Kitap & Edebiyat Aile & Çocuk

KARDEŞ BEKLEYENLERE: İŞTE O!


İlk kez anne baba olacağımız haberini aldığımızda gebelikten, doğum anına, odasına kadar her şeyi hesaplarız. Bambaşka bir heyecanın her anını düşünüp, hayallere dalarız. Bebeğimizi kucağımıza alınca zamanımızın büyük çoğunluğunu ona ayırırız. Evdeki tek olmanın keyfini ona da kendimize de yaşatırız. Bir zaman sonra iki numaranın haberini aldığımızda bu kez nur topu gibi farklı telaşlarımız olur. Kardeş haberinin nasıl verileceği, çocukla gebeliğin nasıl geçirileceği, iki çocukla nasıl bir hayat sürüleceği kafamızı kurcalar durur. İşte O!

Martin annesine sordu:

"Anna'yı kucağıma alabilir miyim?"

"Tamam ama çok dikkatli ol!"

Annesi bebeği Martin'in kollarının arasına koydu.

Oh, bayağı ağırmış!

Birkaç adım attı, tamam her şey yolundaydı.

İşte O!

Serinin İkinci Kitabı

Meav Yayıncılık'tan harika bir üçlünün, ikinci kitabı "İşte O"! Serinin ilk kitabı: "Beni Yine De Sever Misin?" Annesinin onu her zaman sevip sevmeyeceğine dair büyük endişeler yaşayan küçük Martin, bu kez kendini hiç hazır olmadığı bir durumla karşıya buluyor: Yakında bir kardeşi olacağı gerçeği ile: İşte O! Serinin üçüncü ve son kitabı ise kardeş sonrası dönemi anlatan "Çok Büyüksün Çok Küçüksün". Her biri kendi dönemi için terapi niyetine harika kitaplar ama benim favorim, İşte O!

Catherine Leblanc'ın kurgusu ile Eve Tharlet'in çizimlerinin buluştuğu ciltli kitabımız çocukları kardeş fikrine alıştırmak için okunabilecek en iyilerden. Martin bir sabah uyanır ve annesi ve babasını odasında bulamaz onu büyükannesi karşılar. Annesi ile babasının hastanede olduğunu, kız kardeşinin dün doğduğunu öğrenir Kahvaltıdan sonra birlikte hastaneye gittiler.

Kucağında bir hazine tutar gibiydi ve sanki o kucakta artık onun yeri yoktu. Kendini biraz tuhaf hissetti.

İşte O!

Eve geldiklerinde önce biraz oynayıp gülüşüp kucaklaştılar. Fakat sonra annesi de babası da hep meşguldü. Martin bir çok şeyi artık kendi başına yapmak zorunda kalıyordu. Madem konuşmayı bile bilmeyen, hiçbir şey yapamayan bir bebeğe böyle hayralıkla bakıyorlardı. O zaman yeni şeyler öğrenmenin hiç önemi yok diye düşündü. Artık bebek gibi davranacak bütün gün bebeğin yanında yatmayı düşündü. Önce bir kızgınlıkla yanına yatsa da ona dikkatle bakınca duyguları değişti. Önce kendini kardeşine, sonra kardeşini oyuncaklarına tanıştırdı. Annesi onlarla gurur duydu. Babası onunla oyun oynamak istediğinde ise artık Martin çok meşguldü.

Öne Çıkan Meseleler

Kitapta değinilen konulardan bazılarına bir göz atalım. Öncelikle anne ve baba hastaneye gittiklerinde çocuğa tanıdığı, yanında güvende hissettiği birinin bakımvermesi önemli. Kardeşinin doğdu haberini aldığında anne baba ve kardeşini hastane ortamında görmesi bu fikre daha kolay alışması için ilk adım. Annenin ve babanın tüm kaygılardan uzak kardeşleri tanıştırması, beklenen bebeğin artık aralarına katıldığını birlikte anlatması çocuk için bir diğer rahatlatıcı unsur olarak işlenmiş. Her durumda minicik bir bebeğin o güne dek sadece kendisine ait annesinin kucağında oluşu çocukta farklı hisler uyandırır. Anne ve babanın rahatlığı ise bu tuhaf hisleri pozitife çevirmede etkilidir.

Yeni gelen bebeğin neden ilgiye duyduğu, neden artık bazı işleri kendisinin yapabileceği çocuğa öncesinde anlatılmadığında ve bebek gelmeden bazı sorumluluklara alıştırılmadığında tüm bunların sorumlusu olarak kardeşini görecektir. Tıpkı Martin'in duş alma konusunda annesine karşı gelip kızması gibi.

Martin hiçbir şey anlamıyordu:

Ailesi ondan bir yetişkin gibi davranmasını istiyordu ama konuşmayı ve yürümeyi bile bilmeyen bir bebeğe hayrandı!

İşte O!

Sımsıcak çizimleri, sevgili Martin'in mimiklerinin tasviri ve kurgusu kadar renkleriyle de kendinizi kaptıracağınız kardeş bekleyenler kadar ebeveynleri için de bazı farkındalıklar uyandıracak kitabımızı kardeşten önce mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Yazarlarımızdan yenilerde ikinci bebeğini kucağına alan Mehtap Temur'un yazısına da bir göz atın derim.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum