Bilim & Teknoloji Aile & Çocuk

Ekranların Ardındaki Tehlike: Siber Zorbalık


Uğur İşçeviren 12 Nisan 11:14

Sizce çocuğunuzun siber zorbalık mağduru olma olasılığı nedir? %20!.. Peki böyle bir durumda bunu size söyleme olasılığı nedir? %10... En azından istatistikler öyle söylüyor. Yani başımıza gelmez sanıyoruz ama uzak değil. Üstelik bu durumda çocuklarımızın bunu bizimle paylaşma olasılığı çok daha az. (Esasen siber zorbalık her yaştan insanın karşılaşabileceği bir durum. Ancak bu yazıda önceliğimiz çocuklar ve gençler olacak.)

Peki siber zorbalık nedir? Dünyada kaç çocuk ya da yetişkin bu çevrimiçi davranışın mağduru oluyor? Doğru yaklaşım nedir? Sonuçları nedir? İstatistiklere göre siber zorbalık ne kadar şiddetli?

Öncelikle bu sayıların 2020 yılında öne çıktığını belirtmeliyim. Çünkü 2019 öncesi çok daha az olan siber zorbalık verileri COVID-19 sonrası ciddi bir artış gösterdi. Sebebi basit! Ekran başında geçen süre arttı.

İşte bu süreler arttıkça maruz kalma deneyimi de arttı. Bu deneyimi UNICEF şu şekilde tanımlıyor: Siber zorbalık, dijital teknolojilerin kullanımıyla zorbalıktır. Uzmanlar bu basit tanımı şöyle de geliştiriyor: bilgisayarların, cep telefonlarının ve diğer elektronik cihazların kullanımı yoluyla verilen kasıtlı ve tekrarlayan zarar. Yani eylemin kasıtlı olması onu şakadan ayıran kısım. Ayrıca kişinin bu eyleme devamlı maruz kalması da siber zorbalık kavramını doğuruyor.

  • Kasıtlı: Davranış kasıtlı olmalı, tesadüfi değil.
  • Tekrarlanan: Zorbalık, yalnızca tek bir olayı değil, bir davranış modelini yansıtır.
  • Zarar: Hedef, zarar verildiğini algılamalıdır.
  • Bilgisayarlar, cep telefonları ve diğer elektronik cihazlar: Geleneksel zorbalık ile en büyük fark budur.

Hepimizin başına gelebilir

Siber zorbalık tanımı çoğumuz için uzaktan izlediğimiz ve hatta çok da dikkate almadığımız bir durum. Peki sonuçları neler? UNICEF bu konuda kesin çizgiler çekmiş. Çocuk kendi evinde bile zorbalığa uğruyormuş hissine kapılabilir. Zihinsel olarak (üzgün, utanmış, aptal, hatta korkmuş veya kızgın hissetmek), duygusal (sevdiğiniz şeylere karşı utanma veya ilginizi kaybetme), fiziksel olarak (yorgunluk, uyku kaybı veya mide ve baş ağrıları gibi semptomlar yaşamak) gibi etkiler ortaya çıkar. Başkaları tarafından alay edilme veya taciz edilme hissi, insanların konuşmasını veya sorunla başa çıkmaya çalışmasını engelleyebilir. Aşırı durumlarda, siber zorbalık, insanların kendi hayatlarını almasına (özellikle Amerika'da çok örneği var) bile yol açabilir. Sizce hala basit bir durum mu?

Siber zorbalıkla ilgili sayılar sizi daha fazla dikkat etmeye zorlayacak. COVID-19 sonrası yapılan araştırmalara göre;

  • 12 ila 17 yaş arasındaki gençlerin yaklaşık %37'si internette zorbalığa maruz kalıyor. % 30'u birden fazla kez. 
  • 10-18 yaş arasında bu oran %20'ye düşüyor.
  • Garip bir şekilde yaş arttıkça mağduriyet oranı artıyor.
  • Ankete katılanların %42'si Instagram'da taciz edildi.
  • Gençlerin %60'ı çevrimiçi zorbalığa tanık oldu. Çoğu müdahale etmiyor.
  • Genç kızlar, erkeklere göre çok daha fazla siber zorbalık deneyim yaşıyorlar.
  • Engelli, LGBTQ veya obez çocukların siber zorbalığa uğrama olasılığı diğer çocuklara göre daha yüksek.
  • Her 10 gencin/çocuğun yalnızca 1'i bunu ebeveynlerine bildiriyor. (Bu bilgiyi yazı boyunca tekrarlamanın faydalı olduğunu düşünüyorum)

Oyunlar sosyal medyadan tehlikeli

Siber zorbalık için en çok tercih edilen platformlar; Instagram, Facebook, TikTok ve Youtube gibi platformlar sanılsa da esas tehlike oyunlar. Roblox, Minecraft ve Fortnite üzerindeki siber zorbalık faaliyetleri %30-50 arasında değişiyor. Çünkü bu platformlarda kolayca yardım teklifinde bulanabiliyorlar. Siber zorbalarla ilgili ilginç bir anekdot da şu ki her 7 zorbanın 1'i zorbalığa maruz kalmış. Yani zorbalık bulaşıcı. Ayrıca siber zorbaların, geleneksel zorbalara göre pişmanlık oranı da çok daha az. Çünkü yüz yüze iletişim kurmadıkları için duygusal bağ kurma ya da pişmanlık hissetme gibi bir durum yok. En çok tercih ettikleri siber zorbalık ise taciz. Tehdit ve şantaj da çok sık karşılaşılan diğer zorbalık örnekleri.

  • İncitici metinler veya anlık mesajlar göndermek
  • Sosyal medyada utanç verici fotoğraflar veya videolar yayınlamak
  • İnternet üzerinden veya cep telefonlarıyla kötü dedikodular yaymak

Siber zorbanın en sık kullandığı yöntem %55 ile para ve hediye vererek iletişime girmek. %30'undan fazlası da hoş sözler ve şakalar ile başlıyor. Bu durumla karşılaşan hedef, tehlikeyi fark ederse çoğunlukla engelliyor. Ancak UNICEF bu konuda hem ebeveynleri hem de çocukları uyarıyor: Siber zorbalık ile karşılaşırsanız bunu yetkililere bildirin! Durumu platforma bildirmek, zorbalığın durması, tanımlanması ve zorbaya "davranışlarının kabul edilemez olduğunu göstermek" açısından çok önemlidir. Unutmayın; gerekirse polise başvurmanız bile bir yöntemdir.

Böyle bir durumda olayı kendi içinde çözmek genellikle zorbayı cesaretlendirirken toplumdaki diğer çocukları da açık hedef haline getiriyor. Bu çocuklardan sadece %10'u bunu ailesine söylüyor. Bu durumda zorba da yoluna devam ediyor. Siber zorbalık mağdurunun durumu raporlaması halinde zorbanın durdurulma oranı %30 ancak ne yazık ki hala birçok aile ve çocuk rapor edebileceği bilgisinden mahrum. Üstelik sosyal medya şirketleri, kullanıcılarını güvende tutmakla yükümlüdür. Bu konuda bizimle iş birliği yapmak zorundalar.

Çocuğunuzu destekleyin

Siber zorbalık ile ilgili en can alıcı kısımlardan biri anonim bir eylem olması. Böylece zorba yaşına, konumuna, medeni haline -hatta ebeveyn oluşuna- aldırmadan "güvenli" alanda zorbalık yapabiliyor. Bu yüzden rapor önemli olsa da bazen çocuklar kendi okul ve sosyal çevrelerinde siber zorbalığa maruz kalıyor. Yani çocuk okulda başlayan sürece sosyal platformlarda özellikle lakaplar ile maruz kalmaya devam ediyor. Bu durumda sıklıkla okula gitmekle ilgili olumsuz davranışlar artıyor. Bu yüzden ailelerin özellikle dikkatli olması gerek. Uzmanların aileler için önerdiği yaklaşımlar basitçe şöyle;

  • Çocuğunuza onu sevdiğinizi ve desteklediğinizi hissettirin.
  • Çocuğunuzun bilgisayardan veya cihazdan uzaklaşmasına (dijital ekran süresini azaltmasına) yardımcı olun.
  • Zorbalık yapan çocuğu tespit edebiliyorsanız, ebeveynleri ile konuşun.
  • Çocuğunuzun okulu ile iletişime geçmeyi düşünün. Zorbalık çevrimiçi oluyorsa, çevrimdışı da olabilir.
  • Çocuğunuzu atabilecekleri belirli adımlarla güçlendirin, cesaret verin.

Siz de hem ailenizde hem de çevrenizde bu konuda desteğe ihtiyacı olan mağdurları anlamaya çalışın. Unutmayın! On çocuktan sadece biri bu durumu ailesi ile paylaşıyor. Çocuğunuzun diğer dokuz çocuktan biri olması, onun suçu değildir. Bu konuda hem öğretici hem de anlayışlı olmak çocuk için süreci kolaylaştıracaktır. Başınıza gelmese bile gelmeyeceğinin garantisi yok. Sadece bu sebeple bile çevrenizdeki ebeveynler ve çocuklar için farkındalık oluşturmanız şart. Böylece siber zorbaları durdurabiliriz.

Bu yazıyı kargala!
3 Yorum
sana ne
sana ne
12:01 @ 12.04.2022
Kapak görseli Batman'i andırıyor. Yazı rast gele önüme düştü. Resmen Batman'i kötülüyorsunuz. Sizin amacınız ne? Tüm Batman sevenleri ayaklandıracağım. Şimdi yazınızı ss ile gruplarda paylaşıyorum. Görürsünüz siz.
1 yanıt
Uğur İşçeviren
17:31 @ 13.04.2022
Böyle ince detayları gören okuyucularımızın olması bizi çok sevindirdi. Muhtemelen Batman bize kızmayacaktır. Kızsa da nafile:)
sana ne
sana ne
12:03 @ 12.04.2022
Kapak görseli Batman'i andırıyor. Yazı rast gele önüme düştü. Resmen Batman'i kötülüyorsunuz. Sizin amacınız ne? Tüm Batman sevenleri ayaklandıracağım. Şimdi yazınızı ss ile gruplarda paylaşıyorum. Görürsünüz siz.
ss
ss
13:21 @ 12.04.2022
Batman'dan başka kapak yok muydu? Yazıklar olsun