Sanat

Eşsiz Öykülerden Doğan Efsane Şarkılar


Onur Ömer Düzgün 19 Ağustos 07:12
Uzun araba yolculuklarında insanların tutunduğu daldır müzik. Bunun için radyolar, otobüs ve tır şoförleri gibi devamlı uzun yollarda olanlar için en iyi arkadaştır. Şahsen benim de iyi arkadaşımdır radyolar. Son yaptığım yolculukta çalma listemde "Tamirci Çırağı"nı dinlerken "Şarkı resmen bir öykü anlatıyor" diye aklımdan geçti ve öykü anlatan veya bir öyküden doğmuş yazılan şarkılar üzerine yazmak istedim. Evet; bu haftaki durağımız "Öykü Barındıran Şarkılar". O zaman Onur Ömer'in Karavanı bu hafta bir radyo programı ve efsane şarkılara misafir oluyoruz. İlk şarkımız Tamirci Çırağı... Zaten kısmen giriş yaptık. Cem Karaca'nın içten ve yaşayarak haykırışı ile "İşçisin sen işçi kal" dediği dizeler hemen kulağımızda çınlamaya başlar. Dönemin politik olarak addedilebilecek şarkısına, ilhamı başka bir eser vermiştir. Sözleri Yeşilçam'ın en duygu dolu filmlerini andıran bu şarkıya, Orhan Gencebay vesile olmuştur. Cem Karaca "Orhan Gencebay'ın Gariban isimli şarkısını dinlerken aklıma bu öykü geldi. Önce şiir olarak yazdım sonra seslendirince şarkı ortaya çıktı." diyor.

"İşçisin sen işçi kal, giy" dedi "tulumları"

https://www.youtube.com/watch?v=JUYzogoz9Mk
Yirmili yaşlarında okuduğu bir dergide, Leonard Cohen ile tanışan Teoman ile devam edelim. Bu tanışma sonrası Teoman "Ben ileride şarkı yazarsam, Cohen'in yaptığını yapıp ahlakçılara yüz vermeyeceğim. Şarkı yazarlarının önünü tıkıyorlar" demiş ve çoğu şarkısında bu sözünün arkasında durmuş. Teoman'ın hangi şarkısını seçeceğime zor karar verdim. Mesela Zampara'nın Ölümü, uyku problemi çeken Teoman'ın Beyoğlu sokaklarında dolaşırken MFÖ'den Ali Desidero dinlemesi ortaya çıkmış. 17 şarkısı, masumluğu ispat edilmiş Erdal Eren için yazılmış. Ama benim favorim Kupa Kızı ve Sinek Valesi. Teoman "Aslında şarkıyı Vega grubundan Deniz yazmış. Şarkıda 'Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak?' kısmını çok beğendim. İsmi bu değildi. Sözlerde de oynama yaptım." diyor bir röportajda. Şarkıyı dinlerken klibi hayal ederek kendiniz çekiyorsunuz. Zaten Teoman, gitarı eline alıp "si bemol"den yürümeye başladıysa hep güzel işler ortaya çıkar.
https://www.youtube.com/watch?v=EITymt9Zp6w
Zamanın Türkçe Rap şarkılarına örnek ve hikayesi hiciv makamında olan bir şarkı var sırada. Ayrıca grubun isminin dahi değişmesine neden olmuş. Hangi şarkı mı? MFÖ'den ve Ali Desidero'dan bahsediyorum. Farklı dünyalara ait olan iki gencin flört etmesini konu alıyor. Hem nüktedan hem dönemine ayna tutan bir parça. Her ne kadar ilk "MFÖ" kullanımı, Eurovision sunucusu ile başlasa da şarkıda "MFÖ dinler, maç seyreder" kısmından sonra grubun adı MFÖ olarak kalıyor. Bu arada şarkının canlı performansları, bence Özkan Uğur sayesinde daha eğlenceli.
https://www.youtube.com/watch?v=bxwI0TL8LrM

Sen gülünce güller açar Gülpembe

Yaşadığı dönemin en usta ozanlarından birisi. "Kemal Sunal gibi, ayrılışı zamansız oldu" derim kendimce. En sevdiğim plaklardan ve canlı performanslardan biridir "Live in Japan." Doğru tahmin karavan sakini. Barış Manço'dan bahsediyorum. Barış Manço'nun hangi eserini seçeceğime de zor karar verdim. Unutamadım, Bugün Bayram, Kol Düğmeleri, Dönence... Hangisini yazsam? Nişanı bozulan Selam Hanım için yazdığı "Kol Düğmeleri mi?" yoksa "Gülpembe mi?" ikilemine kadar geldi iş. Seçmek zor. Çünkü adam -daha önce bahsettiğimiz gibi- ozan. Neticede ben seçimi kendisine bıraktım. O da "Gülpembe"yi seçti. Keza eseri, çok sevdiği anneannesi Ramazan Bayramı'nda ölünce --ona ithafen- yazmış.
https://www.youtube.com/watch?v=uQzQ4epiS6Q
"Baharda yeşillerin rengini kıskandığı, sevda büyüsü gibi olan bir kadına yazılmış" desem hangi yorumcunun sesi kulağınızda çınlar? Sezen Aksu mu yoksa Tarkan mı? Benim cevabım Tarkan. Elbette "Firuze" ... Popüler müziğe eşsiz eserler kazandıran Aysel Gürel, bu eseri kızı Müjde Ar için yazmış. Yani bir anneden kızına güzel bir armağan olan bu şarkının neden yazıldığı hala bir sır perdesi.
https://youtu.be/jaMZ4lyteH0
Ülke olarak zor zamanları geride bıraktığımız zamanlardayız. Olası bir felaket, hastalık gibi kötü durumda insanların aklına hep o geliyor. "Yetiş Haluk Levent" deniliyor. O ise yetişebildiği kadar yetişiyor. Hatta AHBAP yokken de, o yine yardım isteyenlere ulaşmaya çalışıyordu. "Elfida" şarkısı da bundan doğmuş bir şarkı. Kanser hastası olan 9 yaşındaki bir kız çocuğuna yazmış. "Tek istediğim onun bu şarkıyı dinlemesiydi" diyor Haluk Levent. Ne yazık ki Elfida, kendisine yazılan şarkısını dinleyememiş.
https://youtu.be/IcDukzwoDrM

Magazinsel şarkıları sona sakladım

Sona bıraktığım şarkıların öyküleri derin. Hatta biraz magazinsel... Zamanında Sezen Aksu, bestekar Uzay Heparı ile beraberdir. Bu beraberlik, o zamanlar Sezen Aksu'nun vokalistliğini yapan Yıldız Tilbe yüzünden biter. Bunun üzerine Sezen Aksu "Bak atının terkesine de atmış gözleri şaşı gelini, mor kaftanlara sarmış haspam odun gibi belini, ah verin elime de kırayım cadının derisi kara elini, seni gidi dilleri fitne fücur, kıyametin gelsin." gibi kinaye dolu sözler barındıran "Beni al onu alma" şarkısını yazar. Bunun üzerine Tilbe ise "İçindeki nefret söner mi artar mı, bedavaya satsan alan olmaz, kendin olamadın ya koynuma onu ittin, yaptıkların hiç bir kitaba sığmaz." diyerek "Ey" şarkısı ile cevap vermiştir. Uzay Heparı ise sonra başka birisi ile evlenmiştir. Tilbe, bu sefer de "Delikanlım" ile sesleniştir. Lakin Uzay Heparı, kısa süre sonra hayatını yitirir. Uzay'ı rüyasında gören Sezen Aksu, "Yas" şarkısını yazar ama okuyamayacağını söyleyerek Levent Yüksel'e verir.
https://youtu.be/6pYgGItOqtE
Efsane şarkıların eşsiz öykülerini okudunuz. Dinlemeyi de ihmal etmeyin. Eğer bu kavrayış hoşunuza giderse devam edelim. "No Woman No Cry, Hotel California" gibi efsane yabancı şarkıların öykülerinden bahsedelim mesela. Belki karavanı, bir başka zaman oraya süreriz. Ne dersiniz?
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum