Gündem Spor

Futbol Evine Dönüyor da İngiltere Hak Etti Mi?


Uğur İşçeviren 8 Temmuz 16:52
Süleyman AKTÜRK: İngiltere kadro kalitesi, oyun hafızası, taktiksel bilgi, bireysel yetenek gibi konularda zaten favoriydi maç öncesi. Ancak Danimarka tam bir Kuzey Avrupa takımı gibiydi bu turnuvada. Günümüz futbolunda takım savunması, oyun içi geçişler ve motivasyonunu yüksek tutan takımlar sürpriz sonuçlara imza atabiliyor. Danimarka dün akşam o sürprizi yapsaydı bir çok kişi daha keyif alacaktı eminim. Dünkü penaltı bana; UEFA’nın 2004 yılında Şampiyonlar ligi finalinde Monaco-Porto maçından sonra “bir daha böyle bir final olmayacak” açıklamasını hatırlattı. UEFA bunu hep yapıyor o yüzden turnuva başından beri İngiltere’ye açılan final yolu yeni dökülmüş bir asfalt gibiydi. Danimarka ise bu turnuvada bize seyir zevki yüksek maçlar izletmesiyle hafızalarımızda kalacaktır.

Futbol evine dönmek zorunda gibiydi

Tuna TANYOLAÇ: Euro 2020 İngiltere - Danimarka yarı final maçını geride bıraktık. "Futbol evine dönüyor" diye diye İngiltere sonunda finale çıktı. Peki içimize sindi mi; o kısmını biraz ele alalım. Danimarka turnuvaya bir şokla başlamıştı. Kaptanları ve en kariyerli oyuncusu Eriksen ilk maçta kalp krizi geçirerek takımını yalnız bırakmak zorunda kalmıştı. Danimarka bu olaydan kendine motivasyon sağlayarak turnuvada ilerleme kaydetmeyi başardı. Taraflı tarafsız takdir topladılar. Öyle ki "92 peri masalının bir tekrarı olur mu?" havasına bile girdiler. İngiltere’nin iyi bir jenerasyonu ve ev sahipliği avantajı bulunuyordu. Yarı finale kadar gol yemeden gelmek dikkat çekici bir performans oldu. Buraya kadar hak etmedikleri bir durum yoktu.
Yarı finalde Danimarka İngiltere’ye Euro 2020’de yediği ilk golü atma başarısı gösterdi. Maç başa baş gidiyordu. Öyle atalım yatalım stratejisi de yoktu. Maç 1-1 olduktan sonra da takımlar 85. dakikaya kadar gol aramaktan vazgeçmediler. İtalya’nın yaptığını yapmadılar yani. Futbol zevkimize mani olmadılar. "Bu maçı penaltılar belirler" derken -evet- bir penaltı maçı belirledi. Hakem sonlara doğru her temasa İngiltere lehine düdük çalmaya başlamıştı. Ardından da belki ligimizde bile çalınmayacak bir penaltı geldi. Belki peri masalı yarım kaldı ama dostluk dayanışma destanı olarak aklımızda kaldı Danimarka. Kendi takımızda aradığımız mücadeleyi sende bulduk. Teşekkürler Danimarka teşekkürler…

Severiz mazlumun yanını

Onur Ömer DÜZGÜN: Biz ülke olarak “mazlumun yanında olmayı" severiz. Sanırım dünyada bu mantık ile yaşayan tek ülke değiliz. La Casa De Papel’de Profesör ilk sezon planını açıklarken “Kamerun ve Brezilya futbol maçını kim kazanır?” sorusunu sorar. Herkes "Brezilya" cevabını verir. “Peki kimin kazanmasını isterdiniz?” sorusunu sorunca bu sefer tümü "Kamerun" cevabını verir. Buna cevaben şunu söyler: “İşte tam da ben de bundan bahsediyorum. Halk olarak Brezilya’nın, yani güçlü olanın yeneceğini biliyoruz ama yine de Kamerun’un kazanmasını istiyoruz. Hatta bazı Brezilyalılar bile Kamerun’un kazanmasını istiyor. Çünkü halk ezilenin tarafındadır ve kendine yakın gördüğünü hep desteklemiştir, çünkü halk ezilendir!

İngiltere-Danimarka yarı final maçı için de ister "güçsüzün yanında olmak" deyin ister anglofobia; ben de Danimarka’yı destekleyenlerdendim. Ucuz -daha doğru bir tabirle flu- bir penaltı ile final şansını kaçırmalarına üzüldüm. “Futbol evine dönecek” ise böyle basit hatalara gerek olmamalı. Ne kadar istatistik olarak İngiltere hak etmiş gibi görünse de Louis Brandeis’in sözünü hatırlatalım: “Üç çeşit yalan vardır; yalan, kuyruklu yalan, istatistik...” Son bir not... Umarım bundan sonraki turnuvalar böyle saçma bir ev sahipliği konsepti ile olmaz. Gerek Avrupa Şampiyonası gerek Dünya Kupası ruhuna aykırı. 

İngiltere kesinlikle hak etti

Uğur İŞÇEVİREN: Ben bu konuda biraz daha İngiltere yanlısıyım. Bunun iki sebebi var. Birincisi turnuvanın tartışmasız en net futbol oynayan takımının finalde olması gerekirdi. Zaten maçta da golü yediği dakikadan sonraki şaşkınlık kısmını atınca yine net bir oyun ortaya koydu. Danimarka, Pickford'un yarattığı gereksiz heyecanlar dışında taraftarını ayaklandıramadı. Kötü oynamadıysa da İngiltere gibi "final bizimdir" havası yoktu. Danimarka'da ise Schmeichel, İngiliz taraftarlara saç baş yoldurttu. Yani oyun olarak, tur zaten İngilizlerindi ki o penaltı olmasa da artık golü hissediyordu herkes. Gelelim ikinci sebebe: Penaltı!.. Ucuz muydu? Evet! Flu muydu? Kesinlikle! Basit miydi? Tartışmasız! Peki "kesinlikle penaltı değildi" diyen var mı? İlk müdahaleye "hadi neyse" deriz ama üstüne bir de ikinci müdahale var. O yüzden bu maçta "futbol evine mi gitti?"; bilemem ama final kesinlikle hakkettiği yere gitti. Kupa mı?.. Onu pazar göreceğiz.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum