Gündem

Eğitimci Gözüyle Uzman Öğretmen ve Baş Öğretmen


Onur Ömer Düzgün 16 Ağustos 14:57

Karavan ile daha önce Beni Ödülle Cezalandırma ve Nöbetçi Öğretmen yazılarıyla eğitimden söz etmiştik. Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun çıkması ile birlikte öğretmenlere "uzman öğretmen ve baş öğretmen" unvanlarına sahip olabilecekleri belirtildi. Elbette bu unvanları kazanmanın şartları var.

Basının öğretmenlere karşı hep bir tavrı olmuştur. En basitinden maaşlar haber yapılırken, kıdemi derecesi sona yaklaşmış, eş yardımı alan ve üç çocuklu öğretmenin maaşına göre haber yaparlar. Oysa yeni başlayan öğretmen o maaştan çok daha düşük bir ücret alır. Enflasyon farkını zam olarak gösterirler ki buna hiç değinmeye gerek yok.

Meslek kanunu çıkınca da "Öğretmenler uzman öğretmen ve baş öğretmen oluyor. Maaşları şu kadar artacak." diye manşetlere taşındık. Oysa işin görünen yüzü asla o değil.

Dört gözle beklenen kanun

Öncelikle meslek kanunun çıkmasını tüm öğretmenler dört gözle bekledi. Çünkü öğretmenler açısından çok gerekliydi. Memur özlük hakları ve öğretmenlerin özlük hakları karışabiliyordu. Beklenti boşa çıktı ve meslek kanunu bir nevi ölü doğdu. Öğretmenlerin yüzünü güldüreceği yere moralinin bozulmasına neden oldu. Kanun ile yeni olarak gelen tek şey "uzman öğretmen ve baş öğretmen" unvanları oldu.

Bu unvanları alabilmek için öğretmenler meslekte belli bir yıl çalışmış olup 180 ve 240 saat arası değişen eğitimleri izleyip sınava girecekler. Sınavdan 70 barajını geçen on senesini çalışan öğretmenler uzman, uzman öğretmen olarak 10 yılını çalışan öğretmenler de baş öğretmen olabilecek. Hemen küçük bir hatırlatma 17 sene önce bir kere uzman öğretmenlik sınavı oldu. Yani sınav bu sene yapılıp seneye yapılmayabilir.

Uzman Öğretmen

Öğretmenler sınavı istemiyor. Sene bazında unvanların verilmesini istiyor. Çünkü verilen eğitimlerin içeriği boş. Tüm öğretmenleri kapsayan bilgilerden oluşmamış, saat doldurmak için "Hocam gel sen de bir şeyler anlat!" dercesine hazırlanmış eğitimler var. Tüm öğretmenler bu eğitimleri izliyor. Alanları doğrultusunda bir eğitim ise söz konusu değil ve tüm öğretmenler bu sınava girecek. Sınıfta uygulamamız gereken yöntemleri masada oturup elleri bağlı promterdan okuyarak anlatan hocaları dinleme zorluğu ise ayrı bir mevzu. Dikkatinizi toplayıp dinleyebilirseniz ne mutlu... Belki onları dinlerken 600 sayfalık metni okuyabilirsiniz.

Öğretmenler, öğretmen olabilmek için üniversite sınavına girip, alanları doğrultusundaki eğitimleri tamamlayıp KPSS sınavına giriyorlar. Yani bir öğretmen sınıfa girene kadar rüştünü ispat ediyor. Sınıfa girene kadar ölçülmedik bilgisi kalmıyor. Bu yüzden "kolay" olsa da bir sınav istemiyor. Rüştünü ispat edememiş kişiler kısa yoldan makam sahibi olabilirken bu sınav öğretmenlerin zoruna gidiyor.

Öğretmenlerin isteği eski saygınlıkları

Zaten öğretmenlerin takıldığı nokta sınav değil. Mesleki itibarın "Alo öğretmen şikayet hattı" ile zedelenmeye başlaması ve bu sınav ve yapılan açıklamalarla ayaklar altına alınması. Öğretmenler eski günlerde olduğu gibi toplumdaki saygınlığını istiyor.

Öğretmenler genelde parçalara bölünmüş haldedir. Eğitim sendikaları da aynı şekilde... İlk defa bu tutum karşısında öğretmenler tek ses oldu. Bunu gören sendikalar da -baştan sınavı alkışlayarak karşıladığı için birisi mecburiyetten U dönüşü yaptı- öğretmenlerine destek vermeye başladı. Hatta bazı gazeteciler de bu sorunu gündeme getirmeye başladı.

Temmuz sonu Ağustos başı, öğretmenler eğitimleri izliyor. Bir yandan da eğitimin metinlerine göz gezdiriyor. Yani yeni eğitim öğretim yılına kafası dolu girecek. Kasım ayında da sınav olduğunu düşünürsek öğretmenlerin işi zor.

Zaten öğretmenler ekonomik şartlar altında zor günler geçiriyor. Şartsız zam beklerken alacakları cüzi fark -1000 TL ve 2000 TL arası değişiyor- için sınav olması ve sayın bakanın bu sınavı savunma şekli öğretmenleri üzüyor. Öğretmenler bakanlarından destek görmek istiyor. Özetle şu an öğretmenler mutsuz. Öğretmen camiası büyük bir camia. İnanıyoruz ki bu birlik beraberliği devam ettirebilirlerse istediklerini alacaklardır.

Bu yazıyı kargala!
3 Yorum
Fatma0030
Fatma0030
15:31 @ 16.08.2022
Çok güzel bir değerlendirme,ben de tüm bu değerlendirmelere katılıyorum.Yüreğine kalemine sağlık zümrem.
Senem
Senem
15:54 @ 16.08.2022
Birlik olamayan bir meslek grubu olması gerçekten üzücü. Umarım bu sefer birlik olmayı başarırız.
Özge beyaz
Özge beyaz
19:41 @ 16.08.2022
Harika bir değerlendirme. Keşke herkese ulaşsa