Gezi & Seyahat Kitap & Edebiyat

KARADENİZ KIYILARINDA FEMİNİST MANİFESTO


Emine Aydın Albayrak 13 Ağustos 12:43

Kadın ve çocuk cinayetleri, taciz ve tecavüz haberlerinden hala rahatsızlık duymayan var mı, merak ediyorum. Arkadaşımızı, kardeşimizi, çocuğumuzu mu kaybetmemiz gerekiyor tepki göstermemiz için? Günlük hayatımızda kullandığımız dile dikkat ediyor muyuz mesela? "Adam gibi konuş", "Erkekler ağlamaz", "Benim oğlum bilim adamı olacak" gibi alışılagelmiş cinsiyetçi söylemlerden rahatsız olup düzeltiyor muyuz? Kız çocuklarımızı, herhangi güçlü bir erkek figürüne ihtiyaç duymayacak kadar çok seviyor, onlara hak ettikleri ilgiyi gösteriyor muyuz? En son ne zaman minicik etek giymiş güzel bir kadına sadece beğeniyle bakıp kafamızı çevirdik? Kınamadan ya da rahatsız edici bakışlar atmadan yolumuza devam ettik? Kaç ailede ev işleriyle ya da çocuk bakımıyla ilgili sorumluluk eşit şekilde dağılmış durumda? Kaç sokakta kadınlar gece yarısı gönül rahatlığıyla yürüyebiliyor?

Bana göre bir feminist, "evet, günümüzde bir toplumsal cinsiyet sorunu var ve onu çözmeliyiz, daha iyisini yapmalıyız" diyen kişidir. Kadın erkek, hepimiz daha iyisini yapmalıyız.

Ne mutlu ki kendi adıma kadın hakları yıllardır gündemimde. Bunu gündem eden bir ailede büyüyen şanslı kadınlardanım. Oğlum da feminist bir erkek olsun diye elimden geleni yapıyorum. Toplumsal cinsiyet sorununu z kuşağı ve alfa kuşağı çözecek, inanıyorum. Sizler de hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle bu harekete katılın. Hep birlikte bu değişimin bir parçası olalım, kendimizle gurur duyalım.

Gündeme yakışan bir kitapla, Feminist Manifesto ile Amasra’dayım bu salı. Kadınların özgürlüğü için on beş madde, hırçın Karadeniz sularının görüntüsü ve muhteşem bir esintiyle bütünleşti zihnimde. 

Kadınların özgürlüğü için on beş madde

  1. Tam bir birey ol.
  2. Her şeyi birlikte yapın.
  3. Kızına toplumsal cinsiyet rolleri fikrinin tam bir saçmalık olduğunu öğret.
  4. Hafif feminizm* diye nitelendirdiğim şeyin tehlikelerinden sakın.
  5. Ona okumayı ve kitapları sevmeyi öğret.
  6. Ona dili sorgulamayı öğret. Önyargılarımızın, inançlarımızın, varsayımlarımızın deposudur dil.
  7. Evlilikten asla başarı olarak söz etme.
  8. Ona sempatik ve sevimli görünmek zorunda olmadığını öğret.
  9. Ona bir kimlik kazandır.
  10. Kendisiyle ve görünüşüyle nasıl ilişki kurduğuna dikkat et, bu konuda özenli ol.
  11. Ona kültürümüzün, biyolojiyi işine geldiği zaman toplumsal normların gerekçesi olarak kullanmasını sorgulamayı öğret.
  12. Ona cinsellikten söz et ve bunu erkenden yap.
  13. Aşkı ve romantizmi de yaşayacak, buna hazırlıklı ol.
  14. Ona baskıyı öğretirken baskıya uğrayanları kutsallaştırmamaya çalış.
  15. Ona farkı öğret.

Feminist Manifesto

Yazarımız Chimamanda Ngozi Adichie "Hepimiz Feminist Olmalıyız" başlıklı TEDx konuşmasıyla tüm dünyanın tanıdığı Nijeryalı bir feminist. Feminist Manifesto adlı metinde "Bir çocuk nasıl feminist yetiştirilmeli?" sorusunun cevabını buluyoruz. Altı yaşında bir oğlum var ve kendi adıma bu kitabı okumak için geç bile kalmışım. Toplumsal cinsiyet tuzaklarından arınmış çocuklar yetiştirmek istiyorsanız kesinlikle okumalısınız. Adichie kendi çocukluğundan, gençliğinden örneklerle süslediği TEDx konuşmasını da kitabın sonuna eklemiş. Yeni anne olan bir arkadaşının mektubuna cevaben yazdığı on beş maddelik metin ise gerçek bir rehber. Doğan Kitap tarafından yayımlanan kitabı Begüm Kovulmaz çevirisiyle okuyabilirsiniz. 

Amasra’da bir salı

Denize gitme motivasyonunuz "girmek mi, görmek mi" bilmiyorum ama benim önceliğim -genellikle- görmek. Esintiyi hissedip dalgaları dinlemek… Yıldız Cafe bunun için mükemmel bir seçim. Denizin üstüne uzanan balkonu, içine doğru inen ahşap basamakları, kenarda gezen ördekleri ve güler yüzlü işletme sahipleriyle asla ayrılmak istemeyeceğiniz bir mekan. Bu yüzden yemek için vakit kaybetmek yerine bir kahve isteyip "an"da kaldım. Uzun bir okuma ve yazma faslından sonra da yemek için Çakıl Cafe’ye geçtim. Çakıl Cafe feminist ve aktivist bir avukat hanımın emeklilik mekanı. İstanbul karmaşasından kaçıp kendisini memleketinin kollarına bırakmış. Amasralı olmanın tadı da bir başka olsa gerek. 

Mis gibi mantının üstüne yediğim waffle tam bir karbonhidrat bombası olsa da tadı hala damağımda.

Bu arada dönüş yolunda semaver çayı içmek için durduğum barakanın ardındansa yemyeşil bir cennet çıktı ama bu mekanı bir başka salı rutinine saklamaya karar verdim. Biraz merak edin(!).

Mutlu feminist

Kitaba dönüyor ve size soruyorum: 

  • Feministler, evlenecek koca bulamayan mutsuz kadınlar mıdır?
  • Feminist olmak erkeklerden, sütyenlerden, ülkemizden nefret etmek; makyaj yapmamak, tıraş olmamak, deodorant kullanmamak demek midir?
  • Erkek bakışı hayattaki seçimlerimizi etkilemeli midir?
  • Cinsellik kadın için yalnızca bir üreme eylemi midir?
  • Giysilerin ahlakla bir ilgisi var mıdır?

Sorularla başlayıp sorularla bitirdim bu hafta ama bu konunun hak ettiği değeri görmesini istiyorum. Yani biraz kafanız karışsın, bu konuyu en azından tartışmaya açın istiyorum. Çünkü yeni nesil farlılıkların güzelliğiyle yetişsin, saygı duyarken koşul aramasın istiyorum. Çok mu şey istiyorum?

*Hafif feminizm: Kadının koşullu eşitliğini gözeten feminizm anlayışı

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum