Spor

Fenerbahçe Günlüğü: AEK Larnaca Maç Analizi


Serkan Yağcı 7 Ekim 11:16

Rakip hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımız, Kıbrıs Rum Kesimi (KRK) 1. Lig ekiplerinden AEK Larnaca idi. Kendi liginde şampiyonluk turuna kalabilmek için mücadele veren Kıbrıs Rum Kesimi temsilcisi; Dinamo Kiev deplasmanında aldığı 3 puan ile dikkatleri üzerine çekti. En skorer oyuncusu olan Gyurcso Fenerbahçe karşısında 18’de yer almıyordu. Nispeten rahat geçmesini beklediğim bir sonbahar Kadıköy gecesinde, maçın önemi hocanın rotasyonu ve Beşiktaş derbisindeki gole susamışlığımızın giderilmesiydi.

Maç öncesi

Fenerbahçe karşısında AEK takımının savunma ağırlıklı ve kontrollü oynayacağını düşünüyordum. Sürpriz kontralarla skor almak isteyeceklerdir. Jorge Jesus’un İlk 11 tercihi sanki Beşiktaş JK maçına gönderme gibiydi. O maçın sahada olmayanları İCK ve Pedro kesiği yemiş; gayretli-savruk Enner ve -bence dinlendirme amaçlı- Ferdi ve Serdar Aziz yedekti. Nispeten Beşiktaş JK maçında iyi olan Arao ve aynı maçta Crespo’nun yerini dolduracağına sahada gezinen Mert Hakan Yandaş da sakatlıkları nedeni ile kadroda yoktular. Ancak bu aralar herkesin gözbebeği olan bebek yüzlü seri katil Crespo gene sahada idi. İlk 11’e bakınca muhtemelen AEK Larnaca aleyhine tek kale oynanacak maçta kilit oyuncu Batsman dışında Emre Mor olarak gözüme çarparken; işlerin ters gitmesi durumunda yedek kulübesi gene göz kamaştıracak vaziyette hazır bekliyordu.

Oyun

Oyun başlayınca gene amansız pres özellikle Crespo, Rossi ve İsmail ile sahada etkisini göstermeye başladı. Her maç farklı 11 çıkarıp takımı zinde tutan Jesus'un hesap etmediği uyum sorunu oldu. Maçın başında Batsman ve onu besleyecek Emre Mor-Lincoln ikilisinin anlaşamamaları gözden kaçmadı. İlk 10 dakika sonrası KRK temsilcisi oyunda dengeyi sağladı ve baskıyı kırdı. Bu esnada Rossi net bir pozisyonu; Szalai ise ayağına gelen her topu uzun tercihleriyle hunharca harcıyorlardı. Oynanan oyun can sıkmaya başlarken Rossi-Bats uyumu ilk kez sağladılar. Klas bir golcü vuruşu ile Kadıköy sevgilisine koştu. Hemen arkasından morallenen Fenerbahçe, bu kez Batsman’in hatalı pası ile net pozisyonu kaçırdı. Göze çarpan değil artık göze giren Crespo sahada her yerde idi. Crespo’nun bu oyununa İsmail de aynı uyumla cevap veriyordu. Modern bir orta sahanın yapması gereken herşeyi İsmail dün gece fazlasıyla sergiledi.

Altay her zamanki performansı ile kaleyi tutan ilk şutu buyur etti. Neyse ki pozisyonun çoktan ofsayt ile soluğu kesilmişti. Genel olarak bu yarıda istediği oyunu sahaya yansıtamayan Sarı Kanaryalar, AEK Larnaca kalecisi Piric’i 4 kez göbeğinden vurmasa belki de ilk yarı çoktan maçı bitirmişti. Bir önceki maçtan aklımızda kalan ve bir futbol ekibinin takım olduğunu bence en iyi kanıtlayan organizasyonlardan biri olan ofsayt taktiğidir. Ezeli rakip Beşiktaş maçında olduğu gibi KRK’nin güçsüz temsilcisine de fırsat vermedik. Orta saha ikilisinin muazzam oyununa rağmen kanatlarda ve göbekte oyun kurma görevini üstlenen oyuncuların yetersiz oluşu da bu keyifsiz oyunun bir etkeni idi. İkinci yarı başlarken değişiklik yapmayan Jesus; İsmail-Crespo uyumuna güveniyordu.

İkinci gol duran toptan

İlk 15 dakika gene keyifsiz geçerken; Emre Mor’un karıncanın belini incitmeyen nefis çalımı sonrası bir kez daha rakip kaleciye takılıyordu Fenerbahçe. Geldiği ilk zamana göre formu düşen Alioski’nin yaptığı inanılmaz hatayı konuk ekip komik bir vuruşla harcadı. Bunun dışında rakibin atağı dahi yoktu. Maçın üçte birinden az zaman kala sanki değişiklik zamanı çoktan kapıyı çalmaya başlamıştı. Bu düşüncelerle ve sıkıntılı bir şekilde maçı izlerken Jesus gene müdahalesini yaptı. Ancak çok da etkili olduğunu söylemek doğru olmaz.

Maçın tadı kaçtı kaçıyor derken gene duran toptan, rakip kendi kalesine atsa da golü bulduk. O saate kadar direnen AEK Larnaca’da golden sonra motor suyunu kaynattı. Fenerbahçe üst üste 2 pozisyon daha bulsa da bu akşamlık şans faktörünün forvetlerden değil de KRK temsilcisinin kalecisinden yana olduğunu tekrar gördük. Göz bebeğimiz Arda son 2 dakika oyuna girdi. Ancak bu süre ne onu ne de bizi tatmin etti. Buna rağmen ilk topa değişiyle de verkaçını usülüne uygun yaptı, önüne aldı meşin yuvarlağı ve güzel bir şut çıkardı. Evet; doğru tahmin ettiniz! O da kalecinin gazabına uğrayan şutlar arasındaki yerini aldı. Nitekim 90 dakika kazasız atlatılmış oldu.

Maç sonrası

Sistemin temel problemi ortada çok sağlam olan ikili [Crespo-İsmail, Arao-MHY, vs.) işin hamallığını çok güzel yaparken; kanatlarda ve ortada oyunu kurması gereken futbolcularımızın istenen yetenek (Osayi, Rossi, King) ya da form (İrfan Can Kahveci, Emre Mor) seviyesinde olmamalarıdır. Sezon başı istenilen skorer kanat ve forvet alınmamasının ceremeleri bunlar. Öte yandan Batsman gol atmasına rağmen sahada yoktu. Artık toparlanması lazım, zira vakit hızla ilerliyor. Rossi asisti yaptı yapmasına ama bu kadar bol keseden gol kaçırması büyük sorun. Savunma üçlüsü Alioski’nin tek hatası ve Szalai’nin uzun top kayıpları hariç kusursuz oynarken; İsmail ve Crespo göz doldurdu. Onların dışında biraz Emre Mor gayretli idi ancak bitiriciliği maalesef yetersiz kaldı. Oyuna sonra katılan Enner ise huyundan vazgeçmeyip bencilliğini gene sahaya yansıttı.

Arda konusu benim için ayrı parantez her zaman. Hocanın vardır bildiği. Bence ters motive, burun sürtüyor. Bir zaman sonra Arda çok büyük işler yapıp da; geçmişi anlatırken Jesus için "beni o parlattı" diyecektir. Çünkü çok hırslı. Kısa zaman oynamasına rağmen, çektiği şut sonrası orta sahada bir top kendine gelmeyince hırsından deliye döndü. Patlamaya hazır bomba kıvamında ve Jesus, bu çocuğun içine sürekli barut atıyor. Zamanı gelince fünyesini çekip bırakacaktır.

Bana göre maçın adamı Fenerbahçe’nin çok da keyif vermeyen oyununa rağmen, 2 gol yese bile 8 net kurtarış yapan kaleci Piric idi. Belki de tarihi farkla bitecek hezimeti, gerek skora direk etki eden kurtarışları ile gerekse o kurtarışları yaptıkça takımının oyun içinde uzun süre kalmasına sebep oluşuyla engelledi. Fenerbahçe cephesinde ise bu maçta İsmail maçın adamı idi. Ancak bunda Crespo’nun emeği çok büyüktü. Kısacası çok da keyif veren bir oyun oynamamasına rağmen Fenerbahçe Avrupa kulvarında da grubunda zirveye oynuyor. Rennes ile beraber 7 puan ve 1 gol fazlası ile lider durumda. Avrupa arenasındaki sonraki maç, haftaya aynı ekiple bu kez deplasmanda. 3 gün sonra Kadıköy’deki Fatih Karagümrük maçına dair Fenerbahçe Günlüğü’nde tekrar birlikteyiz.

Bu yazıyı kargala!
1 Yorum
Hakan
Hakan
19:49 @ 07.10.2022
Gerçekçi ve futbol bilgisine dayalı bilimsel makale kıvamında bir yazı. Tebrik ederim.