Sinema & TV

Hangi How I Met Your Mother Karakterisin? (Spoiler İçerir)


Ceren Ceylan 9 Eylül 10:01

How I Met Your Mother, 2005-2014 seneleri arasında yayınlanan bir Amerikan yapımı sit-com. Dizi, CBS kanalında tam 208 bölüm yayınlandı! Milyonlar izledi, konuştu ve hayran kitlesi çığ gibi arttı. Yapımcılığını ve yaratıcılığını üstlenen Carter Bays ve Craig Thomas böylesine bir kurgu için büyük bir tebrik hak ediyor. Böyle kalabalık bir baş role sahip diziyi 9 sezon sürdürmek ustaca bir ekip ister. İşte o ekibin yarattığı hikaye!..

Bays ve Thomas, How I Met Your Mother'ı kendi arkadaş hikayelerini yazma isteğiyle yaratıyorlar. Hatta Bays'a benzer olarak Ted karakteri, Thomas ve eşine benzer olarak da Marshall ve Lily karakterleri yazılıyor. Arkadaş çevrelerinden etkilenerek bu karakterleri genişletmeye devam ediyorlar. Robin ve Barney de eklenince ekip tamamlanıyor!

Dizinin rengarenk hikayesi izleyiciye çokça duygu geçişi yaşatıyor. Adeta dostluk ve aşk üzerine, iyisiyle ve kötüsüyle bir nakış işliyor. Bir bakmışsınız, güldükten saniyeler sonra gözyaşlarınızı siliyorsunuz. Dizi bu duygu cümbüşünü karakterleriyle adeta bütünleşen oyunculara borçlu tabii ki!

İlk bölüm 2030 yılında Ted'in çocuklarına anneleriyle nasıl tanıştıklarını anlatmasıyla başlıyor. Anlattığı her şey, Bob Saget (52 yaşındaki Ted) seslendirmesiyle 2005 yılından itibaren canlandırılıyor. Tabii ki, dizi bittikten sonra herkesin aklında kalan o meşhur soru: Ted'in çocuklarına anlattığı, anneleriyle nasıl tanıştığının mı yoksa Robin teyzelerine nasıl aşık olduğunun hikayesi miydi?

Dizi bu soru gibi akıllarda birçok açık kapı bırakıyor. Örneğin "Lily, kariyeri için çıktığı yurtdışında başarılı olabilseydi Marshall'a dönecek miydi?" veya "Robin, Barney'le evleniyorken bile hala Ted'e mi aşıktı?"

İşte bu soruların hepsinin nedeni, çalkantılı aşk hayatlarıyla How I Met Your Mother karakterleri. Hiçbir zaman kimin ne hissettiğini tam olarak anlayamadık. Hepsinin içinde yaşadığı ayrı bir dünyası vardı. Şimdi o dünyaya girme vakti!

Zavallı Ted Evelyn Mosby

Damgalı tişörtün üstüne kare gömlek giyen, ordan oraya atlayarak hayatının aşkını arayan baş kahramanımız! Hayatının aşkını bulan ama cesaretsizliği yüzünden elinden kaçıran da diyebiliriz. Neyse ki yabancıya gitmedi diyelim. Robin, Ted'in en yakın arkadaşı Barney'le evlendi sonuçta.

Ted, aslında ne kadar zibidi gözükse de istediği tek şey düzenli giden bir ilişki. Sonunda evlilik ve çocuklu bir aile... Evli, mutlu, çocuklu üçlemesine tam uyan bir karakter. Aşırı duygusal bir aşık. Robin'e ilk görüşte yaşadığı aşk -ne kadar dizi boyunca daldan dala atlasa da- son bölüme kadar devam etti. Takıldıkları bara her kız getirişinde Robin'in gözüne baktı. Ama Robin görünüşte çoktan unutmuştu onu. Maalesef Ted, sırf sen hüzünlüsün diye hayat durup sana yol vermeyecekti!

Ted öyle bir karakter ki nefret eden tam ediyor, seven de tam seviyor. Ted'de kendini bulan bir sürü izleyici var olduğu kadar izlerken Ted'e tahammül edemeyen de oldukça fazla. Belki aşkta biraz daha dengeli davransa ve ne istediğini bilseydi, biraz daha gözümüze girebilirdi sanki. Kültürlü olmasına kültürlü, şarabın ve şiirin iyisinden anlıyor. Ama bunlar iyi bir aşık olmasına yetmiyor. Malesef Ted, her karşına çıkan kadına "The one!" dediğin için o kadın hayatının aşkı olmayacaktı!

Ted'in üniversitede profesör, romantik bir aşık ve anlayışlı bir ev arkadaşı olması; Robin ile Barney evliliğini durdurmaya yetmedi. Son dakikaya kadar bir ümitle o düğüne gitti. Malesef Ted, bu aşkın mağlubu sensin!

Ne İstediğini bilmeyen Robin Charles Scherbatsky

Ted'i Robin'e bu kadar aşık eden neydi? İnanın bunu bilmiyorum. Robin karakter olarak Ted'in diğer kız arkadaşlarından farklı mıydı? Sanmam. Robin ile Ted ruh ikizi miydi peki? Hayır! Her şeyleri ile tamamen zıt iki karakter. Bunca şeye rağmen Robin, Ted'in nedensizce aşık olduğu o kadındı.

Robin'in güvenilir olmadığını gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz. Bütün şeytan tüyünü üstüne bir kıyafet gibi geçirip istediği şeyleri ele geçiriyor. Hem Barney hem de Ted ona aşık nasılsa... Dünya Robin'in etrafında dönüyor; kendi gözünde. Elde edemeyeceği hiçbir şey yok gibi davranıyor. Böylece hayatın tadını çıkarıyor. İşi; birilerini kendine aşık etmek, aşık oluyormuş gibi yapmak ama aslında aşık olmamak!

E, haklı ama sanki Robin böyle düşünmekte. Dizide herkes onun etrafında, Marshall hariç! Lily bile şansını defalarca denedi Robin'den yana. Evet, güçlü ve bağımsız bir kadın karakterdi. Sunuculuk yaparak hafif şöhretle ve dik duruşuyla bir alkışı hakedebilir. Ama bu aşk üçgenindeki en suçlu kişinin Robin olduğu gerçeğini değiştirmez!

Çapkınlığın mucidi Barney Stinson

Barney, takım elbisesiyle yazıya giriş yaptı bile! Bardan içeri her girişinde gözler onun üstünde. Bakışıyla, oyunlarıyla kaç kez çapkınlık yaptı kim bilir? Birçok çapkınlığı arkadaşlarıyla iddiaya girmesi sonucunda olduysa da bu konuda kendini kanıtladı diyebiliriz. Ayrıca Playbook adlı kendi yazdığı o muhteşem kitapta çapkınlık adına yok yok!

How I Met Your Mother dizisindeki en derin karakteri Barney. İçinde çok farklı bir karakter olduğu belli ama dizi boyunca o karakter kendini çok az gösteriyor. Geçmiş travmaların ve çocukluğun yetişkinliğe nasıl bir etkisi olduğunu anlayabiliyoruz Barney ile. Barney'in içinde tam bir baba rolü var. Dostlarına çocuğu gibi davranıyor ve hepsinin mutluluğu için uğraşıyor. Bir kere dizinin başında Ted ile Robin'in yolunu kesiştiriyor. Ted'in mimarlık hayatına büyük bir katkı sağlıyor. Hatta Marshall'ı işe alıyor ve iyi bir maaş almasını sağlıyor. Bütün bunlara rağmen Barney'in içinde bir aşk adamı yatıyor mu? Hayır, Barney aşk için değil çapkınlık için yaratıldı!

En yakın arkadaşının aşık olduğu kadınla evlendiği halde neden dizinin en sevilen karakteri Barney? Çünkü dizinin en dürüst karakteri!.. Robin'e ne kadar aşık olduğunu sansa da aşkın ona göre olmadığını anlaması uzun sürmedi. Barney için aşk, bir oyun ve eğlenceden ibaret olsa da Ted'den daha sevecen bir karakter olduğu kesin! En azından ne istediğini biliyor. Nice çapkınlıklara dostum!

Haketmediği aşkı yaşayan Lily Aldrin

Sit-com dizilerinin en gıcık karakteri olabilir kendisi. Çünkü kendine sırılsıklam aşık olan Marshall etrafında dönerken Lily, hep kendi hayatını düşünüyor. Marshall'ın ilk ve tek sevdiği kadın bu yüzden kendisinden vazgeçmeyeceğini biliyor ve bunu iyi yönetiyor. Şımarık mı? Evet; hem de fazlaca manipülatif.

Anaokulu öğretmeni olmasına rağmen sözü çocuklara bile geçmeyen, tek derdi dolabını doldurup alışveriş yapmak olan bir kadın. Eminim ki O'na Marshall'dan başkası katlanmazdı.

Lily'i tanımak için asıl bilinmesi gereken hikaye, Marshall'ın eline alyansı bırakıp bir gün ansızın onu kariyer peşinde yurt dışına çıkmak için terketmesidir. Hadi bu kabul edilebilir bir hikaye diyelim! Lily gittiği yerde kabul görmeyince geri dönüyor ve Marshall yaşadığı onca şeye rağmen onu affediyor. Ah Lily, sen Marshall'ı hiç haketmedin!

Mükemmel aşık Marshall Eriksen

Marshall genç kızların hayallerini süsleyen tabirini sonuna kadar hakediyor. Lily'e olan sadakati ve şefkatiyle tam bir aşk adamı! Lily'nin her doğum gününde 00.00'a alarm kurup uyanarak "Bugün doğum günüüm!" diye bağırışında uykusunu bölüyor, Lily'e tacını takıyor, onu öperek tekrar uykusuna dönüyor. Herkes Lily'nin yemek yerken çıkardığı sesten rahatsız olurken Marshall bunu fark etmiyor bile.

Marshall sabırlı, sakin ve anlayışlı bir adam. Çok duygusal ve şahane bir partner. Aşkı ilk kez Lily ile yaşamış olmasına rağmen nasıl davranması gerektiğini çok iyi biliyor. Gerçek hayatta bu kadar iyi kalpli ve tüm bu özellikleri taşıyan biri var mıdır, bilemeyiz. Ama en azından böyle birini izlemiş olduk. Zaten dizide izleyiciyi duygulandıran çoğu sahne Marshall'ın. Duyguyu çok iyi yansıttığı inkar edilemez. Her şeyiyle mükemmel bir karakterdi. Bu aşk hikayesinin iyi adamı sensin Marshall!

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum