Sinema & TV

Hızlı ve Öfkeli 9: The Fast Saga İncelemesi


Onur Ömer Düzgün 3 Temmuz 16:33
Üçüncü üçlemenin son filmi ile Hızlı ve Öfkeli 9 beyaz perdede yerini aldı. Pandemi yasakları dolayısı vizyona girişi sürekli erteleniyordu. Sürprizlerle dolu, aksiyonu bir an bile bırakmayan ve elbette gaz pedalına devamlı basılan filme sizin için gittim. Karavanım onların arabaları kadar hızlı olmasa da ayak uydurmaya çalışacağız. Hadi doluşun. Bir oyundan uyarlama olan Hızlı ve Öfkeli serisinin ilk filmi 2001 senesinde gösterime girmişti. Büyük beğeni -ki buna kısaca 41 milyon dolar diyebiliriz- ile karşılaşınca filmin ikincisi çekildi. Hızlı ve Öfkeli’nin devamı çorap söküğü gibi geldi. Nitekim 2022’nin ilk çeyreğinde de onuncu film gösterime girecek. Zaten bunun ipuçlarının dokuzuncu filmde verildiğine değineceğiz. Filmi iki açıdan anlatmak istiyorum. İlk kısım sürpriz bozan içermeyen kısım olacak. İkinci bölümde ise bolca sürpriz bozan olacak. Uyarılara dikkat.
Hızlı ve Öfkeli

Sürpriz bozansız inceleme

Münzevi bir hayat kuran Dominic Toretto yani Dom ile Letty huzurlu bir şekilde yaşamaktadır. Hatta evlerinde telefon, internet bile yoktur. Dom traktör tamir ederken oğlu ile vakit geçirir. Anlayacağınız gibi sakin bir hayatı seçmiştir. Ta ki uzaktan beliren yabancı bir araba gerilmelerine neden olur. Silahlar ile hazırlanıp misafirlerini beklerler. Arabadan ise eski dostları çıkar. “Sadece onlara” ulaşan ve “sadece onların” deşifre edebildiği bir mesaj alırlar. Mesajı “Bay Hiç Kimse” isminde bir ajan göndermiştir. Dom hariç ekibin diğerleri mesajın peşine düşmeye karar verir. Dom ise “Ben insandan uzak mutluyum. Size kolay gelsin.” der. Çok da kararlıdır ama garajda mesajı tekrar izlerken bir ipucu bulur. Atlar arabaya gruba yetişir. Ekip mesajın geldiği uçak enkazına gider ve Bay Hiç Kimse’nin bulmalarını istediği şeyi bulur. Yarım küreye benzeyen bu nesnenin ne işe yaradığını anlamadan büyük bir yakalamaca sonucu nesneyi kaybederler. Ama kime? Buna sürpriz bozanlı kısımda değineceğiz. Şimdilik kötü adam diyelim. Aklınızda “Yarım küreye benziyorsa mutlaka bir yarısı daha vardır?” dediniz sanırım. Çok haklısınız. Meğerse o nesnenin bir yarısı daha varmış. Anahtar iki yarıyı birleştirince ortaya yıkım gücü yüksek yeni bir silah çıkıyormuş. Nasıl bir silah olduğuna vurgu yapılmadı. O yüzden sormayın. İşte filmimizde bu iki küreyi kötü adamların ele geçirip silaha kullanmaya çalışmaları ile Dom ve ekibinin engel olmaya çalışmasını izliyoruz. Aslında konu bu kadar kısa. Sürpriz bozanlı kısma geçmeden şunu da belirtelim. Aşırı abartılı aksiyon sahneleri bu filmde de var. “Bir araba ile uzaya çıkmamışlardı, onu da yaptılar tam oldu.” dedirten bir film. Aksiyon filmlerini mercimek çorbasına sıkılan limona benzetirim. Çorbaya fazla limon sıkarsanız çorbanın tadını alamazsınız. Ağzınıza ekşimsi bir limon tadı gelir. Yani filme aşırı ve abartı aksiyon sahnesi konulunca filmin konusu, alt mesajları uçup gidiyor. Film sonuna kadar “Yok artık LeBron James” der gibi “Yok artık Dominic Toretto” diyorsunuz.

Sürpriz bozanlı inceleme

Uyarımı yaptığım için rahatça konuşabiliriz. Küreyi ele geçirmeye çalışan ve Dom ile karşı karşıya gelenin aslında Dom’un kardeşi Jakob olduğunu görüyoruz. Babalarının ölümünden kardeşini suçlayan Dom, garajında tekrar mesajı izlerken Jakob’un olayın arkasındaki kişi olduğunu görür. Bulduğu ipucu budur. O yüzden münzevi ve huzurlu hayatını geride bırakır. Bay Hiç Kimse’nin uçağını, yarım küreyi almak için Cipher düşürmüştür. Kardeşi ise Cipher’ı yakalamış ve ondan elde ettiği bilgiler ile fayda sağlamaktadır. İnsan burada “Ah Dominic. Ne yaman düşmanların var?” diyor. Defalarca kere karşı karşıya gelen Jakob ve Dom küçük sataşmalar ile kozlarını paylaşırlar. Burada da “Oturup konuşun. Eteğinizdeki taşları dökün. Kim haklı kim haksız ortaya çıksın.” diyorsunuz. Son bir şey müjdeleyip susuyorum. Hızlı ve Öfkeli filmlerini sevenlerden çoğu kişinin daha önce öldüğü için üzüldüğü bir karakter filme dönüyor. Buna başka sürpriz bir katılım da eklenebilir. O da filmin son sahnesine gizlenmiş. İzlemek isteyenler için daha fazla sürpriz bozan vermiyorum.

Neden “Mercimek çorbası değil de limon tadı verdi?”

Daha önceki filmlerde gökdelenden gökdelene araba ile uçulduğuna şahit olduk. Bu filmde de öyle! Uçuruma atlayan arabayı bir jetin alıp götürmesi mi? Tahta asma köprü teker teker parçalanırken mucizevî bir şekilde kurtulmak mı? Asma köprü parçalanınca köprünün halatını arabadan dahi inmeden tekere bağlayıpTarzancılık” oynamak mı? Hadi bunlar bir yana ama uzaya araba ile çıkıp uyduyu parçalamak ne? Hem de eski dalgıç kıyafeti ile... Bunlar sayesinde Hızlı ve Öfkeli 9’un süresi 2 saat 35 dakikaya kadar çıkıyor. Hızlı ve Öfkeli 9 yani F9-The Fast Saga için görüşlerim bu. Belki fazla aksiyon filmi sevmeyen bir insan olduğum için bana ağır geldi. Filme gitmeyi düşünüyorsanız ben sizin şevkinizi kırmak istemem. Gidin ve kendi görüşünüzü bana yazın. Bakarsınız bakış açım değişir.
Filmin karavan puanı,
???
https://youtu.be/FUK2kdPsBws
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum