Bilim & Teknoloji Otomotiv

Elektrikli Araçlar ve Silikon Vadisi #1


Uğur İşçeviren 22 Haziran 16:37

Çok klasik bir ifadeyle başlayayım. "Teknolojinin hızına yetişemiyoruz." Her gün, her saat, her dakika... Yeni bir şeyle karşılaşıyoruz. Bu yüzden bu hıza ayak uydurmak zor ve yakında daha da zor olacak. Çünkü teknoloji sektörü, otomotiv sektörüne giriyor. Üstelik öyle yandan da değil. Tam ortadan... En bilindik teknoloji logolarını, artık kaputların önünde göreceğiz. Bu yüzden yakında, mecazen değil gerçekten "teknolojinin hızına yetişmek zor" olacak. Artık silikon vadisi de elektrikli araç işinde. Mobil sektörün devleri, mobiliteyi yeniden tanımlamak istiyor anlaşılan.

Yakın zaman kadar tüketici teknolojisi üreten firmaları, motorlu taşıtların "bir yerinde" gördük. Özellikle ses sistemleri ile başlayan bu entegrasyon, teknolojinin gelişmesiyle multimedya sistemlerinin araçlara yerleşmesiyle devam etti. Yani araçlar tam olarak akıllanmasa da sürüş deneyimimizi keyifli hale getiren sistemler üretti, tüketici teknolojisi üreten firmalar. Sonuçta iyi bir müzik yolculuğu daha keyifli hale getirir. Hatta bu konuda yazarımız Tuna'nın savı şu ki "en verimli müzik otomobilde dinlenir."

İşte artık teknoloji firmaları bize, "yolda iyi müzik sunmuyor." Daha doğrusu, sadece müzik sunmuyor. Deneyimin tamamını, yolun kendisini sunuyor. Yani araç olmayı bırakıp aracın kendisini sunuyor. Evet!.. Şimdiye kadar özellikle mobil odaklı tüketici teknolojisi üreten firmalar bir bir açıkladı. Yola çıkıyorlar! Elektrikli araçlar ile...

Önce Tesla vardı

Bu firmaların ilki olan Tesla, 2003 yılında kuruldu. Sanılanın aksine kurucusu Elon Musk değil. İlk yatırımı yapan Musk, firmanın CEO'su oldu. Ardından Google kurucuları Larry Page ve Sergey Brin de finansal destek verdi. Günümüzde 15 milyar dolarlık öz sermayesi olan bir dev. Geçen yıl piyasalarda, Toyota'yı geçerek dünyanın en değerli otomobil üreticisi oldu. Tahmini piyasa değeri 250 milyar doların üstünde. Yaklaşık 1 milyon adet elektrikli aracı yola çıkardı Tesla. Bu araçlar Roadster (2008), Model S (2013), Model X (2015) ve Model 3 (2017) isimli dört modelden ibaret. Üstelik satışları da durmaksızın artıyor. Sadece 2020 yılında, 500 bin araç satmıştır. Hali hazırda elektrikli araç piyasasının en güçlü aktörü olan Tesla'nın çok takdir edilesi bir özelliği de var. 2014 yılında kendisine ait bütün patentleri serbest yaparak aşağıda sayacağım firmalara ilham olmuştur. Bu yüzden; bitcoin yatırımcılarını üzen Musk'a, şu sıralar ne kadar kızsak da o gün için teşekkür etmeliyiz.

Gelelim sektörün en güçlü yeni oyuncusuna. Uzun süredir Apple'ın kendi adını taşıması muhtemel bir elektrikli aracı, piyasaya süreceği konuşuluyor. Zaten bu konuda, pek de gizli saklı olmayan işe alımlar yapıyorlar yıllardır. Hatta yöneticiler tarafından da resmi olarak açıklandı. 2014 yılında başlayan süreç, şirket içi anlaşmazlıklar nedeniyle 2016 yılında rafa kalktıysa da 2020 itibari ile son hızla devam ediyor. Titan Projesi adıyla sürdürülen projenin nihai hedefi 2024 olsa bile, gerçekçi beklenti 2025-2027 yılları arası. Zaten bu hedef, Avrupa'nın 2030 yılında içten yanmalı motorlu taşıt üretimini durdurmak yönünde aldığı kararın evrensel bir yansıması gibi duruyor. Peki Apple'ın planı nedir?

Otonom sistemlere odaklanıyoruz. Bu, çok önemli gördüğümüz bir çekirdek teknoloji. Bunu tüm AI projelerinin anası olarak görüyoruz. Muhtemelen üzerinde çalışılması en zor AI projelerinden biri.

Tim Cook - Apple CEO'su

Hem elektrikli hem otonom araçlar

Bu konuda beklendiği üzere akıllı özellikler ile donatılacak olan Apple Car, "çok az ya da hiç etkileşim olmadan" piyasaya sürülecek. Yani elektrikli araç sahipleri, otonom sürüşün tadını çıkaracaklar. Tabii burada klasikçilerin "arabayı süren şoför olmalı" anlayışı devreye giriyor. Yani özellikle ülkemizde düz vitesli araçlara olan rağbeti düşünürsek kolay olmayacak bu dönüşüm. Gerçi zaten bu araçların bizim otoyollarımıza alışması da bir muamma ama sorun değil. Çünkü otonom elektrikli araçların bu topraklara gelmesine çok var. Malum altyapı ve ekonomik gerekçeler...

Apple'ın tüketici teknolojisindeki hakimiyeti, malum. Girdiği her alana adeta can suyu veriyor. Bu bağlamda burada ne yapacağı çok mühim. Apple da bunun farkında ve şunu çok iyi biliyorlar: Eğer elektrikli araç üretecekseler Çin'e muhtaçlar. Yani yazılım konusunda muhteşem çalışsalar da donanımda işin ehlinden yardım almak şart. Pil teknolojisi, bu işin en önemli kısmı ve Uzak Doğu çoktan Üsküdar'ı geçti. Bu yüzden uzak doğu ile ilişkileri sağlam tutmalılar ama ilk girişimler, pek öyle olmadı. Hyundai ve alt markası olan Kia Motors ile yapılan görüşmeler ilerlemedi. Aynı şekilde Nissan ile yapılan görüşmeler de başarısız oldu. Çünkü Apple her zaman olduğu gibi, ürün üzerinde tam hakimiyet istiyor. Ancak iki firma da sıradan bir tedarikçi olmak konusunda gönülsüz oldu. Yani rekabetin bizzati kendilerine yansıdığı bir sahada Apple'ın "getir-götürünü yapan" firma konumuna düşmek elbette mantıklı değil. Sonuçta Apple teknoloji sektörünün lideri olabilir ama otomotiv sektöründe henüz bebek.

Şunu da belirtmek gerekir ki Apple, pil konusunda Çin'den aldıklarını bir üst seviyeye taşımaya istekli. Mevcuttaki pil teknolojine ait olan birleşik modüllü tasarımı değiştirip bütüncül bir paket ya da bütün modülleri tek bir hücrede taşıyan bir tasarım yaratmak istiyorlar. Böylece düşük maliyetli ve uzun menzilli bir pil sağlayacaklar.

İş birliği olmayınca taşeron firma

Görünen o ki Apple, bizzati rekabete gireceği firmalardan beklediği desteği almak konusunda başarılı değil. Aslında ısrarcı da değil. Bu konuda, mobil sistemlerde kullandığı Foxconn gibi küçük bir "montajcı" ile çalışmayı düşünüyor. Zaten yakın zamanda, bu bağlamda çalışan LG Magna isimli şirketle anlaştığına dair bir açıklama da gelebilir. Teşbihte hata olmaz. Ancak otomotiv sektöründe, bu tip bir montajcıya böylesine bir yatırımda ne kadar güvenilir zaman gösterecek.

Ancak klasik otomobil üreticileri bu konuda Apple'a pek şans vermiyor. Zira 1800'lü yıllardan itibaren gelişmeye başlayan otomotiv endüstrisi, öyle kolay hakimiyet kurulacak bir yer değil. Bu yüzden bir çok şirket, Apple'ın piyasaya girişini rekabet açısından olumlu karşılasa da korkmadıklarını belirtiyor.

Otomobil endüstrisi tek bir hamlede devralabileceğiniz tipik bir teknoloji sektörü değil.

Herbert Diess - Volkswagen CEO'su

Herbert Diess - Volkswagen CEO'su

Yazının ikinci kısmında Huawei ve Xiaomi'nin otomotiv endüstrisi ile ilgili planlarından bahsedeceğiz. Peki sizce Apple'ın otomotiv sektöründeki şansı nedir? Tesla bu rekabetin neresinde? Sektörün ilki olarak hep zirvede mi kalacak yoksa Musk'ın kripto salınımlarının cezasını şirket mi çekecek?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum