Kitap & Edebiyat Tarih

İnceleme: Rubailerin Efendisi Ömer Hayyam Kimdir?


Ceren Ceylan 21 Ekim 17:14

Gıyaseddin Ebu'l-Feth Ömer ibni İbrahim Nişaburi yani herkesin bildiği ismiyle Ömer Hayyam... Hayyam, kelime anlamı olarak "çadırcı" manasına geliyor ve bu takma adının Ömer Hayyam'ın çadırcı atalarından geldiği söyleniyor.

Hayyam'ın doğum yılı için birçok tartışma olsa da 1039-1048 yılları arasında doğduğu kesin. Zamanın Selçuklu Hanedanlığı'na bağlı olan Nişabur'da dünyaya geldi. Nişabur, Orta Çağ'In metropol şehriydi. İlk öğrenim yıllarını ve çocukluğu Nişabur'da geçirse de hayatının geri kalanının çoğu asıl hikayenin merkezi olan Semerkant'ta geçti.

Semerkant'ta bulunduğu yıllarda Selçuklu'nun başında Melikşah vardı. Melikşah'ın baş veziri olan Nizamülmülk ile sıkı bir dostluğu vardı. Bu sayede Melikşah'a yakın bir konumda ve devlet desteğiyle çalışmalarını yapmaya başladı. Rasathanesini kurdu ve bilimsel çalışmalarını sürdürdü.

Aynı zamanda Hasan Sabbah ile de sıkı bir dostluğu vardı. Hasan Sabbah ise Haşhaşiler denen bir tarikatı kurdu. Ve Nizamülmülk'ün ölümüne sebep oldu. Fakat bunca karışıklığın arasında Hayyam her zaman tarafsız olmaya ve sakin kalmaya devam etti. Sadece çalışmalarına devam etti ve bizlere bu sayede sayısız eser bırakmış oldu.

Tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek,

O sümbülü koklamak, saçın' ellemek.

Sonra da ona bakma, dersen, anlamı:

Dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!

Ömer Hayyam, 27. rubai

Her alanda çalışmalar yaptı

Ömer Hayyam, tarihler ve çağlar arası ölümsüzlüğü yakalamış bir filozof. Aslında yalnızca filozof demek yanlış bir deyim olur. Zira kendisi aynı zamanda matematikçi, şair ve astronomdur. Matematik konusunda özellikle koniklerin kesişimi konusunda olmak üzere sayısız geometri çalışmaları yaptı. Binom ve bir çemberin çeyreğe bölünmesi konusunda incelemeler yaptı.

Sevgilim, seninle ben bir pergel gibiyiz. İki başımız var, tek bir bedenimiz.

Ömer Hayyam

Değindiğim gibi Hayyam aynı zamanda bir gökbilimciydi. Hayata merakı o kadar büyüktü ki yalnızca yeryüzü değildi dikkatini çeken. Ömer Hayyam'ın gözü aynı zamanda gökteydi! Öyle ki çok hassas olan 33 yıllık enterkalasyona sahip Celali Takvimi'ni tasarladı. Hatta bu sayede hala kullanılan Pers takviminin de temelini de o attı.

Bunca bilimsel çalışmanın yanında Hayyam'ın asıl incelemek istediğim özelliği şairliği olacak. Şairlik konusunda sadece ruabileriyle sınırlı kaldığını düşünenler olsa da zannımca rubailerinin üstüne kitaplarca inceleme yapılır. İncelemeye geçmeden önce rubailerini ve kendisini daha iyi tanımanız için Semerkant adlı kitabı okumanızı şiddetle önereceğim.

Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim. Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duygularının karşısında hayranlığa kapılırım.

Ömer Hayyam, Semerkant kitabından

Hayyam ve rubaileri

Hayyam rubailerinde varoluş, dünya, hayat ve Tanrı'dan bahsediyor. Hatta birçok rubaisinde şaraba da değiniyor. Şarap onun en yakın dostu ve sırdaşı. Dili oldukça cesur olmakla beraber hiçbir şeyi eleştirmekten çekinmiyor. Etkileyici tarafı ise eleştirmek ya da anlatmak istediği şeyleri direkt değil de düşündürerek yazması.

İçin temiz olmadıktan sonra

Hacı hoca olmuşsun, kaç para!

Hırka, tesbih, post, seccade güzel:

Ama Tanrı kanar mı bunlara?

Ömer Hayyam

Hayyam'ın eliyle yazmış olduğu hiçbir yazısı günümüzde yoktur. Ölümünden sonra oradan buradan toplanmış ve bir araya getirilmiş.

Kendi içmez, içeni kınamaya bayılır,

Yüzünden aldatmaca sahtekarlık yayılır,

Şarap içmiyor diye kasılıp gezer ama,

Yedikleri yanında şarap meze kalır.

Ömer Hayyam

İki yüzden fazla rubaisi olan Hayyam'ın dili oldukça akıcı olmasına rağmen bu kadar eski eserleri günümüzde doğru olarak çevirmek zor bir iş hiç şüphesiz.

Neylesem bu benim iç kavgalarımla?

Pişmanlığım, kendime düşmanlığımla?

Sen bağışlasan da ben yerim kendimi:

Neylesem bu yüzkaram, bu utancımla?

Ömer Hayyam

Hatta bir rubaisi, 1000 yıl sonra bile Hayyam'ı yargılattı. Fazıl Say işte bu rubai yüzünden 10 ay hapis cezası aldı.

Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun,

Cennet-i âlâ meyhane midir?

Her mü’minine iki huri vereceğim diyorsun

Cennet-i âlâ kerhane midir?

Ömer Hayyam

Şarkılarda Ömer Hayyam

Dinlediğimiz birçok şarkının Ömer Hayyam rubaileri bestelendiğini bilmiyor olabilirsiniz. Hatta günümüzde çok popüler olan alternatif müzik grubu olan Dolu Kadehi Ters Tut da ismini Ömer Hayyam rubaisinden geliyor. Ömer Hayyam o kadar evrenselliğe ulaşmış ki, günümüzde bile sanatçılara ilham olmaya devam ediyor.

https://www.youtube.com/watch?v=jsRtQe8EZP0

Yarın bu bacaklar ayrılık dağını aşacak

Önümde şarap çek babam çek

Saçlarım ne güzel kar gibi ak

Yaş yetmişe vardı laf değil

İnsan bugün yaşamazsa

Ne vakit yaşayacak.

https://www.youtube.com/watch?v=h_GbtBt9pag

Bulut geçti gözyaşları kaldı çimende

Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde

https://youtu.be/x7k6a_QjroE

evren kırıntısı bu güzelim yıldızlar

gelir giderler, dünyayı bezer dururlar

göklerin eteğinde, toprağın koynunda

doğdukça doğacak daha neler neler var…

https://www.youtube.com/watch?v=3KY1wn-_uhY

Sevgilim bir başka, başka güzelsin bu gün

Ay gibisin, gün gibisin, pırıl, pırıl gülüşün

Güzeller bayram günleri süslenir

Seninse, bayramları süsler yüzün

Cennetle cehennemi var mı gören deli gönlüm

https://youtu.be/ssKSY2_OpyI

Ey kör anla bu yer bu gök boş

Bırak onu bunu gönlünü hoş tut hoş

Şu durmadan dağılan alemde

Hepsi, hepsi bir nefestir

Gerisi boştur boş

Ne mutlu Hayyam'ı anlayabilene!

Birçok eleştireni olan ve hakkında söylenen çoğu şeyin olumsuz olduğu Ömer Hayyam'ı anlayabilmek her yiğidin harcı değildir elbette. Öyle rubaileri, öyle sözleri var ki insan okuyunca acaba ne demek istedi diye düşünmeden anlayamıyor. Zira basit olmayan, beyni zorlayan bu eserleri herkesin kabul etmesini bekleyemeyiz.

Şüphe etmek ve sorgulamak hakikatın ilk adımıdır. Hatta kör bir inanç insana her şeyi yaptırabilir. İnandığı şeylere şüphesiz yaklaşan herkes mutlu olduğunu sanar ama bu dünyada neyi yaşamış olur ki?

Tabii herkes aynı şeyi düşünmek zorunda değildir ve herkesin düşüncesi kendince mantıklıdır. Asıl mantıksız olan şey, karşıt görüşü düşünmeden reddetmektir. Hayyam'ı reddetmeden okuyup anlayabilen herkese ne mutlu!

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum