Kitap & Edebiyat Aile & Çocuk

Kitap İncelemesi: Martıya Uçmayı Öğreten Kedi


Bir aslan "miyav!" dedi. Minik fare kükredi. Fareden korktu kedi, kedi pır uçuverdi. Siz inandınız mı? Ben artık inanıyorum. Martıya Uçmayı Öğreten Kedi, Luis Sepulveda kaleminin çocuk edebiyatına döndüğü en sevilen eseri. Çocuk edebiyatına döndüğü diyorum. Çünkü o aslında iyi bir çevre aktivisti, gazeteci, yönetmen, roman, öykü ve tiyatro yazarı. Gündeme Şili Sosyalist Partisinin gençlik kollarıyla oturmaya başlamış, Şili 68 kuşağının en yakın hafızalarından biri. Kültür Bakanlığı'nda çalışırken dönemin darbesi nedeniyle hapis hayatını yaşamış ve birçok işkenceye maruz kalmış. Ardından yaşadığı sürgün hayatı ile birlikte kalemi güçlendikçe güçlenmiş ve ifadesi derin izler bırakan bir çevre aktivisti olmuş. Ta ki Nisan 2020 de Covit-19 nedeniyle hayata gözlerini kapayana kadar. Bana göre, ölümünün ardından atılan sayısız sosyal medya taziyesinden en Luis olanı şöyleydi:

"Rahat uyu Luis Spulveda. Şimdi Şanslı ile uçuyorsun. Kitapların birçok insana uçmayı, dikkate almayı, düşünmeyi, saygı göstermeyi öğretti. Gerçek sevginin, gerçek dostluğun, hiç beklenmedik bir yerden gelebileceğini hatırlattığın için teşekkürler."

Lynda Albertson

Green Peace üyesi yazarın yaşadıkları ve düşüncelerinin etkisini, hemen hemen tüm eserlerinde oluşturduğu farkındalıkla hissediyoruz. Bununla birlikte okuduğumuzda, "sadece bir roman, sadece bir öykü, bir iki mesaj alıp yolumuza devam edelim" diyemiyoruz. Sahneye pembe tütülerimle atlayıp, hüzünlü bir şarkı mırıldansam da bu kitapla huzur serpeceğim konulara da gelmek üzereyim. Hem de böylesi zıt karakterlerle ne güzel bir hikaye çıkar, nasıl dostluklar oluşur; hepsinden tek tek bahsedeceğim.

Zorba ve Şanslı'nın Hüzünle Başlayan Hikayesi

Okyanusa dökülen petrolden zehirlenen genç martı Kengah, karaya ulaşmayı ve orada yumurtlamayı başarır. Ölmeden önce, içinde yavrusunun bulunduğu yumurtayı kedi Zorba'ya emanet eder ve ondan üç konuda söz ister: Zorba, yumurtayı yemeyecektir, yavru doğana kadar yumurtayı sıcak tutacak, bir de yavru doğunca ona uçmayı öğretecektir. Zorba, tüm bunlar için söz verse de işlerin o kadar da kolay olmadığı anlamıştır. Arkadaşlarıyla bir araya gelip, önce ona şanslı ismini koyacak ve nihayetinde türlü zorluklarla da olsa ona uçmayı öğreteceklerdir. Hem de Zorba'nın konuşma izni alarak iletişim kurduğu şair bir insandan... Duygusal anlamda gerçekten bir çok renge şahitlik ediyoruz.

...Ve şimdi insanların neden olduğu felaketin kurbanı olan bu martıya elveda diyelim. Boynumuzu aya doğru uzatıp liman kedilerinin veda şarkısını miyavlayalım.

....

Hamburg'daki tüm evlerin ışıkları yandı; evlerdeki insanlar, hayvanları birdenbire saran bu garip hüzün üzerine kafa yordular.

Martıya Uçmayı Öğreten Kedi, Zorba ile verilen sözleri tutmayı, birbirinden farklı olanı sevmeyi öğreniyoruz. Hatta çözemediğin bir konuda bilen birinden yardım almayı öğrendiğimiz gibi ansiklopedi karıştırmayı da öğreniyoruz. Sözünde durma, emanete sahip çıkma, dostluk, çevre bilinci; bireysel, türsel farklılıklara rağmen bir arada olma gibi bir çok kazanımı elde ediyoruz. Aslında unuttuğumuz, bazen işimize gelmeyen, bazen de bilip farkındalık oluşturmakta güçlük çektiğimiz taraflarımıza yazılmış efsane bir kitap. 48 dile çevrilerek tüm dünya çocuklarına ulaşmış. Arka kapak bilgisinde 8 yaş üstü dese de bence yaşı olmayan bir kitap. Büyüklerin de mutlaka alacağı mutlaka çok şey var.

Olumsuz eleştiriler

Kitabın bir çok kazanımının yanında hassasiyeti olan aileler için bazı uyarılar yapmak durumundayım. Kitapta yoğun olarak argo kelimelere yer veriliyor. Kültürel bazı motiflere de (şarap, bira gibi) yer verilmiş. Çocuklar için 10 yaşından sonra gençliğe geçiş kitapları kapsamında okunabileceğini düşünüyorum. Ama okumayan büyükler biraz eksik kalabilir.

Bir kuşa uçmayı öğreten gökyüzü, öğretemedi insanlığa mavinin kudretini...

https://youtu.be/o2-9N_kqPqo
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum