Gezi & Seyahat

Gürcistan'daki Büyülü Eski Şehir: Tiflis


Bu şehirden neden bu kadar etkilendim; inanın ben de bilmiyorum. Belki uzun zaman sonra çıktığım yurtdışı seyahati olması belki de eskinin büyüleyen etkisi… Bence ikincisi!.. Çünkü bana açık hava müzesi gibi hissettiren şehirleri çok seviyorum. Tiflis de sokaklarıyla, kafeleriyle, binalarıyla bana bunu iliklerime kadar hissettirdi. Ara sokaklarında kaybolurken adeta bir dönem filminin içinde hissettim kendimi. Hem yakın hem ucuz hem de vizesiz ve pasaportsuz bir seçenek olması da benim kalbimi çalan nedenlerden elbette. İnkar edemem!

Öncelikle "Gürcistan’a nasıl giderim?" diye düşünüyorsanız eğer düşünmeyin! Çünkü bu yazımda bundan detaylıca bahsettim.

Gelelim tekrar Tiflis’e ki bu yazı tam anlamıyla bir Tiflis gezi rehberi aslında. Çünkü "Tiflis’te gezilecek yerler, Tiflis’te ne yenir?" gibi sorularınızın cevabını bulacaksınız.

Tiflis’e nasıl gidilir?

Tercihiniz havayoluysa, direkt Tiflis Havaalanına uçabilirsiniz. Ama benim size daha otantik bir önerim var. Tren!.. O muhteşem Batum-Tiflis yolunu trenle gitmek paha biçilemez! Bunun için de önce Batum’da buluşalım. Size tavsiyem tren biletinizi 2 gün önceden almanız. Çünkü son ana bırakınca yer kalmıyor. Batum tren garı şehir merkezinden 4-5 km uzaklıkta; bu yüzden gara taksiyle gitmenizi öneririm. Tren biletleri de 25 lariden başlıyor.

Bir diğer seçenek ise Batum’da Argo teleferiğinin karşısından kalkan minibüslerle gitmek. Çok rahat olmamakla birlikte eh işte diyebileceğim bir seçenek. Bu da 25 lari.

Bir de Metro Turizm, oldukça rahat bir yolculuk için tercih edilebilir. İnternet üzerinden bilet alabiliyorsunuz ve biletler 30 lari. Batum’dan yaklaşık 7 saat sonra Tiflis’tesiniz. Tiflis’de nerede inerseniz inin otobüsleri kullanarak şehrin her yerine ½ lariye ulaşabiliyorsunuz. İsterseniz daha rahat bir alternatif olarak Yandex Taksi var. Hatta Tiflis’e ulaşır ulaşmaz, Yandex Taksi uygulamasını indirmenizi ısrarla öneriyorum çünkü normal taksilerden daha ucuz bir alternatif. Üstelik bulunduğunuz yere en yakın taksiyi yönlendirdiği için hiçbir şekilde bekleme yapmıyorsunuz.

Haydi otele

Konaklamanızı, Eski Tiflis’e yakın tercih etmeniz gezilecek yerler açısından size avantaj sağlayacaktır. Özgürlük Meydanı’nın yakınları ya da Rustaveli Caddesi de tercih edilebilir. Ben her zaman konaklamada uygun ücretli yerler tercih ediyorum. Çünkü oteli gerçekten otel gibi kullanıyorum -yani sadece yatmak için-; o yüzden de Booking ya da Airbnb sitelerinden fiyat olarak uygun ama müşteri değerlendirmesi iyi olan ev ya da pansiyon tarzı yerleri tercih ediyorum. Tabii şehirde gezilecek yerlere yakınlığı da bir diğer önemli ölçütüm.

Otele geldik yerleştik şimdi ne yapsak?

İşte şimdi kendimizi büyülü Tiflis sokaklarına atma zamanı. O yüzden bence bir gününüzü doğaçlama, rüyalara dala dala sokaklarda kaybolmaya ayırmalısınız. Çünkü o eski binalardaki yaşanmışlığı hissedecek, sarmaşıkların sarmaladığı bir balkonda kahvenizi yudumladığınızı hayal edeceksiniz. Eskinin sizi bu denli etkiliyor olmasını anlamlandıramazken, yeninin de hiç sırıtmadığını da fark edeceksiniz. Kısaca eskiyle yeninin tam anlamıyla harmanlandığı bir şehir Tiflis.

Özgürlük Meydanı

Özgürlük anıtının da bulunduğu bu meydanda Gürcistan’ın bağımsızlığı kutlanmıştır. Şehrin merkezi diyebileceğim meydandan gezmeye başlayabilirsiniz. Çünkü bir yanı Eski Tiflis’e bir yanı Rustaveli Caddesine uzanıyor.

Old Town (Eski Şehir)

Özgürlük meydanından eski şehre doğru yürüyerek inebilirsiniz. Zaten görmemiz gereken çoğu yer de eski şehirde. Hatta akşamı ayrı güzel, çeşitli gösteriler oluyor.

Metheki Köprüsü

Ara sokaklardan eski şehre doğru inerken Kura nehrini göreceksiniz ki nehrin en eski geçidi işte bu kemer köprüdür. Eski Tiflis’i Metehi mahallelerine bağlar.

Sülfür Banyoları

Şehrin ismi şifalı sülfür banyolarından geliyor aslında. Çünkü Tbilisi, sıcak su demek. Abanotubani bölgesinde bulunan hamamlarda şifalı suların keyfini çıkarabilirsiniz. Tabii sadece kayalıkların üzerindeki renkli evleri ve kubbe şeklindeki hamamları da fotoğraflayabilirsiniz.

Abanotubani Şelalesi

Şehrin hemen arkasında saklı bir şelale burası; Sülfür Banyolarının arkasına doğru yürümeye devam ederseniz sizi bir vadi karşılar ve bu yol sizi bu güzel şelaleye ulaştırır.

Juma Camii

https://www.youtube.com/watch?v=bmF5CK2S2Cs

Doğaçlama gezerken bile -yokuş olduğu halde- bu caminin olduğu sokağa girersiniz çünkü gene çok tatlı evlerin olduğu, minnoş bir sokaktan bu camiye ve ardından da botanik parka çıkılıyor. Cuma camisi, Tiflis'in tarihi yapılarından biri ve ihtişamlı bir mimarisi var. Önemi ise Şii ve Sünnilerin beraber namaz kılabildikleri tek cami olması. Bir de tabii ki çift mihraplı olması…

Tiflis Botanik Bahçesi

Cuma Camii’ni geçip yürümeye devam ederseniz karşınıza çıkacak. Öyle çok aman aman bir botanik bahçe değilse de yine de oldukça geniş bir alanda, şehrin kalabalığından bir nebze uzaklaşmak için ideal bir lokasyon.  Üstelik girişler 4 lari. İçerisinde bulunan şelaleye de uğrayıp ayaklarınızı biraz dinlendirdikten sonra Japon bahçesinin olduğu yolu takip ederek çıkabilirsiniz.

Narikala Kalesi

Buraya yürüyerek (Cuma Camii’nin yolunu takip ederek) çıkabileceğiniz gibi, Metheki Köprüsünün yanından teleferiğe binerek de çıkabilirsiniz. Ama mutlaka çıkmalısınız. Şehir burdan adeta ayaklarınızın altında. Muhteşem şehir manzarasının keyfini çıkarabileceğiniz bir tepe. Ayrıca Gürcülerin anası heykeli de bu tepede.

Kartlis Deda

Kentin sembolü olan ve hemen hemen her yerden görünen devasa bir heykel. Sololaki tepesindeki bu heykelin, Gürcüler için anlamı büyük. Bir kadın figürünü simgeleyen bu heykelin bir elinde kase, diğer elinde de kılıç var çünkü dostça gelenleri şarapla –ki biliyorsunuz Tiflis aynı zamanda şaraplarıyla meşhur- , düşmanca gelenleri kılıçla karşılıyor. Yani dosta güven, düşmana korku salıyor. Ayrıca bu muazzam heykele Funicular ile de gelebiliyorsunuz.

Funicular

Yokuş yukarı çıkan bir tramvay sistemi. Hayatımda ilk kez Prag’da binmiştim ve oldukça ilginç bulmuştum. Muhtemelen dünyada sayılıdır diye düşünüyorum. Bu hattın sonunda Tiflis’in eğlence merkezi olan Mtatsmianda’ya ulaşıyorsunuz. Eğlence merkezi derken kocaman bir oyun parkı da diyebiliriz. Manzarası da muhteşem aynı zamanda.

Mtatsmianada Eğlence Parkı

Funicularla ulaşabileceğiniz bu eğlence parkını, özellikle çocuklu ailelere öneriyorum. Büyük bir alanda bir çok oyuncak mevcut. Özellikle dönme dolaba binerek şehri panoramik izleyebilirsiniz. Oldukça huzur verecektir. Jurassic park, korku evi, roller coaster gibi seçenekler de bonusu!..

Yazının burasında bir kahve molası veriyoruz ve kendimizi eski bir Sovyet evini andıran şahane döşenmiş bir kafeye atıyoruz.

Cafe Linvelle

İçerisi 1900'lü yıllardan fırlamış bu güzel kafede dinlenebilirsiniz. Gürcülerin üzümden yaptıkları yöresel tatlısı olan Pelamishu’yu deneyebilirsiniz. Aslında Rize’de pepeçura da yiyebilirsiniz. Zira ben denedim aynısıymış.

Bir de Cafe Purpur var ama biz gittiğimizde maalesef kapalıydı. Old Tbilisi bölgesinde bir cafe. Buraya gittiğinizde de kendinizi güzel döşenmiş eski bir Tiflis evinde hissedeceksiniz. Eğer açılmışsa mutlaka uğrayın.

Gabriadze Tiyatrosu

Buraya Gabriadze Kulesi mi, saati mi, kafesi, tiyatrosu mu yazsam bilemedim. "Hepsi bir arada" diyeyim en iyisi.

Gene çok çok tatlı sokaklardan, caddelerden büyülene büyülene geçerken karşınıza puzzle şeklinde bir saat kulesi çıkacak. Tam bir sosyal medya kulesi diyebilirim. Yok böyle bir tatlılık.

Üstelik Gabriadze kukla tiyatrosu küçük görünmesine rağmen, dünyanın önde gelen kültür kurumlarından biridir. Ayrıca içeride Gürcü yemeklerinin olduğu bir kafe de mevcut.

Bit Pazarı (Dry Market)

Siz de benim gibi eskiye hayransanız; bir şehrin asıl kültürünün sergilendiği bit pazarlarına da meraklısınız demektir. Çünkü bit pazarlarındaki yaşanmışlık, satılan şeylerin manevi değeri, sizden önce kimlerin ruhuna dokunduğu hissi çok etkileyici. O yüzden buraya da mutlaka uğrayın. Her gün Dry Bride (Kuru Köprü) de kurulan bu pazara yürüyerek çok rahat gidebilirsiniz. Çok tatlı parçalar bulup evinize misafir edeceğinize eminim. Üstelik fiyatlar da arşa çıkmıyor.

Barış Köprüsü

Metheki köprüsünden bit pazarına doğru giderken görmemenizin imkânsız olduğu bu modern köprü, mimarisiyle adeta dev bir hoparlörü andırıyor. Hatta gece ışıklandırmasıyla daha da güzel görünüyor.

Eski şehirden çıkıp biraz da şehrin yeni yüzünü karıştıralım ne dersiniz?

Rustaveli Caddesi

Tiflis’in en hareketli caddesi, özgürlük meydanından Rustaveli boyunca yürüyebilir yol üstünde büyük mağazalara uğrayabilirsiniz. Tiflis’in kalbi diyebiliriz. Ayrıca caddede çok güzel yapılara da rastlamak mümkün.

Bir de gene bu caddede Lolita Cafe var. Orada da mutlaka bir kahve molası verin; seveceksiniz. Ayrıca yemekleri de çok lezzetliydi.

Opera Binası

İmkanınız varsa bir opera gösterisine de mutlaka bilet alın. Çünkü bir şehri tanımak gezmekten ibaret değil, kültürünü de irdelemek demek.

Parlemento Binası

Burası da özgürlük meydanından Rustaveli’ye yürürken görebileceğiniz bir bina.

Gürcistan Ulusal Müzesi

Büyük ve etkileyici bir müze; Gürcü tarihiyle de ilgili eserlerin olduğu görülesi bir yer.

Sameba Katedrali

Buraya taksiyle ulaşabilirsiniz ki gitmenize kesinlikle değer. Geniş bir bahçede etkileyici bir katedral; mutlaka görün.

Ne yenir, ne içilir?

Gürcülerin öyle çok gelişmiş mutfakları yok bence. Yine de kocaman bir mantı olan Khinkal’i, çok lezzetli bir peynirli pide olan Khachapuri’yi, sokaklarda renk renk göreceğiniz cevizli sucuğu yemeden, armut gazozunu içmeden dönmeyiniz. Bir de şarapları çok iyi diyorlar.

Son öneriler

  • Tiflis’te Yandex taksi uygulamasını mutlaka kullanın.
  • Dönüşte Metro Turizm ile dönecekseniz, otobüsler Ortachala Otogarından kalkıyor.
  • Rustaveli Caddesindeki Lolita Cafe'ye de mutlaka gidin.
  • Bu güzel ve etkileyici şehri tam anlamıyla özümsemek için en az üç gün ayırın.
  • Mutlaka bir gününüzü, sokaklarında doğaçlama kaybolarak gezmeye ayırın.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum