Gezi & Seyahat Kitap & Edebiyat

GÖLGEDE VE GÜNEŞTE FUTBOL


Haydar Aliyev Parkı’nın şemsiye gibi söğütlerinin altında, Dünya Kupası tarihinde yolculuğa çıktım bu hafta. Kendi deyimiyle ‘iyi futbol dilencisi’ olan Eduardo Galeano okurken, gerçek futbol sevgisinin ne demek olduğunu bir kez daha anladım. Taraftar olmanın tadı başka; birlikte sevinmek, birlikte üzülmek, kaybetsen de sevmek, takım ruhunu hissetmek…İyi futbol sevmenin tadıysa bambaşka. Takım, forma, stadyum, şehir fark etmez. İyi trivela, doksana giden frikik, golle biten bir röveşata heyecanlandırır sizi. Bu hislerle Gölgede ve Güneşte Futbol’u okurken, dünya kupası tarihinin en iyilerini izler gibi keyiflendim.

Yazarın İtirafı

Tüm Uruguaylılar gibi ben de futbolcu olmak istedim. Doğrusu çok da güzel oynuyordum, hatta harikaydım bile denebilir; ama yalnızca geceleri rüyamda.

Dünyanın dört bir yanındaki stadyumları gezen ve ‘Tanrı rızası için, güzel bir maç lütfen.’ diye yalvaran Eduardo Galeano, kitabına küçük bir itirafla başlıyor. Ardından futbol, oyuncu, kaleci, taraftar, fanatik, gol, teknik direktör, röveşata gibi terimleri kültürel açıdan tanımlayan denemelerle devam ediyor.

Röveşata

Ramon Unzaga, bu hareketi Şili’nin liman kentlerinden Talcahuano’nun stadında icat etti. Bu hareketi, sırtı yere dönük, ayaklarıyla havada bir makas hareketi yaparak ve topu arkaya doğru vurarak gerçekleştirdi. 

Havada uçarak atılan birçok golden sonra, Arellano o yıl (1927) Valladolid Stadyumu’nda bir savunma oyuncusuyla çarpışması sonucunda öldü.

Dünya Kupası Tarihi

Teknik terimler ve oyun kurallarının ardından 1930 Dünya Kupası başlıyor. Bu serüveni hız kesmeden okuyacağınıza eminim. Yazar turnuvaları anlatırken, organizasyonun yapıldığı ülkede dönemin siyasi, ekonomik ve en önemlisi kültürel yapısından da bahsediyor. Bu akış sizi daha çok kitaba bağlıyor ve kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Futbol ve dünya kupası tarihiyle ilgili verdiği bilgilerin tadıysa damağınızda fazlasıyla kalıyor. Şu an bu yazıyı yazarken bile hangi biriyle örneklesem diye karar veremiyor, heyecanlanıyorum. En iyisi siz vakit kaybetmeden bu kitabı alın ve okuyun. Teşekkür edeceksiniz.

Nasıl Keşfettim?

Bir kitap sitesinin ilginizi çekecek kitaplar bölümünde karşıma çıktı Gölgede ve Güneşte Futbol. Biri eşim olmak üzere futbol aşığı dört erkeğe alıp hediye ettim. Merakla yorumlarını bekledim ama dördü de okumadı. Ben de kendime görev bilip listeme aldım. 

Kitabın bu baskısı (2015 yılı, 7. Baskı, Can Yayınları) 2010 Dünya Kupası bölümleri eklenerek yenilenmiş. 2002’de Brezilya’yla karşılaştığımız grup maçında nasıl haksızlığa uğradığımızdan da bahsediyor. Ortaokul yıllarıma denk gelen bu turnuvanın ayrıntılarıysa beni alıp, o keyifli anılarımın içine bırakıyor.

2002 Dünya Kupası 

Favori Brezilya’ya, Hasan Şaş’ın sol kanattan attığı o ilk golle yaşadığımız mutluluk tarifsizdi. Güney Koreli hakemin, ceza yayının dışında gelişen pozisyona penaltı çalması hepimizi kahretmişti. Turnuvanın en çok gol atan ikinci ismi Rivaldo, o maçta kara listeme girmişti. 

Pierluigi Collina diye tatlı mı tatlı bir hakem girmişti hayatımıza. Mohikan saçlarıyla İlhan Mansız’a Türkiye ve Güney Kore’den hayran olan kadın sayısı her geçen gün artıyordu. Nihat Kahveci, Real Sociedad kadrosunda parıl parıl parlıyordu. Bizim için La Liga’da başka bir serüven başlıyordu.

La Liga, Nihat Kahveci ve Lionel Messi

Biz TRT ekranlarından naklen yayınla Nihat Kahveci ve Kovaçeviç ikilisini izlerken, Barcelona yeni yıldızını keşfediyordu. Tanrı’nın eli ile Dünya Kupası tarihine adını yazdıran Maradona’dan sonra Arjantin, seyir zevkine doyum olmayacak bir yeteneği bize armağan etmişti. 2004 yılında, aylık 4 bin avro maaşla Barcelona altyapısında top koşturan Messi, yeteneğin vücut bulmuş hali olarak yıllarca adından söz ettirecekti.

Küçük İnsan Büyük Golcü

‘Onu ilk gördüğümüzde o kadar küçüktü ki burada ne yaptığını merak etmiştik.’ diyen Pique’ye bakılırsa, görüntüsünün çok üstünde bir yeteceğe sahipti Messi. 17 yaşında A takımda başlayan Barcelona kariyerinde FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu, UEFA Avrupa’da En İyi Oyuncu, FIFA Ballon d’Or gibi pek çok ödül aldı. Aralarında UEFA Şampiyonalar Ligi, UEFA Süper Kupa, La Liga, FIFA Kulüpler Dünya Kupası’nın da bulunduğu 35 kupa kaldırdı. Benim oğlum da dahil olmak üzere milyonlarca insan Messi forması satın aldı.

Paris Saint-Germain

21 yıllık Barcelona kariyerine 8 Ağustos 2021 tarihinde gözyaşlarıyla son veren Messi, yeni sezonda Paris Saint-Germain forması giyecek. Bu yeteneğin gelişimine günbegün şahit olma fırsatı yakalayan her futbol seyircisi, kendini şanslı hissediyordur, eminim. Onu keyifle izlemeye devam edeceğiz de. Ancak kapanan Barcelona defteriyle birlikte futbol tarihinde de bir dönemin kapandığı aşikar.

Ben, Eduardo Galeano kadar olmasam da gerçek bir futbolseverim. Seyir zevki yüksek olan her maçı izlemeyi seviyorum. Çalışkanlığıyla, yeteneğiyle, disipliniyle bu oyuna katkı veren her oyuncuya da büyük saygı duyuyorum. Messi’nin vedasını izlerken gözlerim doldu. Tıpkı Gölgede ve Güneşte Futbol’un son sayfasını okurken olduğu gibi.

Haydar Aliyev Parkı

Batıkent'te yaklaşık 100.000 m2 'lik bir alanda 2014 yılında yapılan park, adını Azerbaycan'ın üçüncü cumhurbaşkanından alıyor. İçerisinde bulunan restoranda Azerbaycan'a ait yöresel yemekleri bulabilirsiniz. Kocaman havuzundan gelen su sesi, uzandığınız çimlerde size huzur veriyor. Bir kitap, bir kamp sandalyesi ve bir kahveyle saatlerce vakit geçirebilirsiniz. Duygusallaştığınız bir an olursa da gönül rahatlığıyla yaşayabilirsiniz.

Bu huzurlu parkta, bu keyifli kitabı gözlerim dolu dolu bitirdim. Bir taraftan da şunu düşündüm: Futbol, toplumların afyonu mu? Sizce?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum