldı. Basitçe işçi sınıfı ile burjuvazinin doğduğu ekonomik sonuçları oldu. Tabii bir de işçi sınıfı haklarını koruyan ideolojiler gelişti. Yani buhar sadece demiryollarını değil insanlar arasındaki ideoloji savaşlarını da harladı. Birinci dönemin büyük şeyi, buhar.

Bir sonraki yüzyılda başlayan ikinci sanayi devrimi (teknoloji devrimi), insanlar üzerinde sonuçları açısından daha az ayrıştırıcı oldu. Çünkü etkileri daha kitleseldi. Ancak devletler arasında büyük farklar yarattı. Fizik ve kimyanın başı çektiği bu dönemde ABD, Avrupa (özellikle Almanya) ve Japonya öne çıktı. Günümüzü düşünürsek hala etkisinin devam ettiğini görebiliriz. O dönem ciddi bir konumu olan Rusya ikinci devrime çok sonra katılmıştır! Tesla'nın icadı olup Edison'un insanlığa hediye ettiği(!) elektrik, bu dönemin büyük şeyi!

Üçüncü sanayi devrimi ise yakın zamandaki bilgi/bilişim/internet devrimi. Bu dönemde bilginin en büyük özelliği, ağdaki hızlı paylaşımı oldu. Bilgisayarlar hayatımıza girip bir daha çıkmadı. Ardından dijital, mobil süreçler başladı ve her şey bilgisayar ekranlarına düştü.

Artık dördüncü sanayi devrimini bekliyoruz ve şunu biliyoruz: Devrimler yıkıcı olmalı! Kendisinden önce olan düzeni değiştirecek kadar... Kimilerinin endüstri 4.0 dediği bu devrimin yeni büyük şeyi için birçok ihtimal var. Malum artık insanlık çok hızlı. Dünyanın hızı değişmese de... Sanırım bu yüzden karşımıza çıkan birçok yenilik, "bir sonraki büyük şey" olarak servis ediliyor.

Peki önümüzde neler var? Sonuçları ne olacak? İnsanlığın yeni büyük şeyi ne olacak? Hangisi gerçekten "statükoyu bozma, insanların yaşama ve çalışma şeklini değiştirme ve değer havuzlarını yeniden düzenleme potansiyeline sahip?"

Yapay zeka (AI) ve robotik

Aslında yapay zeka, zaten hayatımıza fazlasıyla girdi. Görüntü ve konuşma tanıma, navigasyon uygulamaları, akıllı telefon kişisel asistanları, araç paylaşım uygulamaları... Ancak verileri biriktirip "algoritmik sonuçlar" çıkarmaktan ötesine geçmek istiyor. Kendi mantıklı cevaplarını üretmek, veri analizi ile "öğrenmek", insansı içgüdülere benzer yaklaşımlar sunmak, sezgisel davranmak gibi... Bunu hem web 3.0 hem de üretim kanallarında gerçekleştirdiğinde, robotların bize olan ihtiyacı tartışması ise filmlere konu. Yani biz onlara ihtiyaç duydukça "ya onlar bize ihtiyaç duymazsa"? İşte bu soru büyük bir sorun! Bu soruya harcadığımız para 50 milyar $; 2025 yılında 3 katına çıkması bekleniyor. 2025 yılında "işlerin" %10'u yapay zekası olan robotlara emanet. Sadece beden işçisi sandığımız robotlar artık sadece işçiler için değil beyaz yakalılar için de tehlike. Yani mesele, yıkıcı etki ise yapay zeka ve robotik gerçekten buna sahip.

Yapay zekanın en büyük etkisi web 3.0 üzerinde olacaktır. Semantik internet geleceğini iyi anlamak gerek. Ancak yapay zeka ile hayatımız sadece bilgisayar başında değil tüm robotlarda değişecek. Internet of things (IoT), şeylerin interneti... Belki de insansı varlıklar!...

Arttırılmış ve sanal gerçeklik

Şu sıralar en popüler kelime sanırım metaverse! Yani bildiğimiz, yaşadığımız dünyanın dışında başka bir evren. Bir gözlük takıyorsunuz ve "kendi yarattığınız" gerçekliğe gidiyorsunuz. Tabii o evreni de yaratanlar yine bizim Amerikalılar. Meta, Google, Microsoft ve yakın zamanda kendi AR gözlüğünü tanıtmasını beklediğimiz Apple... Metaverse/AR/VR yakın zamanın en büyük teknoloji hypeına sahip. Bilen bilmeyen herkes bu kavramdan etkileniyor ve bekliyor. Ancak şimdilik son derece hantal gözlüklere ve gerçeklikten uzak grafik teknolojilerine sahip metaverse, bence biraz daha zamana ihtiyaç duyuyor. Zira şu haliyle oyuncuları çok etkilese de "gerçeğe çok yakın" olmadan, diğerlerini kendi evrenine çekemez. Çünkü insanların çoğu, metaverse üzerinde seyahat etmek, uçmak, seks yapmak, extreme spor yapmak, arkadaşları ile buluşmak istiyor. Şakadan değil; gerçekten!

Blokzincirler ve kripto varlıklar

Bundan 15 yıl evvel Satoshi, parayı devletlerin güdümünden çıkarmak için, şeffaf varlık alışverişi için, takibi mümkün ve kayıtlı ekonomi için bir model üretti: Bitcoin!.. Yani Orhan Gencebay misali; barış için, insanlık için "Batsın bu dünya!" dedi. Çünkü kavganın sebebi belli; para! İşte Satoshi de bunun kontrolünü devletlere ve sermaye odaklarına bırakmak yerine tamamen insanlığa eşit dağıtmayı önerdi. Yani varlığı, İspanya Merkez Bankası (La Casa de Papel izlemenizi öneririm) ya da Amerika kafasına göre basıp kafasına göre dağıtmasın. İnsanlar ne olup bittiğini görsün ve kendi hafızasına kaydedebilsin. İşte temel olarak bu kayıtlara da blokzincir diyoruz. Varlığın kontrolünü (varlığı değil), herkese eşit olarak dağıtıyor. Keza Vitalik de -sadece parayı değil-; insanların ağ üzerinde yaptığı her şeyi bir merkez yerine zincir üzerinde kaydetmesini sağladı.

Yani özetle -teorik olarak- blokzincirler, gücü merkezden alıp dağıtıyor. Yıkıcılık açısından daha fazlasını vaat eden bir teknoloji yok sanırım. Bu yüzden blokzincirler ve kripto varlıklar, devletler ile büyük bir mücadele içinde. İnsanlığın bunu kabul etmesi, devletlerin varlığını sorgulanabilir hale getiriyor. Sonunda kimin kazanacağını bilemeyiz. Ama eğer kripto varlıklar, alış veriş için doların ya da herhangi bir devlet parasının önüne geçerse o zaman sadece para ve güç değil; birçok şey dağılır!

5G ve bulut teknolojisi

Bulut hizmetini kullanmayan bir işletmeyi neredeyse bulamazsınız. Şu an 400 milyar $'a yakın bir yatırım var. Daha önce bahsettiğim gibi yakında hayat çevrim içi olacak. Şirketler de öyle... Donanım yatırımını neredeyse sıfırlayıp "operasyonu ölçekleyen" bulut teknolojiler, artık büyük oyuncu. Çünkü oyun sektöründe bir sonraki dönemin donanım üzerinde değil bulut üzerinden olacağı kesin. Google zaten Stadia projesi ile buna başlamışken Sony ve Microsoft da abonelik modellerinde ısınma turlarına geçti. Keza nVidia GeForce ile ihtiyacınız olan tek şey internet. Gelecekte yüksek donanım cihazları almanıza gerek olmayacak. Bu donanımı çevrimiçi olarak kiralayacaksınız. İşte bunun için de son derece güçlü bir internet alt yapısına ihtiyaç var: 5G!

Ülkemizde henüz emekleme seviyesinde olsa da özellikle dünyanın doğusu 5G ile donandı. Çünkü şimdilik sadece müzik ve video indiriyoruz. Ama gelecekte bu deneyimlerden çok daha fazlasını isteyeceğiz. En başta AR/VR!.. Hatta güvenlik... Bütün bunları mevcut altyapı ile sağlamak imkansız. Çünkü dünyanın hızı değişmese de biz çok hızlıyız ve 5G'ye ihtiyacımız var. Aslında bu yazıda bahsettiğimiz tüm devrimlerin 5G'ye ihtiyacı var. Ancak biraz zor bir teknoloji. Çünkü dalga boyu çok kısa olduğu için veri mesafesi kısa. Veriyi taşımak için çok faza antene ihtiyaç var. Bu da hükümetleri bu yatırımı yaparken zorluyor. Bakınız; Türkiye! 2024 yılında 5G'nin, dünyanın %40'ına yayılması bekleniyor. Mobil verinin %25'ini sağlayacak ve bunu yaparken şimdikinden tam 10 kat hızlı olacak. (Teorik olarak 100 kat) Daha fazla bilgi için bu yazıyı okuyabilirsiniz. Her halükarda 5G ve bulut aslında devrimlerin devrimi gibi bir şey.

Kuantum bilgisayarlar

Aslında henüz yakın bile değil. Çünkü teknolojinin kendisi henüz bebek. İnsanlığa sunacağı hizmetleri henüz test edemedik. Belirsiz bir süreç. Beş yıl sonra son tüketiciye yönelik ürünler gelebilir. Kuantum mekaniği; kolayca sorgulama, izleme, analiz etme ve bunlara göre hareket etme yeteneğine sahip. Özellikle finans, bankacılık (hesaplama) ve siber güvenlik (şifreleme) konusunda büyük beklentiler var. Ama devrimsel yanı nedir derseniz şöyle anlatalım: Geleneksel bir bilgisayarın 10 bin yılda yapacağı işlemi bir kuantum bilgisayarın yapması 3-5 dakika! Günümüzdeki herhangi bir şifrelemeyi çözmesi ise saniyeler sürer. Yani muhtemel bir gelecekteki kuantum bilgisayarlar için durum şu: Zor diye bir şey yoktur; imkansız zaman alır. o da birkaç saniye...

Bonus teknolojiler

Dördüncü sanayi devrimi için bütün bunların yanında; özellikle biyolojik teknolojiler ve insan sağlığı ve ömrüne yönelik yeni büyük şeyler de var: Genom, biyometri, üç boyutlu yazıcılar... Genomik teknolojiler, DNA dizme teknolojileri tarımsal üretimi iyileştirecek, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltacak ve insan ömrünü uzatacaktır. Biyometri ile belki de şifreler ortadan kalkacak ve insanlar sadece yüz, ses, göz, el tanıma ile erişecek. 2025 yılında şirketlerin %72'sinin biyometriye geçmesi bekleniyor. Tabii bu durum dijital kimliklerin oluşması demek. Metaverse kimlikler... Üç boyutlu yazıcılar ise şimdilik çanak çömlek seviyesinde olsa da müthiş bir potansiyele sahip. Özellikle organ üretimi ve nakli konusunda son derece başarılı girişimler var. Yapay kalpler, böbrekler, eller, ayaklar... Hasta insanların böbrek ya da karaciğer sahibi olması için sıra beklemediği bir dünya düşünün.

Biz dünyadan kesinlikle hızlıyız. Bu yüzden beşinci sanayi devrimi belki de dünyada olmayacak. İnsanlık bu deneyimi başka bir gezegende yapacaktır muhtemelen. Ancak görünen o ki dördüncüsünde dünya ile idare etmeliyiz. Peki sizce sıradaki büyük şey nedir?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum