Gündem

Gündem: 6'lı Masanın Adayı Yetmez Ama Evet Mi?


Onur Nurdoğan 27 Ekim 11:59

Bugün göğüs dekoltemde 6’lı masanın adayına oy vermekle ''yetmez ama evet'' demenin benzer şeyler olup olmadığı konusu olsun mu? Soruyorum kendime! Benzer mi? İkisine de balon diyebilir miyiz? Ne bileyim ben? Başka işim kalmadı da bunu mu analiz edeyim allasen. Seçim gecesi çekirdeğimi alır, rekabetin keyfini yaşarım.

Rekabeti çocuğa anlatmak güç. Hatta belirli bir yaşa kadar anlatmamak gerekiyor belki de. Geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe Koleji ile Mersin Büyükşehir Belediyesi arasında oynanan erkek basketbol maçına gittik bizim ufaklıkla. Maç başladı. İlk sayı Fenerbahçe'den geldi ve alkışladık Can'la. Hemen akabinde Mersin karşılık verdi. Can o sayıyı da alkışlarken bana doğru dönerek “niye alkışlamıyor ki babam?” bakışı attı. Gel de anlat şimdi! 3 yaşındaki bal kaymak masum çocuğuna. “Biz beyaz forma giyen abileri destekliyoruz ama siyah forma giyen abileri de çok seviyoruz; tabii ki istersen onlar basket atınca da alkışlayabilirsin” dedim. O an ağzımdan öyle çıktı. 3 yaşındaki çocuk açısından doğrusunu yanlışını ancak bu kadar dengede tutabilmiştim. 3 yıllık baba deneyimi bazen kafi gelemeyebiliyor. Yorulana kadar her iki tarafı da alkışlamaya devam etti, zaman zaman ben de eşlik ettim.

Olabilir! Niye olmasın ki? Kurtulabiliriz bu kirlilikten fakat önce niyet etmek gerekiyor. Toyota Türkiye bir aralar el atmıştı bu konuya. “Korna Çalma Huzurumu Çalma” diyerek bir sosyal sorumluluk projesi başlatmıştı. Çevre kirliliğinde çok önemli bir mevzu. Kirliliğe ek olarak bir çevre sorunu. Düşünsenize 6 aylık bebeğinizi bir saat süren uzun uğraşlar sonucunda daha 5 dakika önce uyutmuşsunuz, Bağdat Caddesi’nde yürüyorsunuz ve o anda yanınızdan geçen bir otomobil uzunca bir korna çaldı. Sansürlü de olsa söylemeden geçemeyeceğim. “Sever misin sabaha mı bırakırsın?” 

Korna hayat kurtarır mı? Evet, kurtarır. Gerekli olduğu hâlleri anlatacak değilim ancak gereksiz kullanımının daha yaygın olduğu konusunda hemfikirizdir diye düşünüyorum. Sinirlendirir, tansiyona sebebiyet verir, saldırganlaştırır, abartmayayım ama işitme kaybına dahi varan sıkıntılar mevzu bahis olabilir. 

Ne mi yapılabilir?

Toyota yanılmıyorsam bu proje dahilinde bayilerinde bir farkındalık çalışması başlatmıştı. Devam ediyor mu bilmiyorum. İçeriğine de hakim değilim ne yalan söyleyeyim. Amma velâkin kornası olan araçların üreticileri ve ithalatçı distribütörleri bu işe ön ayak olmalıdır. Bu iş polis denetlemesi ile çözülebilecek cinsten bir sorun olmaktan çıkmış durumda.

Sesli düşünüyorum; otomobil almak için bayiye gittiniz. Fiyatında, donanımında, finansman şartlarında anlaştınız ve aracı teslim almaya gidecekken tam o esnada satış yetkilisi bir konu daha olduğunu söyledi. Şaşkınlık içerisinde “nedir?” dediniz. “Efendim biliyorsunuz korna günümüzde gerekli hâllerin dışında gereksiz durumlarda da çok sık başvurulan bir otomobil donanımı. Bu bağlamda size bir taahhütname imzalattırmamız gerekiyor” dedi güler yüzlü yetkili. Taahhütnamenin içeriği de “kendimin ve çevremdeki insanların sağlığını birincil derecede ön planda tutarak gereksiz yere korna çalmayacağıma, sözümü tutmadığım her seferde aracı satın aldığım bayideki tüm çalışanlara tatlı ısmarlayacağımı söz veriyorum” minvalinde olabilir. Farkındalık seviyesini artırmak açısından aracı teslim etmeden saniyeler önce bu konuyu söylemek önemli olacaktır kanısındayım. Sanmam ama müşteri taahütnameyi imzalamak istemediği takdirde ''ücretsiz check-up hizmetimizden faydalanamayacaksınız'' gibi ağza bal çalan bir konuya bağlanabilir.

Bağlanabiliyoruz ama Salı günü birkaç saatliğine Whatsapp çöktü, dünyamız karardı sanki. Bu arada Whatsapp geçen günlerde açıklama yapmış. Artık her dilde otomatik çeviri söz konusu olacakmış. Örneğin, Çin’den biri size mesaj attı ve Çince yazdı. Siz Türkiye’de bu mesajı okuyorsanız Çince gelen mesaj otomatik olarak Türkçe’ye çevrilecek. Aynı şekilde sizin Türkçe mesajınız da Çince’ye. Ee şimdi ben oğluma rekabeti anlatmakta güçlük çektim; izah etmeli miyim etmemeli miyim ikileminde kaldım. İlerleyen yıllarda yabancı dil için de ikilem yaşayacak mıyım? 20 sene sonra yabancı dil bilmenin eskisi gibi önemi kalmayacak olabilir mi? 6'lı masanın adayı için ikilemde kalacak mıyız?

''Bana ne abi! Arabamla Orhangazi'den pırt diye geçiyorum!''

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum