Sinema & TV

Hiç Kimse Kendine Bu Soruyu Sormuyor


Onur Ömer Düzgün 12 Mart 11:28

Ülkemizde genellikle tartışmalarda çok kullanılan bir soru vardır: "Kimsin sen?" Önce baskın el hafifçe havaya kalkar, sonra şiddetli bir ses tonu ile "Kimsin sen?" denir. Aslında bunu soran kişi, "Hiç kimse" cevabını alana kadar sormalıdır.

"Hiç kimse" olmak çok zordur çünkü. Hiç kimse olabilmek için tüm kaprislerden, hırslardan sıyrılmak gerekir. İnsanlığın ulaşabileceği en üstün mertebelerden birisidir, "hiç kimse" olmak. Kimisi bu uğurda Ferrarisi'ni satar, kimisi sırtına melamet hırkası geçirir. Bu yolda da kendine devamlı sorar, "Kimsin sen?" diye.

Biraz felsefik biraz gizemli bir giriş oldu değil mi? Bu sefer böyle olması gerekiyordu, çünkü oyunun kendisi de böyle. Karavan ile bu hafta, dünya üzerinde ilk defa Türkiye'de, Erzurum Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen bir oyuna uğrayacağız.

Hiç Kimse 
HİÇ KİMSE

Farklı yazardan farklı bir oyun

Hiç Kimse oyununu Kosta Kortidis yazmış. Nesimi Kaygusuz ise yönetmiş. Tek perdelik oyun olan Hiç Kimse'yi izlerken bir an bile sahneden kopmuyorsunuz. Doksan dakika koltuğunuza mıhlanıyorsunuz, anlatılmak istenen bütün duyguları ta içinizde hissediyor ve "Nasıl yani?" soruları soruyorsunuz.

"Hiç Kimse" psikolojik-gerilim türünde bir oyun. O gerilim ve karakterin içinde bulunduğu psikolojik durum iliklerinize kadar işliyor. Bunda oyuncuların da payı çok büyük. O konuya birazdan değineceğim.

Oyunun konusu, giriş kısmında sorduğum soruda saklı. Adam Ones, "Kimsin sen?" sorusunu çoğumuz gibi kendine sormayı unutmuş. Şimdi ise bu soruyu kendine soracağı çok zamanı var. Ya bu sorunun karşısında aldığı cevaplar kendisini mutlu etmezse? Düşündüğünden farklı biriyse Adam ne olacak?

Hiç Kimse oyununu biraz daha irdelersek-elbette sürpriz bozansız şekilde olacak bu- Adam'ı bir hapishane hücresinde görüyoruz. Bu yüzden düşünecek çok zamanı var. Bir cinayet davası neticesinde ölüm cezasını beklemekte. Adam ise neden hücrede olduğunu dahi bilmiyor. Çünkü ne yaptığını hatırlamamaktadır. Olanları hatırlaması ve cezasının bozulması için avukat arkadaşı Gabriel ve psikiyatrist karısı Eva çabalamaktadır. Bir tarafta Adam'ın iç hesaplaşmasını izlerken diğer tarafta ise Gabriel ve Eva'nın bu hesaplaşmayı tetiklemesini görüyoruz oyunda. Adam'ın yazdığı esere bakarsak -Tanrıyı bulmak ile ilgili olan- ve düşündüklerini de hesaba katarsak Yunus Emre'nin dizeleri aklımıza geliyor.

Beni bende demen, ben de değilim

Bir ben vardır bende, benden içeru

Yunus Emre

Oyunculara geçmeden önce yazara bir parantez açalım. Kosta Kortis bir yazar, oyuncu, yönetmen aynı zamanda diyalekt uzmanı. Yani çok yönlü birisi. Eserleri, özellikle Devlet Tiyatroların'da sıkça sahneleniyor. Hatta aynı sezonda yazarın birçok oyununa denk gelebilirsiniz.

Ayakta Alkışlanan Performanslar

Hiç Kimse'de Adam Ones karakterine can veren Sezai Yılmaz ile başlayalım. Kendisi aynı zamanda Erzurum Devlet Tiyatrosu müdürüymüş. Bunu öğrenince "Keşke tüm müdürler böyle işinin ehli olsa" dedim. Doksan dakika boyunca inanılmaz bir performans sergiledi. Adam'ı her şeyi ile yukarıda da anlattığım gibi bize yaşattı. Onun yanı sıra "İyi ki Yapmışım"ı izleyenler bilirler ki Nevra Serezli, Metin Akpınar için; "O kadar iyi bir oyuncu ki istediğiniz hayvanı birebir taklit edebilir." demişti. Sezai Yılmaz'ın oyun içindeki kuş taklidi aklıma Nevra Serezli'nin bu söylediklerini getirdi. Ben kendisinin hayranı oldum. En son Glass filminde, benzer rolde James Mcavoy vardı beni bu kadar etkileyebilen. Erzurum Devlet Tiyatrosu'nun turnelerini artık asla kaçırmam.

Eva Ones rolü ile karşımıza çıkan Belgin Alptekin, sevdiği bir insanı kurtarmak isteyen ve bu uğurda elinden gelen her şeyi yapan bir kadını bize yaşatırken doktor kimliğinden asla çıkmıyor.

Gabriel rolündeki Ahmet Metehan Şahiner de ölüme mahkum, en iyi arkadaşını kurtarmak isteyen bir avukatın yaşadığı tüm o çaresizlik hissinin size geçmesini başarıyor.

Son olarak Cornelialar'a değinelim. Eda Beril Geylek ve Feride Ceyda Elkaya bir karakteri sahnede aynı anda oynuyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Replikleri aynı anda söylemek demek. İkisi o kadar eşsiz bir senkron tutturuyor ki oyun sonuna kadar asla bozulmuyor.

Oyunculuklar bu kadar şahane ve senaryo bu kadar müthiş olunca ortaya uzun süre ayakta alkışlanan bir eser çıkıyor. "Hiç Kimse" Erzurum Devlet Tiyatrosu ile turnede. Yerinizde olsam turne programına hemen şimdi bakarım.

Oyunun karavan puanı,

?????
https://youtu.be/ocTJJMmwHsA
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum