Kitap & Edebiyat

Henri Loevenbruck'un Ustalık Eseri: Eczacı


Ceren Ceylan 26 Temmuz 10:24

Bana her şeyden uzaklaşabileceğim, içinde kaybolacağım bir eser lazım!” diyen herkese geliyor bu öneri: Eczacı!.. 736 sayfalık bu tuğla kalınlığındaki kitabın sayfaları, siz hiç zahmet etmeden kendiliğinden akıp gidecek. Arkadaş ortamında bile aklınızın kalacağı ve ardınızda bırakıp evden çıkmak istemeyeceğiniz bir eser olacağını daha ilk sayfalardan anlayacaksınız.

Yazması üç sene sürdü

1972 Paris doğumlu Fransız yazar Henri Loevenbruck, 2009’da yazmaya başlayıp 3 senede bitirdi bu eseri. Türkiye’de ilk basım yılı 2018. Ülkemizin henüz keşfedilmeyi bekleyen kitaplardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Peki neden ustalık eseri? Henri Loevenbruck’ın 13. kitabı olan bu eser, yazarın “O güne dek çalıştığım hiçbir şeyden bu kadar keyif almamıştım!” dediği bir başyapıt.

Roman o kadar geniş bir kitleye hitap ediyor ki tarih meraklılarından tut felsefe meraklılarına kadar -hatta mistik kalem aşıklarının ve efsane tadında eser okumak isteyen- herkesin ilgisini çekecek bir sihre sahip.

1313 yılında Andreas Saint-Loup adında bir eczacının -bu mesleğe sahip birçok kişi olmasına rağmen dönemin tek eczacısı diyebiliriz; çünkü bütün ülkede kimsenin bilmediği formüllerle en gizemli iksir, merhem, ilaç ve kürleri hazırlayıp hastalara dağıtıyordu- “var olmayan kitap” adı verilen bir kitabı ararken yaşadığı mistik olayları, kendiniz yaşıyormuşçasına heyecanlanacaksınız. Okuduğunuz sayfayı bir an önce çevirmek için parmaklarınızın arasında tutacaksınız.

İlaç gibi kitap

Bilgi edinmek uğruna bir insan en fazla ne yapabilir? Eczacı Andreas Saint-Loup, her şeyi!.. Evinde varlığını herkesin hatta kendisinin bile unuttuğu bir oda bulup araştırmalar yaparak bu odayı biriyle paylaştığını farkeder. Ama bu kişinin her yerden silindiğini anlaması üzerine bir yolculuk başlıyor. Peki kim bunun peşine düşebilecek kadar cesaretli olabilir? Yine cevap Andreas Saint-Loup! Çünkü eczacı, aradığı kişi gibi hayattan ve tüm anılardan silinebilme ihtimali olduğunu çok iyi biliyor. Yine de eczacı yok olmak uğruna gerçeğin peşine düşmeyi tercih ediyor. Çünkü eczacı için asıl gerçek, özgürlük demek. Özgürlük peşinde Paris’ten Compostela’ya oradan da Sina Dağı’na at koşturan bir yolculuk bu!

Kıssadan hisse… Bu eser için bir eczacının yapabileceği en güzel yorum; kitaptaki her şeyin tam dozunda olduğu! Bu tuğla eser sadece kitaplığınızda değil, aklınızda da büyük yer kaplayacak.

Bu yazıyı kargala!
1 Yorum
arzucamanka
arzucamanka
15:18 @ 26.07.2022
Harika bir yazı,gerçekten. İlgi cekici, merak uyandırıcı bir inceleme.Kaleminize sağlık.