Kitap & Edebiyat

IRVIN YALOM: ANNEM VE HAYATIN ANLAMI


Sezer Aygün 26 Kasım 07:46

Kitapların okunmaya kendilerinin karar verdiğini hiç düşündünüz mü? Kitapçılarda kendini O’nun gösterdiğini?.. Senin ihtiyacını bildiğini... Hatta alırsınız ama o ne zaman bir şey anlatmak isterse o zaman kapağını açtırır sana. Uygun zamanı bildiklerine dair inancım okumaya başladığım her kitapla beraber kuvvetlenmiştir. İnanmıyorum; nasıl bildin şu an bunu okumam gerektiğini? Neredeyse bir yüzyıl kadar önce almıştım seni dedim. Kitabın sadece ismi dikkatimi çekmişti. Irvin Yalom’un psikoterapi öyküleri... O gün okunmadı bu kitap. Biraz büyümek gerekti. Bununla beraber anneye ve hayata dair bazı şeyleri anlamaya yakın olduğumda açıldı o kapak.

Annem ve hayatın anlamı... Üstelik bu kitap ikinci kez okunuyor. Bir kitabı ikinci kez okuduğumda önceden altını çizdiğim cümleleri neden çizdiğimi hatırlamıyorum. O günkü ben o cümlede bir şey bulmuş, bugünkü ben farklı şeyler buldu. Her gün değişiyoruz. Değişmeyip hep aynı hikayeleri anlatanlar takılı kalanlar. Zamana, olaya, kişiye... Rusya'dan Amerika'ya göç etmiş Yahudi bir ailenin oğlu olan psikiyatrist Irvin Yalom da annesinde takılı kaldığını rüyalarıyla fark ediyor. Annesinin ölümünden on yıl sonra...

Annesinde takılı kalan hayatın neresinde kendini serbest bırakır ki zaten..

Varoluşçu psikoterapinin en önemli temsilcilerinden olduğu gibi aynı zamanda muhteşem bir hikaye anlatıcısı Irvin Yalom. Psikoterapi hikayelerini anlattığı kitabında annesini; kibirli, kontrol edici, her şeye karışan, şüpheci, kindar, oldukça dik başlı, son derece cahil ve çirkin ama zeki bir kadın olarak tanımlıyor. Hiç güzel, sıcak bir anısı olmamış annesiyle. Üstelik onunla gurur duymadığı gibi bir de utanıyor annesinden. Arkadaşlarına göstermek istemiyor. Çocuklarına destek olan anneleri de hep kıskanmış Yalom. Bütün bunlara rağmen hayatı boyunca kaçmaya çalıştığı geçmişi ve annesi Irvin Yalom’u 60’lı yaşlarında yakalıyor kıskıvrak. Bir hadsizlik edip Irvin Yalom'u ve bu hikayeyi "güvenli bağlanamayanlar güvenli ayrışamazlar" gibi bir cümleye sıkıştırmak istemem. Bununla birlikte ölümünün üstünden yıllar geçmiş olmasına rağmen içindeki anneyle, rüyalar aracılığıyla iletişim halinde olan bir psikiyatri doktorunu çok dikkat çekici buluyorum.

“Anne, hayatında kendi amaçların olmalı."

Irvin Yalom

Hep söylenir ya; güven içinde büyütülen çocuklar daha başarılı olur. Doğuştan, biyolojik olarak geliştirmeye yatkın olduğumuz bir bağdan bahsediyorum. Başka bir deyişle anneyle veya bakım verenle bebek arasında sözcüklerden bağımsız oluşan temel bir duygu. Bebeğin doğduğu andan 24 aylık olana kadar oturtup sağlamlaştırdığı o hazine derecesinde kıymetli zaman dilimi. İşte bu duyguyla çocuk hayatını stresle daha kolay baş ederek, empatiyi öğrenerek, özsaygıyı daha rahat geliştirerek hayatını inşa eder. Gelgelelim güvenli bağlanma gelişmediyse insan kendisinden başka olmadığını, biricik olduğunu bulmak için derin kazılar yapmak zorunda kalır. Bu nedenle annesiyle hiç olması gerektiği gibi bir bağ kuramamış ama hayatta başarıyı yakalamış Irvin Yalom’un yolculuğu insanlara çok önemli bir örnek.  

Anne demek hayatla kurulan bağ demek

Neticede anneye dair konular onun olmasına veya olmamasına bakmaksızın, hayatın bir yerinde insanın karşısına çıkıyor. Bu konu öyle bir şey ki derinliğine aldırmadan kendi hızında seni yakalıyor. Seni gözetliyor ve uygun olduğun anda karşına çıkıveriyor. Yalom’un rüyaları gibi... Rüyalarında annesine şöyle diyor:

Bu dünyadaki herkes temelde yalnızdır. Zordur fakat  öyledir, bununla yüzleşmemiz gerekiyor. Bu yüzden kendi düşüncelerime sahip olmak istiyorum. Senin de kendine ait düşüncelerin olmalı. Rüyalarımdan çıkmanı istiyorum.

Irvin Yalom.

İmkansız kelimesini hangi zaman diliminde hangi delimserek buldu ve buna herkesi inandırdıysa, ondan geriye eminim gri bir tutam saç dışında insanlığa vereceği büyük bir borcu kalmıştır. Her şeyin bir çözümü bulunur; yeter ki bunu almaya, fark etmeye istekli olsun insan. Çaresizlik öğrenilen bir şeydir.

Hadi buyurun bakalım nur topu gibi bir konu başlığı ve babalar gibi bir kitap söyledim size. Kitabın içinde "Hastalarınızı dinleyin, size öğretmelerine izin verin. Bilgeliğe ulaşmak için öğrenci kalmaya devam etmelisiniz" diyerek anlattığı "Paula'yla yolculuklar", grup terapisinin anlatıldığı "Güneyli rahatlığı" gibi bir çok hikaye bulacaksınız. Son olarak "annelerin de rüyaları olur" diyorum. Annesinin verdiği bir cevabı yazıp diğer cevapları da size bırakıyorum.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum