Sanat

ERDAL BEŞİKÇİOĞLU VE TATBİKAT SAHNESİ


Emine Aydın Albayrak 10 Haziran 14:45

‘Beyleeeer!’ dedim, ‘Beyleeeer!’” (Erdal Beşikçioğlu ODTÜ Vişnelik Açık Hava Sahnesi’nde neredeyse tüm 100. Yıl Mahallesi’ni inletiyordu.)

“Ayı koruyun.” (Az önceki ses tonunun tam aksine çok daha kısık bir sesle söyledi bu repliğini.)

“Çünkü üzerine dünya oturacak.” (Yüzlerce insan kahkahalara boğuldu.)

Erdal Beşikçioğlu, Bir Delinin Hatıra Defteri adlı oyunuyla tiyatro sahnelerine yıllardır damgasını vuruyor. Öğrencilik yıllarımdan beri ya bilet ya da zaman bulamadığım için izlemeyi ertelediğim bu oyun, gerçek bir efsane. Yaklaşık bir buçuk saat süren ve tek perde olan oyunda, bir oyuncunun ne kadar devleşebildiğine şahit oluyorsunuz. Vişnelik çimlerinin arka sıralarında bu kadar heyecanlandıysam sahne önünde neler hissederdim kimbilir?..

Sahne

Sahneye kurulan vinç sistemi ayrı, Erdal Beşikçioğlu’nun vinç üzerindeki oyunculuğu ve cambazlığı  apayrı etkileyici. Tek başına oynadığı oyunda vinç sistemini de kendi yönetiyor sanatçı. Üstelik seyircilerin üstüne gelerek, kendini vinçten aşağı sarkıtarak, bir anda sıçrayıp parmak uçlarında durarak yapıyor bunu. Tüm bunları yaparken de ne bir nefes kontrolü problemine ne de fiziksel bir denge problemine şahit oluyorsunuz. Sahnede her haliyle gerçek bir tiyatro sanatçısı izliyorsunuz. Oyunun yorumu ise gerçekten muhteşem. İlk saniyeden itibaren yükselmeye başlıyor ve finalde zirveye çıkıyorsunuz. 

Anlamsız konuşma kayıtlarıyla başlayan oyun yine aynı ses kaydıyla son buluyor. Yaşanılan zihinsel karmaşa bence daha iyi ifade edilemezdi. Erdal Beşikçioğlu hem oyunculuğu hem de yönetmenliğiyle gerçek bir tiyatro insanı. Aynı zamanda da iliklerine kadar bir tiyatro emekçisi. Bu emeği Ankara Güvenevler’de bulunan Tatbikat Sahnesi’ne giderseniz açıkça görebilirsiniz.

Tatbikat Sahnesi

Güneş Sokak No: 21’de 2013 yılından beri Ankaralılara hem tiyatro izlettiren hem akademik anlamda eğitim veren bir sahne bulunmakta. 1940 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı’na bağlı olarak kurulan Tatbikat Sahnesi 1949 yılında Devlet Tiyatroları’nın açılmasıyla birlikte kapatılıyor. 2013 yılında da ilk açıldığı zamandaki amacına hizmet etme planıyla yeniden perdeler açılıyor. Bu defa kendisi gibi oyuncu olan eşi Elvin Beşikçioğlu ile Erdal Beşikçioğlu’nu görüyoruz Tatbikat Sahnesi yönetiminde. Kendi adıma “Ankaralıyım, şanslıyım, çünkü…” diye başlayan bir cümle kursam, ilk üçe bu sahneyi yazarım. Çünkü çok iyi oyunlar sahneleniyor ve üst düzey eğitimler veriliyor.

Sahnelenen oyunlar ve Tatbikat Akademi için detaylı bilgiye tatbikatsahnesi.com adresinden ulaşabilirsiniz. Bence vakit kaybetmeden bir oyun izlemeye gitmelisiniz. Ardından Amelie’s Garden’da bir kahve içmeli, izlediğiniz oyunu sindirmelisiniz. Belki Amelie’s Garden’dan bir küçük not defteri alıp o an hissettiklerinizi yazarsınız. Belki de bu güzel akşamın anısına saklarsınız. Bir “Küvetteki Gelinler” oyunu sonrası ben öyle yapmıştım ve inanın çok da keyif almıştım.

Küvetteki Gelinler

Erdal Beşikçioğlu yönetmenliğinde sahnelenen oyunda Hazal Türesan, Selin Zafertepe ve Naz Göktan oynuyor. Aynı adam tarafından kandırılan, yalnızlaştırılan ve sonunda öldürülen üç kadının hikayesi var bu oyunda. Su dolu üç ayrı küvette üç farklı hikaye anlatan üç kadın seyrediyoruz. Hatta sahne önündeysek de bir güzel ıslanıyoruz. Oyuncular kadar üşüyüp oyuncular kadar korkuyoruz. Belki o kadınlar kadar boğuluyoruz. Ne yazık ki konu günümüz itibariyle sıradan. Ne yazık ki kadın cinayeti duymaya çok alıştık. Ama oyun hem oyuncularıyla hem de sahneleniş biçimiyle oldukça vurucu. Amelie’s Garden tavsiyem bu yüzden. Oyundan çıkıp hemen rutin hayatınıza dönmek istemeyeceksiniz. Zaten bence isteseniz de kısa sürede dönemeyeceksiniz. 

Hazal Türesan’ı hem fiziksel olarak hem oyuncu olarak çok beğenirim. Bu oyunda hayran kaldım, söylemeden geçemeyeceğim. 

Ankara’da yapılacak çok fazla bir şey olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Ankara’da sosyal hayata Ankara gecelerinin nabzını tutan iPop’la devam edeceğim önümüzdeki hafta. Çünkü bu hafta eğlencelerinin etkisinden kurtulamamış olabilirim. 

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum