Aile & Çocuk Kitap & Edebiyat

Gerçeklerle Yüzleşin: Benliğini Arayan Çocuk İncelemesi


Gamze Erdem Özcan 10 Ağustos 17:52

Benliğini Arayan Çocuk kitabı ile henüz tanışmadınız mı? Bir anne baba düşünün. İstemeyerek dünyaya bir çocuk getiriyorlar. Ana rahmine düştüğü anda istenmediğini farkeden bir çocuğun iç dünyası dünyaya nasıl yansır? Sanıyorum böyle bir dünyada, çocuğun iç dünyasından başka sığınacağı bir yer yoktur. İç dünyanın bu gizemine ulaşma sürecini hemen herkes merak eder. Bu nedenle de bazı yollar aramak olağandır. İşte oyun terapisinin gücüyle ve o gizemli süreçle tanışmak isteyenlere etkisini hiç yitirmeyen bir kitapla geldim. Oyun Terapisi kitabının yazarından, Benliğini Arayan Çocuk. Yani Dibs'in sonu harika biten hikayesi...

Pencereden gördüğümüz gece, dışarıdaki katı gerçekliğin çizgilerini muğlaklaştırır. Karanlıkta hiçbir şey keskin sınırlarla ayrılmaz. Siyah ve beyaz ortadan kalkar. Kesin yargılara varamaz insan. Gün ışığında insan tüm cevapları bildiğini ve herşeyi olduğu gibi görebildiğini zanneder. Oysa gökyüzü karardığında, önyargılar yumuşar, suçlamalar çekilir ve duygular ortaya çıkar. Alacakaranlıkta tüm kesintilerbelirsizlikle yer değiştirir.

Benliğini Arayan Çocuk

Hikayenin başında Dibs, yaklaşık iki yıldır okula giden, hiç konuşamayan, öğretmeni ve diğerlerinin ilgisini çekmeyen bir çocuktur. Gün boyu yerinde oturur. Hatta zaman zaman sınıfın ortasında emekler. Bazen ise öfke nöbetlerine tutulur. Nihayet okul psikoloğu, pediatristler biraraya gelerek durumu anlamak isterler. Fakat durum oldukça karışıktır. Zeka geriliği mi? Psikolojik bir bozukluk mu? Yoksa doğum esnasında alınan bir hasar mı?

Her şey akışında mı?

Ailesi tarafından zihinsel geriliği olduğu düşünülen Dibs'in benliğini arayış hikayesini ilk okuduğumda çok etkilenmiştim. Kitap aldığım bir sitenin, aldığım kitaplara istinaden oluşturduğu önerilenler listemde karşıma çıkmıştı. Öylece atmıştım sepete gelir gelmez de okuduğum ve beni sürükleyen bir kitap oldu. Oyun terapisi ile ilgili okuduğum tüm kitaplara da açılan bir kitap oldu. Hatta beni adım adım oyun terapisini öğrenmeye de sürükledi.

Bence tüm çocukların tırmanmak için kendi tepeleri olmalı. Ve bence tüm çocukların gökyüzünde sadece kendilerine ait bir yıldızları olmalı. Ve bence tüm çocukların kendilerine ait bir ağaçları da olmalı. Bence böyle olmalı.

Dibs

Ebeveynlik üzerine yazılmış birçok kitap okudum. Hala da okumaya devam ediyorum. Kendi evlatlarım büyüyor. 6-12 yaş aralığında, her biri başka bir kitap olan çocukların hayatlarında dokunuşlarım var. İçsel motivasyonum tamamen onlar. Fakat bu kitabı okuduktan sonra artık bildiğim birçok şeyi uygulama alanıyla tanışmıştım. Yeni bir yol, yöntem bulmuştum. Çaresiz kaldığım, sonuç elde edemediğim birçok çocuk ve durumlar için nasıl yardım alabileceğimi artık biliyordum. Aslında öğrendiğim en büyük gerçek ise herşeyi akışında zannederken, tertemiz bir sayfada nasıl izler bırakıyor olduğumuzdu. Bundan dolayı artık hiçbir adımımı kayıtsız atamayacaktım.

Kim hasta?

Dibs'in sorunlu davranışlarının altında yatan tüm nedenler ebeveyn davranışlarıydı. Sanmayın ki bilinçsiz bir ailenin çocuğu. Hayır!.. Dibs sosyal statüleri oldukça yerinde, idealist, ekonomik düzeyi iyi bir aile bireyi. Belki de tüm şanssızlığı bu! Bu nedenle, en çok da bu yüzden ruh sağlığı çalışanlarının yanı sıra ebeveynler tarafından da okunur bir kitap. Bana kalırsa herkes okusun; sürükleyici tarafı herkesi cezbeder. Hatta Leonard Carmıchael'in kitabın sunuşunda da belirttiği gibi birinci sınıf bir dedektif hikayesi kadar da heyecanlı.

Oyun terapisinin gücünü tanımak, çocukların gözünden onlara hissettirdiklerimizi duyumsamak adına bir başyapıt. Virginia M. Axline'ın kaleminden gerçek bir hayat hikayesi... Bu kitabı okuduktan sonra kendinize ve çocuklarınıza hissettirdiklerinize kayıtsız kalmak imkansız. Çünkü Dibs, gelişen kişiliği, oyun terapisi odasında, evde, okulda yaşadıklarıyla onu tanıma fırsatı bulan herkesin kendisiyle gelişme fırsatını bu kitapla sunmuştur.

https://www.youtube.com/watch?v=F4Z2jcR5cAs

Tüm yazılarım burada, keyifli okumalar!

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum