Gündem

HELP TURKEY / STRONG TÜRKİYE / MASTERCHEF TÜRKİYE / EY GİDİ TÜRKİYE


Onur Nurdoğan 8 Ağustos 14:34

Bugün göğüs dekoltemde Masterchef Türkiye var. Help, Strong, Ey Gidi olması önemli değil... Önemli olan, herhangi bir Türkiye. Bu yıl izlemeye başladım, oldukça da keyifliymiş. Masterchef adayları, usta şeflerin karşısında ter döküyorlar. İşleri gerçekten zor. Doğru ve yeterli ekipman ile malzemeleri belirleyip kullanmanın yanı sıra, yapılacak her tabak için bir yol haritası çizmeleri, zamanı ve stresi yönetmeleri bekleniyor. Alın teri şart yani.

Alın teriyle ülkemize tarihindeki ilk okçuluk madalyasını Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda kazandıran Mete Gazoz’a birkaç dakika sevinebildim galiba. Daha doğrusu olimpiyatlarda başarı elde eden, göğsümüzü kabartan Filenin Sultanları’na, Busenaz Sürmeneli’ye, Ferhat Arıcan’a, Eda Tuğsuz’a, Necati Er’e ve daha nicelerine öyle doya doya sevinemedim ne yalan söyleyeyim.

Yalan beyan suçtur sonuçta? Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçunun cezası, TCK’nın 206. maddesinde 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş. Bu süre, suçu işleyen kişinin durumuna ya da bu suçtan elde ettiği kazanca göre değişebiliyor. Peki, vatandaş değil de devlet yalan söylerse ne olur? Devlet baba yalan söylemez! Peki; iktidar yahut muhalefet yalan söylerse ne olur? Bir değil bin kere yalan söylerlerse ne olur? Söylemezler fakat söyleseler de bir cacık olmaz. Ayrıca, yalan değildir o; siyasettir.

‘’Siyasetten ari olarak söylüyorum; onu da ifade edeyim de yanlış anlaşılmasın.’’ Geçen gün kan bağışı yapmak için Kızılay’a gittim. Gerekli formları doldurup kurumun girişindeki görevliye elden teslim ettim. Görevli kişi, yaklaşık 5 saniye formlara göz gezdirdi ve ‘’tamam, sıranız gelince sesleneceğiz’’ dedi. 1,5 saat bekledikten sonra sıram geldi, tansiyonum ölçüldü, parmaktan kan şekerime bakıldı ve doktorun karşısına geçtim. Doldurduğum forma baktı. ‘’Son 1 ay içinde aşı oldunuz mu?’’ ve ‘’Son 1 ay içinde yurtdışında bulundunuz mu?’’ sorularına ‘’tik’’ attığım için bazı sorular sordu doktor hanım. Covid aşısının 2. dozu üzerinden 7 gün geçmesi gerekiyormuş ama benim 5 gün olmuş. Yurtdışından döndükten sonra 28 gün geçmesi gerekiyormuş, 15 gün oldu geleli. Nitekim, 15 gün sonra kan verebileceğimi öğrendim ancak tek bir sorum var: 1,5 saat niye bekledim? Bir sorum daha var: İngiltere’de aşı hâlâ 100 sterlin mi?

Dünya yanıyor...

Desem çok abartmış olurum fakat ABD’de, Rusya’da, Yunanistan’da, Arnavutluk’ta, İtalya’da, Makedonya’da ve ülkemizde orman yangınları var. İklim koşulları değişti sanki. İnsanların doğaya yaptığı haksızlıklar yanına kâr kalmaz, kalmayacak fakat acı olan şu ki kurunun yanında yaş da yanacak. California’da 4 haftadır süren yangınlar var. 274 bin dönümden fazla alan kül olmuş ve yangınların yarısı dahi kontrol altına alınabilmiş değil. Resme böyle bakınca, demek ki ‘’bu denli felaketlere karşı tedbirli olmak kolay değilmiş’’ algısı hakim oluyor bende. Devlet, birçok kurum ve kuruluş, vatandaşlar ellerinden geleni yapıyor ama olmayınca olmuyor herhalde. Manavgat’taki yangını 12 yaşındaki bir çocuğun çıkardığı tespit ediliyor, bir nebze olsun rahatlıyorum. Madalyonun bu yüzü böyle.

Diğer yüzünü çeviriyorum…

1-) İktidar, ‘’yerleşim yerleri belediyelerin sorumluluğundadır’’ diyor, başka bir şey demiyor. Yangın denizde çıkıp yerleşim yerlerine ulaştığından... O zaman bir sorum daha var; yerleşim yerlerindeki yangını söndürmek belediyelerin sorumluluğunda ise yangının hararetini alacak gayesiyle yerleşim yerindeki vatandaşa fırlatılan çayı belediye mi fırlatmalıydı?

2-) Ana muhalefetin lideri, ‘’Ülkemiz iklim ve su krizinin ortasındadır. Saray bu uyarıları dikkate almıyor’’ diyor. ‘’Siyasetin zamanı mı?’’ dedirtiyor insanlara. Ayrıca, CHP olarak ne yaptın bu yangında? İşinize geldiğinde büyükşehir ve il belediyelerinde Türkiye nüfusunun %48,4’ünü CHP yönetecek demeyi çok iyi bilirsiniz. Şu an ne yapıyorsunuz meselâ? Yıllar yılı Türkiye’nin ikinci büyük partisi konumunda olan CHP bu yangında ne yaptı bi’ anlatsın Allah aşkına!

3-) Instagram’da Batuhan Onur Maz adında bir yurttaşın videolarını seyrediyorum. Adam diyor ki, ‘’Şu an Delikliyol mevkiindeyiz birkaç arkadaşımla. Çok ufak bir yangın çıktı tepede, söndürmek için yolumuzu açtık, hortumumuzu çektik ancak bize su vermediler. Orman ve itfaiye olarak izin vermediler.’’ Verdikleri tek cevap ise ‘’bu orman yanacak’cümlesinden ibaretmiş. Manipülasyon videoları mı çekiyor yoksa gerçekleri mi yansıtıyor kısmına karar verebilmeniz için Instagram adresini @batuhanonurmaz paylaşıyorum. İzleyin, siz karar verin.

4-) Tarım ve Orman Bakanı, bünyelerinde yer alan mevcut personelin Türk Hava Kurumu’nun uçaklarını zinhar kullanmayacaklarını, gerekirse görevi bırakacaklarını söylüyor. Bunun akabinde THK’nın eski mühendisleri ve pilotları uçakların tamiratı ve uçuşunda gönüllü olduklarını belirtiyorlar. Sonra tabii ki ölü taklidi moduna geçiliyor. Hani bir gün önce, ‘’envanterimizde yangın söndürme uçağımız yok’’; bir gün sonra da ‘’uçak olarak dünyada az bulunur bir filo sahibiyiz diyen’’ diyebilen moda malik bakanımızdan bahsediyorum.

5-) 28 Temmuz günü Manavgat’ta başlayan yangınlardan sadece 5 gün sonra, 2 Ağustos günü TOKİ mağdur olan yurttaşlar için yapılacak konutların görsellerini kamuoyuyla paylaşıyor. ‘’Ne ara bu projeleri yaptınız kardeşim’’ demekten alamıyorum kendimi.

6-) 17 Temmuz’da mecliste oylanan Turizm Teşvik Yasası’na AKP, MHP ve İYİ PARTİ evet derken; CHP ve HDP ‘’yersen’’ hayır oyu veriyor. CHP’nin 135 milletvekilinden sadece 32’si oylamaya katılıp ret oyu verirken, meclise gelmeyen 103 milletvekili hayır mı demiş oluyor bu durumda? Ya da HDP’nin oylamaya katılmayan 41 milletvekili ret oyu mu kullandı allasen?

Bıktık!

Hepinizden! Bizi bu duruma siz getirdiniz. Hepiniz sorumlusunuz! Help Turkey ve Strong Türkiye diye ayrışan bir millet olur mu? Soruyorum ya! Olur mu? Bu kadar ayrışacaksak, kapatın haber kanallarını, yasaklayın sosyal medyayı, sadece Masterchef Türkiye izleyelim. Her konuda birbirimize söver duruma geldik. Bunun sorumlusu ben değilim dayı!

Şöyle bir ortak açıklama bekliyorum düzenin siyasi partilerinin altına imza attığı;

''Baltalar elimizde, uzun ip belimizde

Biz gideriz ormana hey ormana

Yazın ormanlar yanınca, alevler parlayınca

Şarkı söyler oynarız hey oynarız.''

O esnada alttan son dakika haberi geçer, İstiklal Marşı ve kapanış…

‘’Rize ve Artvin’de yaşanan sel felaketlerinin terörle ilgisine dair tespitler söz konusu.’’

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum