Bilim & Teknoloji Aktüel

İklim Sorunu Büyüyor, Ateş Bizi Çağırıyor


Uğur İşçeviren 25 Ocak 09:56

Ülkemizdeki doğalgaz fiyatlarını düşününce ısınamamak büyük bir sorun. Ancak dünya için aynı şey geçerli değil. Dünyanın derdi tam tersi: Aşırı ısınmak... NASA ve Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi geçen hafta bir açıklama yaptı. 2021 dünyanın en sıcak altıncı yılı oldu. Korona ile mücadele ederek geçirdiğimiz 2020 kitlesel açıdan vahim olsa da 2021 esasen belki de çok daha çarpıcı bir şeye işaret ediyor. İklim değişimi tehlikeli bir hale geldi. Küresel ısınma yakın zamanda bir ölümcül olacak.

İklim değişimin olası sonuçları neler peki? Gerçekten bilim insanlarının tedirginliği normal mi? Bugün bunun için ne yapıyoruz ya da neler yapmalıyız?

İklim değişimi bu şekilde devam ederse ortaya çıkacak olası sonuçları basitçe sıralayayım. Ani sel baskınları, kuraklık, gıdaya erişim sorunları, şehirlerde dayanılmaz sıcaklıklar, kuraklığa bağlı hastalıklar, tarım ve sanayi için yetersiz su erişimi, kasırgalar, vs. Yazarken oldukça kolaydı. Muhtemelen okurken de aynı şeyi düşündünüz. Peki en basitinden ne kadar süre susuz kalabilirsiniz?

Her geçen gün ısınıyoruz

NASA'nın açıklamasına göre sanayi devrimi ile birlikte artan fosil yakıt tüketimi ve sera gazı (CO2, N2O, O3) ile sıcaklık durmadan artıyor. 1880'lerden itibaren kayıt altına alınan değerleri sıraladıklarında dünyanın en sıcak on yılının sekizi, son yıla ait. Yani dünya gitgide ateşleniyor ve Paris İklim Anlaşması bunun için çok önemli. Anlaşmaya göre dünyanın ateşi modern zamanlar ile birlikte sanayi devrimi öncesinin 1.5 C0 üstüne çıkmamalı. Şu an da 1.1! Bu gidişle 2035 yılında 2 derece artacak. Böylece ormanlarda içimize ferah bir nefes çekmek yerine, sera gazı etkisi ile güneşten gelen radyasyonu doya doya hissedeceğiz. Çünkü bu gazlar radyasyonu önce soğurup sonra yayıyor.

Bilim şüpheye yer bırakmıyor: İklim değişikliği zamanımızın varoluşsal tehdididir. Gezegenimizdeki en sıcak on yılın sekizi son on yılda meydana geldi. Bu, ülkemizin ve tüm insanlığın geleceğini korumak için cesur eylemlere duyulan ihtiyacın altını çizen tartışılmaz bir gerçektir.

NASA Yöneticisi Bill Nelson

2015 Paris İklim Anlaşması 19. yüzyılın sonundan beri var olan fosil yakıt tüketimini artık sınırlandırmak konusunda ısrarcı. Tüm dünya buna mutabık. Tabii kimi ülkeler kısmen mutabık. Tahmin edin hangileri? Amerika ve Çin sera gazı salınımı ve fosil yakıtlar konusunda dünya lideri. Elbette bu hepinize normal gelecektir. Ama kişi başına düşen sera gazı salınımında da -azılı düşmanları Ruslar ile beraber- Amerikalılar lider. Bu yüzden Trump uzun süre bu anlaşma ile ilgili sorunlar çıkardı. Şükür ki Biden göreve geldikten saatler sonra anlaşmaya uyacaklarını açıkladı. Teorik olarak...

Çünkü hala dünyanın en fosil ülkesi Amerika. Üstelik bunu sadece kendi topraklarında yapmıyor. Made in China yazan her Amerika malı bunu tetikliyor. Biz de bu ürünleri durmaksızın tüketiyoruz. İşte Amerika'da tasarlanıp Asya'da üretilen bu ürünler Afrika'daki 250 milyon insan için susuzluk demek. Belki de herhangi bir Instagram profilinde karşılaştığımız yardıma muhtaç insanlara gösterdiğimiz duyarlılığın milyonda birini, yine bu tanımadığınız insanlardan esirgiyoruz.

Gelişen ısınıyor

Bu konuda ülkemiz Avrupa ve Amerika standartlarının altında. Yani Almanların bizi gerçekten kıskandığı bir husus, sera gazı salınımı. Aslında mevcut şartlar itibari ile şu önerme yanlış bir çıkarım değil: "Fosil yakıt tüketimi ve sera gazı salınımı sanayileşme -doğal olarak gelişmişlik- ile doğru orantılı." Bu bağlamda dünyaya en çok zararı sözde gelişmiş toplumların veriyor olması da ironik bir gelişme.

İklim değişimi ve küresel ısınma çok derin ve inanılmaz geniş bir konu. Ama temel olarak sebepleri ve çözümleri ortak bir akla dayanıyor. En temelinde de yenilenebilir enerji var. Üstelik son dönemde fosil yakıtlardan daha ucuz kurulum maliyetleri var. Yenilenebilir enerji tamamen masum değil. Ama fosil yakıtlara göre çok daha doğa dostu olduğu kesin. Nitekim devletler kadar büyük firmalar da bu konuda hassas. Çoğu 2030 yılına karbon sıfır teknolojiler ile girmeyi hedefliyor. Zira fazla CO2 yalnızca bitkiler için güzel.

Peki siz bireysel olarak ne yapıyorsunuz? En son ne zaman sera gazı için önlem aldınız? Mesela taşıt kullanmak yerine yürümeyi tercih etmek bu çabaya ortak olmak için bir başlangıç olabilir. Hele ki benzin fiyatlarını düşününce hem dünya hem de kendiniz için yürüyün. Tabii eğer zenginseniz elektrikli otomobil de alabilirsiniz.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum